Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Buluta çıkan merdiven...

 

Bir kaza sonucu gözlerini kaybettiğinde henüz 9 yaşında bir çocuktu. Karanlık dünyasında bir arkadaşının kendisine verdiği çam kozalağıyla oyalanırken, kozalak pullarının farklı büyüklük ve yapıya sahip olduğunu fark etti. Parmaklarını pulların üzerinde sürekli gezdirerek şekillerini iyice öğrenmeye çalıştı. Gözleriyle göremese bile parmaklarıyla dokunarak okuyabileceği körlere özel kabartmalardan yapılmış alfabe  fikri böylece oluşmaya başladı. Dikkatli bir gözlemle basit bir çam kozalağı sayesinde milyonlarca köre ışık olacak körlere yönelik  Braille alfabesi  bu şekilde ortaya çıktı.

Akademisyen olarak çalıştığım süre içinde  uluslararası kongre katılımları sayesinde hatırı sayılır düzeyde ülke ve şehir gezme fırsatım oldu. Bu geziler sayesinde basit ayrıntıların şehirleri nasıl bir turizm ikonu haline getirdiğini görebildim.

Sefalet ve fakirlik içinde yüzen gecekondu mahallerince (favela) kuşatılmış, kurtarılmış mahallelere ancak yüzlerce polis ve askerin operasyonlarla girebildiği favelalardan köken alan şiddet ve suç sarmalına teslim olmuş Brezilyanın Rio de Janeiro şehri bunun tipik bir örneğidir.

Yaklaşık 4 yıl önce Rio'da bin kongreye katıldım. İnternet'teki fotoğraflarından ve öyküsü bu şehirde geçen  Rio çizgi filmi ve benzeri filmlerden  dolayı  tepesinde kocaman bir kurtarıcı Mesih heykeli bulunan yeşillikler içinde muhteşem okyanus manzarasına sahip bir şehir beklerken  sokakları idrar kokan, her kaldırımda bir kaç evsizin uzandığı tam bir çöplükle karşılaştım.

Bu şehirde mutlaka görülmesi tavsiye edilen ülkelerin renkli seramik sembolleriyle süslenmiş meşhur Selaron merdivenlerini de gezme fırsatım oldu. Her gün binlerce insanın ziyaret ederek basamaklarında fotoğraflar çektirdiği dünyaca ünlü merdivenler bildiğimiz merdivenlerin seramiklerle süslemiş halinden çok da farkı değildi.  

Yerinde görme fırsatına eriştiğim sıfıra yakın maliyeti olmasına rağmen bulunduğu şehrin imajına çok pahallı projeler kadar katkıda bulunan bir kaç eserden örnek vermek istiyorum.

Gezi sitelerinin öve öve bitiremedikleri Buenos Aires'in simgesi haline gelmiş sabah güneşiyle açılan ve gece karanlığında kapanan metal çiçek heykeli (Floralis Generice isimli bu heykelden daha güzelini demirci Halil abi ve elektronikçi Cemil usta yapamazsa ben hiçbir şey bilmiyorum), Gezi teknelerinin mutlaka ziyaret ettiği, turistlerin fotoğraf çektirmek için yarıştığı Kopenhag sahilde bir kayanın üzerine yapılmış denizkızı heykeli her yıl yüz binlerce turistin ziyaret ettiği bahsettiğim eserlerden bir kaçı.

Ordu sahilinde denizin içinde kıyıya ulaşmaya çalışan göçmenlerin acılarını sembolize  eden kayalara tutunmuş ellerin (babasının elini tutmuş bir bebek eli mesela) olduğu heykelleri  düşünün. Gezi sitelerinde Ordu için Karadeniz imajını ön plana çıkarmaz mı? 

Maliyeti nedir? Güzel sanatlar fakültesi  5 yıl önce öğrencilerin dönem ödevi olarak hazırladığı çok sayıda heykeli koyacak yerleri olmadığı için çalıştığım hastaneye hediye  etmişti. Oldukça amatör bu eserler bile insanların çok dikkatini çekmişti. 

 Sanat tabi ki benim uzmanlık alanım değil. Bu tip projelerin her basamağında  mutlaka konunun uzmanlarına danışmak gerekir.

İnsanların farklı şeyler görmeye karşı delice ilgileri vardır. Örneğin mafyanın ihalelerinden para kazandığı için tehditle toplanmasına engel olduğu çöplerden oluşan  dağlarını görmek için bile Napoli'ye Avrupa'dan turistlerin geldiğini biliyor muydunuz?
Gözlerinizi kapatın ve şehrimizin turistik imajını gösteren fotoğraflar hayal edin... 

Boztepe'nin üzerine bulutlar inmiş. Zirveye çıkan Merdivenlerin sonunda bulunan tarihi sütunlar hayal meyal seçiliyor. Yıllık geleneksel merdiven tırmanışı yarışında sporcular bulutlara doğru koşuyor...

Veya belli yerlerinde geleneksel ahşap işlemeleri, Karadeniz'e has taş ustalık örneklerinin olduğu, kenarında küçük şelalelerin çağladığı Boztepe'den aşağı doğru uzanan uçsuz bucaksız merdiven ve merdivenlere sürtünürcesine geçen yamaç paraşütçülerini ve onlara eşlik eden martıları düşünün...

Daha önce Boztepe'ye yapılacak  dünyanın en uzun ve çok basamaklı yürüyüş merdivenine yönelik bir projenin belediye tarafından hazırlandığına dair basında yazılar çıkmıştı. Sonrasında konuya karşı kamuoyunun ilgisi kayboldu.

Boztepe'ye çıkan bir merdiven sadece basitçe bir merdiven değildir...

Bu merdivenle şehrimiz en alışılmadık profesyonel ve amatör spor aktivasyonlarına ev sahipliği yapabilir, inanılmaz bir turistik imaja sahip olabilir.

Hatırlarsanız imaj hiçbir şeydir susuzluk her şeydir diye bir slogan vardı. Susuzluğumuzu su geçirir fakat reklamı yapılan suyun bile fiyatı farklıdır. İmaj turizm için her şeydir, bunun için şehrimizi öne çıkaracak doğal ve kültürel farklılıklar  üzerinde derinlemesine düşünmemiz gerekir. Bunun için bakışlarımızı uzaklara değil, hemen yanımızdaki  Boztepe'ye ve Karadeniz'e çevirip uzun uzun düşünelim

Bu proje Orduya çok yakışır.

Hatta usturuplu bir Latince isim bile aklıma geldi; Nubes Horologio Ahaz (Buluta Çıkan Merdiven)…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?