sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

HANİ BENİM VERGİM NEREDE?

 

Kropotkin ''Gerektiğinden daha çok üretilen tek mal vardır; Devlet bütçesinden geçinenler'' der.

Şüphesiz bütçenin kaynağı vatandaşlardan toplanan vergilerdir.

Vergi dairelerinin duvarlarında ''Vergilendirilmiş kazanç kutsaldır'' yazardı eskiden.

Her ne kadar Atatürk'e atfedilse de kime ait olduğu bilinmeyen bu söz vatandaşların kutsanmış kazançlarını alan devlete büyük sorumluluklar yükler.

Vergilerinin nerelerde kullanıldığını bilmek vatandaşların en doğal hakkı ve bizleri bilgilendirmek devletin vazifesidir.

Örneğin her vatandaş siyasilere reklam panolarını, gazeteleri dolduran bayram ve kandil tebrikleri için yapılan harcamaların ödedikleri vergilerle mi karşılandığını sorabilme hakkına sahiptir.

Benim vergilerimle birilerini haksız kazanç yoluyla zengin ediyor musun?

Vergilerimi uygun yerlerde ve bana en yararlı olacak şekilde kullanıyor musun?

Bana ağır vergiler yüklerken, birilerini vergi affıyla abat ediyor musun?

Kamusal harcamaların, kamu ihalelerin yeterince şeffaf ve kamuoyuna açık mı?

Bu sorular uzar gider...

Var mı sorabilen? Cevap veren var mı?

Ülkenin zarar eden en büyük KİT'lerinden birinde yönetim kurulu üyeliği adıyla aylık 10 asgari ücrete denk huzur hakkı alan sosyolog bir vatandaşımıza vergi mükellefi vatandaşlar hangi donanım ve özelliği nedeniyle böyle bir göreve getirildiğini   ve aldığı maaşın etik olup olmadığını sorduğunda

'' Burjuvazinin yönettiği ulus ötesi şirketler de aynı hizmetin karşılığında onlarca kat fazla gelir temin edebilecekken devlet hizmetine talip olarak büyük fedakarlık gösteriyorum, Vatandaşla alay etmeyin, sabrımızı da sınamayın, iki yüzlülüğünüzü ve ihanetinizi milletimizin gözlerinin önüne sermeyin'' cevabını vererek vatandaşları tersleyebiliyor.

Her ne kadar tepkiler sinir bozucu olsa da kamuoyunu ve vergilerini  ödeyen vatandaşları yakinen ilgilendiren kul hakkı da içeren böyle meselelerde  ülkemizde binlerce atama bekleyen sosyoloji ve felsefe mezunu işsiz öğretmen açlık sınırında yaşarken  vatandaşlara daha nazik ve toleranslı davranmak gerek zannımca…

Şahsen  böyle onurlu bir göreve atansaydım ve vatandaşların bu çeşit sorularıyla karşılaşsaydım muhatabımı rencide etmek yerine seyahat etmeyi ve uçakları ne kadar çok sevdiğimi, çocukken maket uçaklar yaptığımı, pilotluğun hayallerimi süsleyen bir meslek olduğunu, bir keresinde uçakta hastaya müdahale ettiğimi nazikçe anlatırdım.

Belli ki vatandaşların eşitlik ve adalet duygusu incilmiş..

Tarihte birçok isyan ve huzursuzluk vergi adaletsizliği yüzünden veya bu bahane edilerek başlatılmıştır. Celali isyanları tarihimizde en bilindik örneklerdir.

Hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde adaletsizce muamelenin maymunları bile çileden çıkarttığı görülmüş.

Atalarımız boşuna kimi yer kimi bakar, kıyamet ondan kopar dememiştir.

Bir örnekte dünya tarihinden vereyim

Yaklaşık 2,5 asır önce henüz nüfusu 2 milyon olan Amerikan kolonileri (çoğu İngiliz kökenlilerden  oluşan) dönemin süper gücü İngiliz imparatorluğuna haksız vergilendirme ve temsil hakkı gasp edildiği için baş kaldırmış ve bağımsızlık savaşını başlatmıştı.

Kuzey Amerika’nın paylaşımı için İngiliz ve Fransızlar arasında yapılan savaşı İngilizler kazanmasına rağmen ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kalmışlar ve savaşın maliyetini vergileri arttırmak yoluyla Amerikan kolonilerinden talep etmişlerdi.

İngiltere’den gönderilen birçok ürüne yeni vergiler konmuştu. Öyle ki pul vergisi adıyla basılı her kâğıt için İngiliz pulu alınması mecburi hale getirildi (Gazeteler, her türlü doküman ve hatta kumar kağıtları bile bu yolla vergilendirildi )

Siyasi gücün Kraldan parlamentoya geçtiği ve demokrasinin yeni yeni yeşerdiği bu dönemde Amerikalılar kendileri hakkında kanunlar yapan ve vergiler koyan İngiliz parlamentosuna temsilci gönderemedikleri için parlamentoda temsil yoksa vergide yok (no taxation without representation) diyerek İngiliz mallarını boykot etmeye başladı.

Peynirlerini bile İngiliz peynirinden ayırmak için havuç suyu ekleyerek renklendirdiler. Boykotun İngiltere'de ciddi ekonomik kayıplara yol açması tüm vergilerin bir süre kalkmasını sağladı.

Lakin İngilizlerin talepleri durmak bilmedi.

Başka ülkeden çay ithalini yasakladılar. Çayı sadece bizden alacaksınız (British East India Company) dediklerinde Boston limanına demirlenmiş İngiliz gemilerindeki çayları kızıl dereli kılığına giren Amerikalılar denize döktüler. Bu olay tarihte Boston Tea Party olarak anılır ve sonrasında Amerikalılarla İngilizler arasında ipler koparak Amerikan bağımsızlık savaşı başlamıştır.

ABD'nin   Güney Amerika'da ki İspanyol sömürgeleri gibi uzun yıllar İngiliz sömürgesi olarak kalmamasındaki en önemli etken kuruluşundan itibaren özellikle kilise ve dini cemaatlerin aktif katılımının olduğu çok güçlü bir sivil toplum yapılanmasına ve vatandaşlık bilincine sahip olmalarıdır.

 Bu nedenle Fransız yazar Tocqueville o yıllarda yeni filizlenen ve dünyada esamesi okunmayan Amerikan milletini güçlü sivil toplum yapılanmasından dolayı geleceğin süper gücü olacağını yazmıştır.

Fıtratımız gereği hepimiz içimizde bir canavarla yaşarız. O canavarı uyandıran ve besleyen şey güç ve paradır. İktidar gücün ve paranın kaynağıdır. Bakunin: ''En ateşli devrimciye mutlak iktidar verin, bir yıl içinde Çardan daha beter olur'' der.

Demokrasinin gerçek anlamda yerleşmediği ülkelerde sistem yöneticilere  olağanüstü güçler  vermiş olup  gücü elinde tutanlar kamu kaynaklarını oluşturan vergilerin paylaşımını   daha ziyade yakın çevrelerinin çıkarları yönünde düzenlemektedir.

Bu nedenle vergiyle ilgili konular kamuoyunun çok sıkı kontrolü altında olmak zorundadır. Yoksa vergilerimizle azgınlaşan bizlere  tepeden bakan canavarlar türer.

Vergilerinin  nereye harcandığı gelişmiş ülke vatandaşlarının en duyarlı olduğu konudur. 

Verginin hesabını sor kardeşim. O senin en büyük gücün ve çocuklarının geleceği...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.