OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Seksen ihtilalinden sonra ki günler... Heybeliada deniz lisesi öğrencileri alışılmadık bir saatte  içtima için bahçeye toplanır. Soğuk kış mevsiminde içtima uzadıkça uzar. Anlamsız bir şekilde saatlerce ayakta beklerler ve sonrasında  içtima dağılır.

Bu soğukta neden toplandılar ki?

Sonradan öğreniyorlar...

Darbenin kudretli paşası Kenan Evren’in uçağı İstanbul semalarından geçeceği için işgüzarın  biri aklınca okulunun ne kadar  disiplinli olduğunu gösterebilmek için zavallı çocukları saatlerce ayağa dikmiş.

Büyük ihtimalle Evren’in haberi bile yoktur ve hiç görmemiştir; uzaktan bu siyah noktaları. 

Yüzlerce genç bir taklacı soytarının aptalca yalakalık gösterisinde figüranı olmuştur.

Askerlikte disiplin ve itaat çok önemlidir. Bu nedenle tek düze  kıyafetler (üniforma) giyilir ve herkesin iştirak ettiği uygun adım  yürüyüş ve seremoniler  yapılır. Askerler abesle iştigal etmemesi için her daim meşgul edilir.  

Bu şekilde her biri enerji dolu gençlerden oluşan kalabalıklar kontrol altına alınır.

Kraldan çok kralcılar askerlikte en çok can yakan ve hayatı zorlaştıranlardır.

Demokratik toplumlar da ise mutlak itaat diye bir şey kabul edilemez. Bağımsız basın, hukuk ve akademik hayat  olmazsa olmazıdır. Herkes kanunlarla belirlenmiş yetki ve alanlarına uymak ve saygı duymak zorundadır. 

Diktatör kişilikler ise bitmez bir güç şehvetine sahiptir. Toplum verdikçe güç alanlarını genişletmek isterler. Sürekli huzursuz, gergin ve sinirlidirler. 

Geberip gittiklerinde arkalarından şiirler yazılır...

Yok oldu bir sabah!
Yok oldu çizmesi meydanlardan,
gölgesi ağaçlarımızın üstünden,
çorbamızdan bıyığı,
odalarımızdan gözleri,
ve kalktı göğsümüzden baskısı binlerce taşın tuncun alçının ve kâadın…

Ve her yerde olduğu gibi kraldan çok kralcılardır yaşamı çekilmez kılan. Ruhunu şeytana satmış menfaat çeteleri ülke elden giderken ceplerini doldurmaya çalışır. Basın 3 maymunu oynar kan gövdeyi götürürken…

Cahil, ahlaksız ve  tamahkâr toplumlar diktatörlüklerin yeşermesi için bulunmaz vasatlardır. 

Diktatörlükler de güçlü devletin kutsandığı ulusal günlerde tek düze kıyafetler giymiş asker benzeri öğrenci ve memurları statlarda çeşitli koroyografilerin bir parçası olarak görürsünüz. 

Ortak düşman, vatan hainleri, alçaklar  söylemi dillerden hiç düşmez. Öyle ya vatan tehlikedeyse geri kalan her şey teferruattır.

İnsanoğlunun en haklı hak ve özgürlük talepleri tehlikeli birer provokasyondur. 

Tek düze insan peşindedir diktatörlükler

Bu nedenle Kuzey Kore'de toplumunun neredeyse yarısı yedek ve faal askerdir.

Bu nedenle Kaddafi  boşta gezen tüm vatandaşları  polis yapıp maaşa bağlamıştır.

Enver Hoca, Arnavutluk toplumunun  bütün enerjisini dışarıdan gelecek hayali bir işgalin önlenmesi için korugan denen binlerce beton sığınak yaptırarak harcamıştır.

Ve rejimler yıkıldığında hiç bir vasıf kazanmasına izin verilmeyen yüz binler kara bir nehir gibi  aç sefil dayanır  gelişmiş ülkelerin kapılarına;

Savaş ve çatışmalar halkı kontrol altına almak için bulunmaz bir fırsatlar verir diktatörlere. Siyasi getirisi varsa ölümlerin bir sakıncası yoktur. 

Muktedirlerin hırsı sonucu genç yaşta hayatlarını kaybeden  insanlar  uzaklarda  kara bir nokta gibidir. İkinci sayfada bir haberdir çoğu zaman.

Hâlbuki;  o insanların her biri  aile babası, bir evlat veya eş olarak kayıplarıyla tarif edilmez acılar ve doldurulmaz boşluk  bırakır arkalarında.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.