Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Bitirdiler Bizi Tayfun Ağabey

1994 yılında Hatay Hudut Alayında görevliyim.  O yıllar  Hudut Karakollarımız Suriye’nin karakollarına   göre son derece  disiplinli ve donanımlı.  Görüştüğüm karakol komutanları Suriye askerlerinin oldukça paçoz, isteksiz  ve disiplinsiz olduğunu söylerdi.

Suriye’nin Öcalan’a  ev sahipliği yaptığı ve ilişkilerin son derece gerilimli olduğu bir dönemde sınır hattını belirleyen hudut taşlarını  boyayan birkaç askerimiz sınırı kazaen geçince  Suriye askerleri tarafından rehin alınmıştı.

Gençlik ve cehalet tabi… Girelim Suriye’ye 2 gün sonra Şam’da künefe yeriz diye düşünüyorum.

Malum Askerlerin kafası çok çalışmaz. Öyle stratejik derinlik ve büyük düşünmek nerede. Yalnız iyi dinlerler, ölçüp, biçerler ve oldukça temkinli yaklaşıp devlet işlerinde şımarık mirasyediler gibi davranmazlar. Ne tekim kontrollü bir gerilim sonrasında, Kara Kuvvetleri Komutanının tehditleri sonrasında Öcalan Suriye’yi terk etmek zorunda kaldı.

O yıllarda Baba Esad’ın Rusya ile  çok sıkı ilişkileri ve  Akdeniz’e açılan Tarsus üssü gibi muazzam askeri varlığı, İran’ın Hizbullah üzerinden  rejimle yakın ilişkileri,  rejimin  Sünni kesimleri de içeren yıllar içinde kemikleşmiş karmaşık koalisyon yapısı hakkında derinlemesine bilgimiz yoktu. Suriye’ye iç savaşı patlak verinceye kadar devletimizin de yokmuş anladığım kadarıyla

Ortalama bir Türk esnafı İranlılar para bozdurmak için geldiğinde hipnotize edip tırnakçılık yapmasın diye gözünü dört açar, dükkândan çıktıklarında kasayı tekrar tekrar sayar.  Nice uyanık açıkgözlü esnaf tüm dikkatine rağmen çarpılmıştır. Hep bize mi rast gelir bilmem ama alengirli işler konusunda çok yetenekli bir ırktır bu Persler.  Aynı şekilde Vahabi Suudların öyle Osmanlı torunu diye bize sempati duymadığını, hele hele İslam âleminin lideri olarak görmediklerini Suudi Arabistan’da çalışan akrabası olan herkes bilir.

Dış politikamızda birbirinden nefret eden bu iki büyük güce gerektiğinden fazla arkamızı dönerek, cin olmadan adam çarpmaya, bir koyup üç almaya kalktık ve Suud’un vahabilerini, Avrupa’nın bir kısmı  harici çoğu marjinal tiplerini donatıp bize biat edeceklerini ve  İran’ın da sesini çıkarmayıp aval aval bakacağını sandık.

Sonuç olarak olabilecek en kötü duruma düşüp milyonlarca mülteciyi kapımızda bulduk ve daha kötüsü kendi elimizle Suriye’nin stabilizasyonunu bozup, buradaki karışıklığı ülkemize ithal edip otonom bir Kürt devleti kurdurduk. Bu kadar kötü duruma düşebilmek  için  çok ciddi stratejik derinliğe sahip olmak gerekiyor.

Demek ki bazı şeyler okullarda okutulmuyor ve akademik körlük denen şey en basit konularda insanları hataya sürükleyebiliyor.

Üstüne üslük bu hafta sayın başbakan açılım süreciyle ilişkili olarak ‘’PKK’nın bölgedekişadamlarını mezarlığa götürülüp işkence yaptıklarını  bildiklerini fakat çözüm süreci için sustuklarını’’ açıkladı. Aman Allah’ım şu açıklamalardaki korkunç pişkinliğe bakınız. Bu memleketin  vatandaşları mezarlıklara götürülüp kafasına silah dayanıyor ve bizim devlet aman huzurumuz bozulmasın diye görmezlikten geliyor. En ufak hukuk bilgisi olan herkes kimsenin suçu görmezden gelme yetkisinin olmadığını bilir. Bu bile başlı başına suçtur.

Ve şu Toledo açıklaması. İster istemez Franco polemiğini başlattı. Hoca bu polemiği başlatanlar şehir, kültür ve medeniyet cahili,  biz toledo deyince Endülüs medeniyetini hatırlarız dedi. Bizde Sur deyince iş savaş manzaraları ve yok olan tarihi görüyoruz.

Aklıma TOKİ’nin Yeşil Bursa’nın kalbine bıçak gibi saplanan, şehrin tarihi yapısının üzerine kara bir gölge gibi çöken 50 katlı beton ormanları ve İstanbul siluetini katleden Ayasofya ve Sultan Ahmet camilerine tepeden bakan utanç abideleri geldi.  Şehir  kültürü ve medeniyetimiz en yüksek zirvelerinde dolaşıyor…

Sizin olayınız nedir hocam? Paralel evrende mi yaşıyorsunuz Allah aşkına? Biz bu durumlara nasıl düştük Allah’ım, bir türlü anlayamıyorum…

Offff of… Bitirdiler bizi Tayfun ağabey…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.