TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Bindim otobüse, yaktım sigara

Gençler bilmez 20 yıl öncesine kadar otobüsle şehirlerarası yolculuk yapmak tam bir eziyetti. Molalardan hemen sonra otobüse elinde sigarayla binenler, çocuklu ailelere inat sigarasını hiç söndürmeyen saygısız insanlar otobüsleri duman altı yapar, leş gibi sigara kokusu üzerimize sinerdi.

Eski anılardan neden bahsettim?

Kasım ayının 3’üncü haftası dünya zatürre, akciğer kanseri ve KOAH günlerini içinde barındırıyor.

Akciğer sağlığı ve hastalıkları deyince akla  ilk şüphesiz sigara geliyor.

Tütünle dünya Amerika’nın keşfi sonrasında tanıştı, fakat zararlarının farkına varılması 1950'lerden sonra olmuştur.

Bu tarihe kadar İngiltere de doktorların neredeyse yüzde 90'ı sigara kullanıyor, bazı doktorlar akciğer hastalıklarını rahatlatmak için hastalara sigara öneriyor ve sigara ilaç olarak satılıyordu.
Sigara sadece akciğer kanseri değil; meme, mide, kolon, rahim, mesane dahil hemen her organın kanserinde rol oynayan ve kronik bronşit, kalp damar ve dolaşım hastalıklarına yol açan tam bir felakettir.

Sigara kullanım oranlarında hızlı artış olması birinci dünya savaşını takiben olmuştur. Bu tarihlerde savaşan askerlere bedava istihkak olarak sigara dağıtılmış ve batı toplumunda sigara kullanım oranı roket hızıyla artışa geçmiştir. Bunun salgın akciğer hastalıkları olarak yansıması ise yaklaşık 20 yıl sonraya tekabül etmiştir. Akciğer kanseri ve KOAH  40'lı yıllardan itibaren en önemli sağlık problemi haline gelmiştir.

İkinci dünya savaşı ve sonrasındaki 20 yıl dünyada sigara kullanım oranlarında ikinci büyük yükseliş başlamıştır. Bu tarihlerde TV dizi ve filmlerinde gıptayla izlenen artist ve aktrisler ekranlarda sigara tüttürmeye başlamış, sigara firmaları spor faaliyetlerine bile sponsor olmaya başlamıştır.

Sigaranın zararları inkar edilmez bir şekilde ispatlanınca batı kamuoyunda sigara karşıtı kampanyalar ve sıkı yasaklar başlamış, bunun  sonucu 70-80'lı yıllarda sigara içme oranları düşmeye başlamış  20 yıl  içinde de akciğer kanseri azalmaya başlamıştır. Biz ise olayın farkına ancak 90'ların  ortasında varabildik. 

Ömür boyu sigara içmeye devam eden insanların yarısı KOAH'a yakalanırken,  sigarayı yoğun olarak içen ve hiç bırakmayan insanların neredeyse yüzde 25'i akciğer kanserine yakalanır.

Sigara içmek akciğer kanseri riskini 40 kata kadar arttırır.

Şöyle düşünün bu sene Ordu'da yaklaşık 500 kişi akciğer kanserine yakalanacak ve bunların yüzde 90'ı sigara içen kişiler içinden çıkacak. 

Bu rakam neredeyse hac kurasını kazananların sayısına  yakındır. Aklı olan için  çekilecek stres değil. 

Türkiye mevcut sigaraya karşı kısıtlamalar olmasaydı Endonezya ile   birlikte sigara içme oranının en hızlı yükseldiği ülkelerden biri olacak ve  ''Türk gibi sigara içer'' sözünün hakkını yerine getirerek   önümüzdeki yıllarda akciğer hastalıklarının en yoğun görüldüğü ülkeler arasında liderliği ele geçirecekti. Mevcut sınırlamalarla birlikte sigara kullanım oranı ibresi bir miktar aşağı dönmüştür.

Durumumuz yinede perişandır.

Toplumun bilinçlendirilmesinde KOAH ve akciğer kanseri gibi günler mutlaka çok önemli. Fakat insanımızın bu tip faaliyetlere ilgisizliği gözümüzden kaçmıyor.

Unutmayın bu gün içtiğiniz sigaralarla yaşadığınız keyfi 20 yıl sonraki sağlık ve huzurunuzdan çalıyorsunuz.

Bu yazımı sonuna kadar okuma sabrı gösterip anlatılanlara hak veren 10 kişi sigarayı erkenden bırakırsa belki de aralarından biri akciğer kanserine, üçü de  KOAH'a yakalanmaktan kurtulacak.

Bir çay ısmarlarsınız artık.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.