Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Başkanın karton villaları…

Yemin töreninde ülkemin geleceği hakkında en ufak korkum yok.... Geleceğimiz çok parlak ve ümit dolu diye konuşan   31’inci ABD  başkanı göreve başladıktan 1 yıl sonra ABD ve dünya yaklaşık 10 yıl sürecek tarihin en büyük ekonomik yıkımını yaşadı.

Bu öyle bir yıkımdı ki Hitlerin iktidara gelmesinde   ve 2’nci dünya savaşının başlamasında bile  belirleyici  oldu.

Ekonomik krizin  ülkeler ve  insanlar için ne derece yıkıcı olduğunu daha iyi anlayabilmeniz  için hikayeye 10 yıl öncesinden başlayalım.

Hiç bitmeyecek bir rüya gibiydi Amerika için 20'li yıllar. Avrupa 1. Dünya savaşıyla yerle bir olmuş, yenen ve   yenilen 1 sente  muhtaç  avucunu açmış ABD'nin gözünün içine bakıyordu.

Amerikalı bankerler  savaş tazminatlarını ödemesi için  Almanlara kredi açmış, Almanlar aldıkları kredileri  savaşın galibi  Fransız ve İngilizlere  tazminat olarak ödüyor, İngiliz ve Fransızlarda  Almanlardan aldıkları tazminatı savaş sonrası yıkılan ekonomilerini yeniden yapılandırmak için kredi  borcu olarak  Amerikan bankalarına ödüyordu.

Faizin faizi.... Krem dö la krem veya bizim ifademizle dünya soğanının cücüğünü Amerikalılar yiyordu.

Üretim artmış, insan hayatını kolaylaştıran bir çok elektrikli ev aletleri, otomobiller sıradan insanların evlerine şimdi al taksit taksit sonra öde yöntemiyle girer olmuş,  sıradan işçiler dünya tarihinde görülmemiş refaha kavuşmuştu.

Savaş harcamaları için devletin satışa sunduğu  faiz gelirli özgürlük bonoları sıradan insanların yeni yatırım araçlarıyla tanışmasını sağlamıştı.

Sonra aç gözlü ve hırslı bir bankacının aklına yeni bir fikir geldi.  Neden Wall Street de az sayıda banker arasında dolaşan hisse senetleri sıradan insanlara satılmasın? 

Ekonomi yeterince büyümüş, ABD'nin dünya devi firmaları kendini ispatlamıştı.  Artık ayakkabı boyacıları bile borsadan bahsediyor, borsa sayesinde zengin olan sıradan insanların öyküleri kulaktan kulağa dolaşıyor,  gazeteler, magazin dergileri meşhur isimlerin nasıl yatarak para kazandıklarını ballandıra ballandıra anlatıyordu.

Üstelik hisse senetleri için  paranın küçük bir kısmını yatırıyor geri kalan kısmını aracı firmadan borç alıyor ve kazanınca geri ödüyordunuz. Ortalama hisse senetleri 4 kat artmıştı

Bazılarının aklına  nasıl oluyor da üretim artmadan borsa sürekli kar edebiliyor sorusu gelmiyor değildi.  Bu oyun bozanlara aracı firma yetkilileri Global ekonomi bu , yeni bir çağ başladı ve her onurlu Amerikalı zengin olmayı hak ediyor diye cevap veriyordu....

Çalışmadan kazanmak, üretmeden tüketmek....Hayat  bir rüya gibiydi.

Ve 1929 yılının  Ekim ayında  kabalıklar güzel rüyalarından uyandı.

Borsa balonu birden patladı. 5 yıldır sürekli yükselen fiyatlar birden düşmeye başladı. İnsanlar çılgın gibi ellerindeki kağıtları satmaya çalışıyor fakat alıcı bulamıyordu.  Hisseler kısa sürede kağıt parçasına dönüşmüş, İnsanlar bankalara hücum etmeye başlamışdı.  Mudilerin paraları devlet garantisi altında değildi ve panik yeterince kontrol altında olmayan bankacılık sektörünü  tamamen çökertti. Bir kaç ay içinde milyonlarca insan işlerini ve  tüm birikimini kaybetti.

Panik dünyanın geri kalan sanayileşmiş  ülkelerini de etkiledi ve bu dönemde sanayi üretimi dünya çapında %50 azaldı.

Tren istasyonları evsizlere yuva olmuş, büyük şehirlerde yüzlerce kadın parklarda gecelemeye başlamış,  hastaneler yetersiz beslenmeye bağlı hastalıklardan dolayı tedavi gören hastalarla dolmuş, kıyafetleri olmadığı için aileler çocuklarını okullara gönderemez hale gelmişti.

Bazı madenci kasabalarında çocukların neredeyse hepsi olması gereken kilolarının altındaydı .Fakirlik her yerdeydi  ve bütün bunlar aylar içinde olup   toplum adeta dünyanın zirvesinden yere çakılmıştı.

Başkan Hoover piyasalara müdahale etmenin devletin işi olmadığını düşünüyor devletin fakirlere direk yardımda bulunmasını  onaylamıyordu. 

Bir senatör   Beyaz Saray da zenginlerin parasını fakirlerin midesinden daha fazla düşünen biri oturuyor diyordu . Halk olanların sorumlusu olarak başkan Hoover’ı görüyordu.  

Evlerini kaybetmiş binlerce insan şehirlerde tenekeden ve kartonlardan yapılmış barakalarda yaşıyordu. Bu barakaları halk başkanın adıyla  Hoover villaları,  sokakta yatanların korunmak için üstlerine örttüğü  kağıt ve kartonları Hoover battaniyeleri ve pantolondan sarkan boş cepleri  Hoover bayrakları olarak isimlendirmişti.

Ekonomik dalgalanmalar  doğaldır ...Lakin  popülizm ve yaldızlı  yalanlar üzerine kurulu ekonomik düzenler yıkılması kaçınılmaz baraj duvarları gibidir.  Bir kere yıkılmaya görsün, önüne çıkan her şeyi ezer geçer...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.