OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Bizi bu karizmalar mahvetti...

Eski Yunancada Tanrı vergisi anlamına gelen karizma ülkemiz gibi  lider merkezli siyaset yapılan ülkelerde  başarılı olmanın ilk şartıdır.

Karizmayı olağanüstü çekiciliği olan liderin kendisine ve kişiliğine, yandaşlarınca yakıştırılan büyüleyici güç ve yetenek olarak tanımlıyor, Vikipedia.

Karizmanın zirvesini yakalamış liderler seçmen  kitlelerine birbiriyle 180 derece zıt iki farklı durumu alkışlatabilir, lüks ve ihtişam içinde yaşarken onlardan biriymiş gibi algı oluşturabilir ve sayısız yalan söylemelerine rağmen her seferinde farklı bir yalana toplumu inandırabilir.

Palavra ve yalancılığı alışkanlık edinmiş  liderler nasıl kitleleri avuçlarının içinde tutabiliyorlar?

Şüphesiz bu soru sadece bizim toplumumuzla ilgili değil.

Gerçekleri liderin gözüyle sunan bir medyanın bunda rolü çok büyük. Fakat  toplum psikolojisiyle ilgili  bazı patolojiler de  bu durumun oluşmasında rol oynuyor.

Sosyal medyada belki karşılaşmış olabilirsiniz.

Almanya gibi yüksek eğitim seviyesine sahip, dünyaca ünlü filozoflar yetiştirmiş bir toplumun içine düştüğü durum sıklıkla örnek olarak veriliyor.

Hitler Almanya'sında yaşanan tecrübelerden yola çıkan toplum bilimcileri “r-kompleks” denilen olguyla açıklıyor ülkenin yaşadığı felaketi. 

Her beyinde bulunan “sürüngen beyin bölgesi” olarak izah edilen r kompleks kitlelerin beynindeki “ilkel içgüdüleri aktif hale getirerek mantıklı düşünmeyi baskılıyor. 

Beyinleri r-kompleks seviyesine indirgemenin en iyi yolu insanları “biz ve onlar” diye ayırarak bir gruba dahil etmek. İç bağları ve dayanışması  sıkı bir grup içindeki kişi “akıl ihalesi” yoluyla mantığını kullanmaktan vazgeçebiliyor. 

Düşman göster, dayanışma duygusunu kışkırt sürekli çatışma çıkararak insanların mantıkla değil içgüdüleriyle hareket etmesini sağla  ve insanlara düşünme fırsatı verme. 

R-komplekse hitap eden liderler kendilerini yandaşlarına  “intikam aracı” olarak sunuyor. Kaybedenlere oynayarak devamlı kazanıyor. Topluma oyunla bana güç ver, nefret ettiğin herkesle senin adına hesaplaşayım mesajı veriyor.  

Ya karizma?

Yakın zamanda dilimize çevrilen takım elbiseli psikopatlar kitabında iş âleminde psikopatik kişilik eğilimleriyle  ilgili ilginç bilgiler var. 

Psikopat kişilik yapısına sahip insanlar en tecrübeli insan kaynakları uzmanlarını bile aldatıp, psikopat kişiliklerine ait davranış bozukluklarını liderlik vasıfları olarak yutturabilirler.

İçlerinde saklı olan baskı-tahakküm, manipülasyon, ve tehdidi  paketleyerek iyi bir liderlik için gerekli sorumluluk alma, karar verme, diğerlerine istediğini yaptırabilme yeteneği gibi sunabilirler . Görevlerine sadık çalışanlar psikopatın entrikalarının çoğuna ilk elden şahit olmalarına rağmen her zaman neler olup bittiğini anlayamayabilir.

Vah ki ne vah…

En tecrübeli uzmanlar bile psikopatik kişilik bozukluklarını anlayamaya biliyorsa   zavallı halk ne yapsın.

Bizi bitiren liderlerin karizması değil cehalet, hırs ve kibirleri. Toplum cehaletten kaynaklanan öz güven ve ataklığı, kibirden kaynaklanan dik duruşu  karizma olarak algılıyor.

Not: Hepimizin başı sağ olsun. Kızgın çocuklar yine canımızı yaktı. Maalesef devamı gelecek gibi. Bu işlerin fıtratında var çünkü…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.