TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Devletler de hasta olur

-“Kafa hala sağlamken bedenin insanı bırakıp gitmesi korkunç bir şey der.” Simone de Beauvoir.

Bu duruma uyan az sayıda korkunç hastalık vardır. Amyotrofik Lateral Skleroz (ALS) omurilik ve beyin sapından kaslara giden sinir hücrelerinin dejenere  olduğu,   zaman içinde akli melikeler korunurken tüm kasların devre dışında kaldığı, yürüme, konuşma, nefes almanın bile mümkün olamadığı bir hastalıktır. Kamuoyu bu hastalığı futbolcu Sedat ve kuantum fizikçisi  Stephen Hawking’den dolayı azda olsa tanır.

Bu hastalığa yakalanan bir akrabamın son yıllarına şahit olmuştum.

Ufak bir mekanik solunum aletiyle hayata tutunurken  adeta ruhu için bir hapishaneye dönen bedeninde  hareket ettirebildiği tek organı olan ve içindeki fırtınaları yansıtan gözlerindeki çaresizlik  halini hatırlıyorum.

Devletlerin de insanlardaki hastalığa benzer hastalıkları vardır.

Kamuoyunun hakkında en ufak bilgisinin olmadığı, devletin güvenlik bürokrasisinin bay-pass edilerek dar bir oligarşik çevre tarafından planlanıp yürürlüğe konan  ve çözüm süreci olarak isimlendirilen bir süreç sonrası iç savaşı aratmayan görüntüleri yaşıyoruz.

Örgütün şehirleri patlayıcı deposu haline getirdiği, mahalle aralarına kadar her sokağa hendekler kazdığı ve patlayıcılar yerleştirdiği, koruyucu ve askerlerin çarşı ortasında  infaz edildiği, PKK’nın gençlik yapılarının güpe gündüz şehirlerde içtimalar ve kimlik kontrolü yaptığı bu süreçte valilerden operasyon izni alamadığı için eli kolu bağlı seyretmek zorunda kalan güvenlik güçlerinin yaşadığı travma ve çaresizlik halini bu hastalık ne de güzel yansıtıyor. Her tarafını kan emici sülükler sararken kolunu kıpırdatamamak, kıpırdayamadığı için yara bere içinde kalmak ve yılların emeğinin, bu yolda canını veren şehitlerin akan kanlarının  heba olduğunu görmek...

Ve geçmişte hükümette önemli görevler alan Hüseyin Çelikten  gelen itiraflar. PKK, ağır silahlarıyla gelip metropol bir şehre yerleşmişse bunda kendisi için ders ve sorumluluk çıkaracak birçok etkili ve yetkili olmalıdır. Bir AK Partili, bir Kürt ve her şeyden önemlisi bir vatandaş olarak ızdırap duyuyorum…

Bir de utanmadan PKK’nın şehirlere yerleştiğini Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a defalarca söyledik diye yalan konuşuyor. 

Cumhurbaşkanları yalan söylemez. Bu nedenle kanunlarımızda sadece vatana ihanetle yargılanabilir

Zaten kendisi de Dolmabahçe mutabakatından haberi olmadığını, basından öğrendiğini açıkladı

Geçen yıl çözüm sürecini ve sonrasında memleketi bekleyen felaketi sembolik olarak anlattığım ‘’Bir Garip Hasta Hikayesi’’ isimli her hangi bir yerde yayımlatamadığım yazımdan kısa bir bölümü sizlerle paylaşmak istiyorum.

''Yüzünde bu gibi durumlar için takındığı üzgün ve hastayı düşünen doktor maskesi bir anda oluşu verdi. Tepeden bakan bir tavırla kardeşim biliyorsun senden ben sorumlu oluncaya kadar yemeklerden tuzu ve tatlıları çıkartmışlardı. Bennnnn dedi titreyerek bennnn. Sana tatlı ve tuzluyu yeme hakkını verdim. Seni en kısa süre  içinde bulunduğun acılardan kurtaracağım ve yepyeni bir insan yapacağım (haşa). Hastanın gözleri doldu, büyüksün usta sana güvenimiz sonsuz dedi. “Sen desen ki şuradan atla atlamayan şerefsizdir.” Al kolumu bütün vücudum emrine amade. Sonrasında damardan verilen anastezik maddenin verdiği bir huzurla gözleri kapanmaya, tüm kasları felç olmaya başladı. Yoğun bakımın kapısından dışarı çıkarken hasta için alınacak yeni tekerlekli sandalye ve kalıcı solunum destek aletlerini içeren katoloğa bir göz attı. Bu senede kongre işini halletmişti...''

Yazımın tamamını paylaşmak ve daha açık konuşmak isterdim ama biliyorsunuz  yönetim şekli  fiili olarak değişti.

Yeni duruma uyum sağlamak ve sembollerle konuşmak zorundayız. Her şeye rağmen yinede enseyi karartmayalım

Not: Yüzde elli bu milletin efendisi olacak diyen yaratık içinde bir iki cümle kurayım diye düşünmüştüm.  Yıllar boyunca biz siyah Türkleriz diyerek mağduriyetlerden oy devşirenlerin geldiği nokta Güney Afrika Cumhuriyetindeki ırkçı beyaz yönetimin kibri ve zulmü. Siyah çoğunluğun başkanlığa taşıdığı Mandela'nın hayat hikayesinden ders alabilselerdi  keşke…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.