Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Demokrasi salasını dinlediler huşu içinde ayakta

Bugün bize parti içi demokrasi olarak yutturulmaya çalışılan halkın seçmediği birinin başbakanlık makamına atanması olayı,  benzeri yaklaşık 200 yıl önce ABD'de yaşanan bir olayı aklıma getirdi.

Andrew Jackson, Amerikan tarihinin en tartışmalı ismi ve demokrat partinin kurucusudur. İngilizlerle yapılan savaşlarda gösterdiği kahramanlıklar, onu halk efsanesi haline getirmiş ve ABD başkanlık koltuğuna oturtmuştu. Çetin ceviz lakaplı eski askerin bir dönem daha başkan olmasına neredeyse kesin gözüyle bakılıyordu.

İlerlemiş yaşı, savaşlar ve düellolarda vücuduna saptanan kurşunlar nedeniyle sağlığı çok iyi değildi. Lakin aç gözlü bankacılar ve onun etrafında yuvalanmış bürokratlarla amansız bir mücadeleye girdiği için en azından bir dönem daha aday olup dönem sona ermeden koltuğu başkan yardımcısına devredebileceğini düşündü. Bu fikrini yardımcısına açtı.

Normalde havalara zıplayıp, başkana minnettarlığını göstermesi ve envai çeşit yalakalık yapması beklenmez mi? 

Bizim gibi ülkelerde böyle olur. Başkanlık teklif ettiği yardımcısı onu bu göreve layık gördüğü için teşekkür ederek bu fikrin politik olarak çok uygun bir davranış olmayacağını, hiç kimsenin hakkında gizli bir anlaşma sonucu başkanlığa getirilen insan olarak konuşmasını istemediğini, halk tarafından seçilmedikçe başkanlığı kabul edemeyeceğini söyledi.

Tam 200 yıl önce kovboylar ülkesinde oluyor bu olaylar.


İçinde bulunduğumuz duruma bir tanı koymamız lazım. 
Biz artık bildik anlamda  demokrasi değiliz. AKP 2. Olağan üstü kongresinde bütün delegeler ayakta huşu içinde dinledi hocanın okuduğu demokrasi salasını. 

Kuzey Kore’yi hatırlatan bu görüntülerin devlete saygının gereği olduğunu söyleyen anayasa profesörü bile oldu. Sanki eski Cumhurbaşkanları devleti temsil etmiyorlarmış gibi. Devlet demek Anayasa demektir. Devlete saygıdan bahsedenler Anayasa buharlaştırıldı, başbakanlık makamı  fiili olarak yok etti. Havuz medyası Davutoğlu'nun en büyük suçunun başbakan olmaya çalışmak olduğunu bile yazdı.

Bir kişi milyonların oyunu çöpe attı hiç bir tepki vermeyeceklerini bilmenin rahatlığıyla. Ve gizli oylamada bir delege bile hoşnutsuzluk ifade edecek oy kullanmadı.

Demokrasimizi nasıl katlettik ve bu durumlara düştük?
Liderden korktukları kadar Allah'tan korkmayan, halktan utanmayan siyasiler sayesinde.

Abdullah Gül gibi kariyerinde en üst seviyeye gelmiş insanların bile tekrar seçilebilmek uğruna liderin gözüne bakıp bunca hırsızlığı, haksızlık ve hukuksuzluğu sineye çekmesi, Davutoğlu tekmeyi yediği gün bile ileride muhtemel bir koltuk ümidiyle kuyruğunu kıstırıp sesini çıkartamaması daha da arsızlaştırdı ve cesaretlendirdi tek adamı.

Menfaat dağıtarak kapı kullarına her istediğini yaptırabileceğini gördü.

Bizleri tek adam rejiminin zulmünden  koruyabilecek ne hukuk ne basın özgürlüğü nede halkın  demokrasi kültürü kaldı 

Aylardır aç gezen kutup ayılarının kıyıya vurmuş balina cesedine saldırması gibi iştahla paylaştılar saraya yakın isimler MKYK üyeliklerini.


Liderinin isminin geçtiği şarkının nakaratlarında salâvat çektirecek kadar haysiyetsiz adam yağcılığının ödülünü MKYK üyesi olarak alırken Kurtulmuş ve Soylu gibi sonradan devşirilenler sıfırlandı bu kongrede

Başkanlık adı altında her şeyin tek adamın kontrolünde olduğu bir rejimi yutturmak, hırsızlıkların, yolsuzlukların sorgulanmasının yolunu sonsuza kadar kapatmak istiyorlar.
Bu ülkenin yüzde 70 ini oluşturan muhafazakâr sağ kesimin oyları ülkenin geleceğini belirleyecek. Kılıçdaroğlu'nun tüm iyi niyetine rağmen sol oylar alabileceği maksimum sınıra dayandı.

AKP içinden bu gidişe itiraz eden onurlu bir ses çıkamayacak.

 MHP sadece kendi seçmeni için değil tüm ülke için bir umut ışığı oldu. Tabanın isteği doğrultusunda bir yenilenme olursa oyunun gidişi değişecek. Anketler bunu açıkça gösteriyor. 

Meral Akşener ve arkadaşları 30 Mayıs’ta Allah nasip ederse Fatsa’da olacaklar.

Gerçek demokrasilerde iktidarlar halktan korkar. Halklar iktidardan değil. Bu nedenle Ordulular olarak bir ses vermemiz gerekiyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.