Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

FATSA'NIN ETRAFINDA TANKLAR VAR...

1980 yılının haziran ayı. Normalde albay rütbesindeki subayların görevlendirildiği TSK’nın en kritik dairelerinden birinde ABD deki  psikolojik harp doktorasını yeni tamamlamış kara kuvvetlerinin geleceği en parlak genç yüzbaşısı  evrak çantası tıka basa dolu olarak generalin kapısını tıkladı…

General yakın gözlüğünün üstünden bakarak umursamaz bir tavırla Fatsa için istediğim raporlar hazır mı diye sordu.

Evet komutanım. Gelen istihbarat raporlarına göre sözüm ona kendilerince öz yönetim denen yapı oluşturmuş, hepsi hafif silahlarla donanmış 50 devrimci militan ve 100 çocuk yaşta eğitimsiz sempatizan   bölgeyi işgal etmiş ve kamu otoritesini ortadan kaldırmıştır.

Şehrin giriş çıkışlarında derme çatma kontrol kulübeleri ve şehir içinde 3 noktada  bina üzerlerinde konuşlanmış 24 saat tüfekli nöbet tutan elemanları var.

Generalin yüzüne bir rahatlama yansıdı… Desene içimiz çok kolay olacak

Yüzbaşı generalin tepkisini çekmekten korkuyormuş gibi  çekingen bir tavırla  söze devam etti: Komutanım biliyorsunuz özel harp dairesiyle birlikte bölgede yürütülecek psikolojik harp yöntemleriyle ilgili uzun zamandır  bir rapor hazırlıyorduk. 

Biz bu bölgenin hemen kontrol altına alınmasının  ileride karşımıza çıkacak toplumsal talep ve olayların bastırılması konusunda  bazı fırsatlara engel olabileceğini düşünüyoruz.

Komutan şaşkın bir yüz ifadesiyle yüzbaşıya baktı. Nasıl yani?

Bölgede göz yumulacak bir öz yönetim ve sonrasında kontrollü bir şiddet yoğun bir  propaganda fırsatı doğurabilir.

Özel harp kanalıyla bölgedeki militanların ağır silahlarla donatılması, şehir içinde açılacak hendek ve barikatlar,  kritik noktalara yerleştirilecek uzaktan kumandalı bombalar  ile kontrollü bir  şehir harbi  kontrolümüz altındaki medya tarafından istediğimiz şekilde kamuoyuna yansıtılabilir. Bu durumun propaganda açısından ciddi getirisinin olacağını ve terör baskısı altında girilecek bir seçimin istediğimiz neticeyi vereceğini düşünüyoruz. 

Oğlum siz çıldırdınız mı? Silahlı kuvvetlerin şehir savaşı konusunda yeteri tecrübesi yok, üstelik bu projenin ciddi kayıplara yol açma ihtimali var.

Efendim ilk başta oluşacak kayıplar  özellikle şehit cenazeleri vasıtasıyla kamuoyunun manipüle edilmesinde  yararlı bile olacaktır 

Sonrasında zırhlı birliklerin ve tankların kullanılması  ile üstünlüğün birliklerimize geçeceği  muhakkaktır.

Nasıl yani şehir içinde tanklar mı kullanılacak?

Evet efendim bölge zaten uzun zamandır yasadışı sol grupların kontrolü altında ve seçimlerde aşırı solcu bağımsız aday büyük çoğunluk desteğiyle belediye başkanı oldu. Ülke genelinde saydığımız sebeplerden dolayı böyle bir operasyonun fazla tepki çekmesini beklemiyoruz.

Oğlum ağzından çıkanı kulakların duyuyor mu? Şehirde tank savaşı bu ülke tarihinde hiç olmadı. Bu ciddi bir ekonomik yıkım, çoluk çocuk demeden sivil kaybı ve insanlık dramı demektir. Günahtır lan günah…

Bu konuda hassasiyetlerinizin olduğunu bildiğimiz için  doktora yapmış bir ilahiyatçı asteğmenden fikir aldık. Kendisi kamuya ait ileride oluşabilecek zararları önlemek için bir şahıs, bölge veya gruba ait zarar göze alınır, sineye çekilebilir dedi. 

Generalin yüzü  kıpkırmızı oldu. Belli ki sinirden tansiyonu çıkmıştı. Oda içinde bir sağa bir sola dolaşmaya başladı. Bir süre 18 yaşındayken  sağ sol terörüne kurban verdiği oğlunun fotoğrafının olduğu  köşede öylece kala kaldı.

Süt kuzusunun üniversiteye ilk kayıt olduğunda çektirdiği  fotoğrafının üzerine 3-4 damla yaş döküldü. Gözyaşlarının görülmesinin zayıflık olarak algılanacağını düşünerek arkasına hiç dönmeden  çatallanan sesiyle “defooool” diye bağırdı hiddetle. Seni bu şubede bir  daha görmeyeceğim defol…

Yüzbaşı odadan çıkarken kendi kendine bu stratejik sığlık ve duygusallıkla büyük devlet olunmaz diye söyleniyordu.

Çok şükür ki 80’li yıllarda  silahlı kuvvetlerde bu kadar kalpsiz ve acımasız generaller yoktu ve halen yok. Çok şükür ki bu anlatılanlar hiç yaşanmadı ve Fatsa’nın etrafında tanklar var şarkısı hiç bestelenmedi. Bu sayede devrimci çocuk korosuna zorla katılan ben ve çok sayıda yaşıtım hayatta kaldı, öksüz ve yetim kalmaktan kurtuldu.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?