OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Çakma Demokrasi, Hibrit Şeriat…

250 yıl önce  Avrupa'daki siyasi ve dini baskılardan, açlık ve yoksulluktan kurtulmak için okyanus aşırı ölümcül  yolcuğa çıkan milyonlarca insan İngilizlerin kendilerine temsil hakkı tanımadan  adaletsiz vergiler yüklemesi üzerine uzun süren bir bağımsızlık savaşını kazanarak yeni bir millet olarak tarih sahnesinde yer aldı.

Oldukça sancılı ve tartışmalı bir sürecin sonunda gelecek nesiller için yasama, yargı ve yürütmenin birbirinden  bağımsız olduğu, vatandaşların hak ve özgürlüklerini garanti altına alan yeni bir sözleşme (Anayasa) oluşturdular

Anayasa sürecinde birçok kişi yürütmenin başında olacak kimsenin kral kadar güçlü olmaması gerektiğini düşünmekteyse de bu göreve gelecek kişinin enerjik ve hızlı karar alabilme yetkileriyle donatılması gerektiğini ve bunun ancak bir kişinin yönetimi altında olabileceğini, hatta krallık yönetimine itiraz etmeyeceklerini belirtenler  oldu  (Devletin özel bir şirket gibi pratik ve dinamik yönetilmesi fikri…)

Bazıları dürüst olmayan yöneticilerin halkı kolayca kandırabileceği bu nedenle başkanın halk tarafından seçilmesinin şok edici bir fikir olduğunu düşünüyordu (Çobanla benim oyum bir mi olacak yani ?)

Güçlü tek adam yönetim tarzının Monarşinin bir fetüsü olacağı itirazları eşliğinde tek adam yönetimi yetkilerinin nasıl sınırlandırılacağı, kişisel hak ve özgürlüklerin nasıl korunacağı  tartışmaları yaşandı. Anayasa yapım sürecinin büyük bir gizlilik altında olması ciddi eleştiriler alsa da bu gizliliğin delegelerin özgür iradelerini kullanabilmesi ve gerektiğinde fikirlerini değiştirebilmeleri için gerekli olduğu savunuldu. Bazı maddeler neredeyse en az 60 kez oylandı ve sonuçta yüzlerce yıldır aynı anayasayı kullanmaya devam ediyorlar.

Amerika dediğin ülke ne ki şurada birkaç yüz yıllık tarihi var.

Birde ülkemizde oluşan fiili yönetim tarzına ve anayasa tartışmalarına göz atalım.

Binlerce yıllık kültür ve birikimimizden süzülen deneyimlerimiz ve son bir kaç yılda siyasal İslamcı kardeşlerimizin katkısıyla vatandaşın hak ve özgürlüklerini korumaktan  ziyade lideri sınırsız yetkilerle donatan, biat ve itaatin yüceltildiği, ayrıcalıklı insanların sonuna kadar günah işleme özgürlüğünden yararlandığı, bağımsız basının büyük oranda ortadan kaldırıldığı, yarı laik yarı şeriat referanslı  (Körfez ve Arap monarşileri-Türki Cumhuriyetler karışımı ) yönetim tarzı ortaya çıkmıştır.

 

Bu yönetim tarzında ortaya çıkan leş gibi otokrasi ve keyfilik kokusunu bastırmak için  dinsel ve manevi soslar,  işlerine yaradığı sürece evrensel demokrasi ve hukuku refere eden samimiyetsiz hamasi sözler bolca kullanılıyor.

Gelecek nesiller için değil, bir grup ve kliğin keyfi yönetimi için anayasa yapıyoruz.

Yürütme bizde, yasama bir el işaretiyle asker gibi sağa sola dönen vekillerimizle kontrol altında, hukuk desen durumu malum. Kelli felli anayasa profesörleri bile bu durumu oğlan bizim kız bizim, ne karışır el alem olarak açıklamakta beis görmemekte.

Sembollerle konuşuyoruz. Yolsuzluk hukuksuzluk ve baskı rejimine yeni isimler verdik

Evlerde sıfırlanamayan paralar fakirler için toplanmış zekât…

İhalelerden alınan komisyonlar humus…

Kayıt dışı ekonomiyle şişirilen Türgev ve Ensar vakfı milli ve yerli eğitim…

Bir çok insanın gözünde başkan Emir-ül Müminin, muhalefet edenler ise her türlü kötü muameleyi hak eden, kayyum yoluyla, malına el konulabilecek Müslümanlığı bile tartışılacak insanlar…

Yandaşsan neo darül harp ortamında  hayat sana güzel. Ne evrensel hukuk seni bağlıyor, ne de şeriat kurallarına uyman gerekiyor. Ne devesin ne kuş…

Bu nedenledir ki halkımız mesajı almış ve 2002 den bu yana fuhuş yüzde 790, uyuşturucu bağımlılığı yüzde 678, çocukların cinsel istismarı yüzde 434, adam öldürme yüzde 261, boşanma oranları yüzde 37 arttı. 

Anayasa yapmayı dandik Amerikalılardan öğrenecek değiliz. NASA gelsin  bizden öğrensin hava tahmini nasıl yapılırmış,


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.