Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

HASAN KARAKAYA

28 Şubat sürecinde en hararetli günleriydi.

İlahiyatçı kadrosundan subay olmuş insanların sırf alkol almıyor diye irticacı olarak fişlendiği, binlerce insanın sadece eş ve çocukları yüzünden değil sakallı ve başörtülü ileri yaşta anne babaları nedeniyle ciddi mağduriyetler çektiği, birçok subay, astsubayın başörtülü eşlerini saklamak için ailesinden ayrı yaşadığı, ebeveynlerini lojmanlarında misafir edemediği, evlerine araba bagajlarında gizlice bir hırsız gibi girdiği, hiç bir dini hassasiyeti olmayan sıradan insanların bile batı çalışma grubunun şerrinden emin olamadığı günlerdi.

O günlerde bir arkadaşım Hasan Karakaya'nın sürecin kudretli generallerine saydırdığı köşe yazılarını kesip gizlice arkadaşlarıyla paylaşıyor, gam ve kasavet çökmüş ortamlarda kahkahalar patlıyor, insanlar adeta bir nebze nefes alıyor, küfürler ilaç gibi geliyordu.

O adeta sadece bu peştamal 15 akçe eder diyen Timur'a ben zaten peştamala biçtim bu fiyatı diyecek cesarete sahip ağzı bozuk bir Nasrettin hocaydı.

Süreç boyunca hemen hemen her gün siyasal İslamcı çevrelerin ağzından düşürmediği İsrail ve Yahudi düşmanı söylemler Akit gazetenin birinci sayfasından zekâ özürlü çizeri tarafından arkadan dünyayı ve İslam Âlemini bıçaklayan, barış güvercinini kesen hain gülüşlü Yahudi ve ona yardım eden kah askeri üniformalı, kah siyasetçi kılıklı kah da kafasında kızıl yıldızı olan solcu çevreler olarak karikatürize ediliyor, Karakaya’nın aynı basitlik ve seviyesizlikte dönemin güçlü askeri ve bürokratik figürlerini hedef alan İsrail ve Yahudi uşaklığını ima eden hakaret dolu yazıları köşesinde yayınlanıyordu.

Bildiğim kadarıyla Şubat rüzgârlarının en sert estiği zamanlarda bile ülkemizde gerçek gazetecilerin uğrak yeri olan hapishaneye yolu hiç düşmedi. Kim bilir hangi fondan ödenen para cezaları dışında gazetesi gerçek bir mağduriyet yaşamadı ve kayyum yüzü görmedi.


Ona adeta Siyasal İslamcı çevrelerin basitlik ve seviyesizliğinin göstergesi bir müze olarak dokunulmuyordu.

Devran döndü ve Hasan Karakaya'nın  zihniyeti iktidar oldu.

İsrail ile ilişkilerin görünürde bozuk olduğu dönemde hakaret yazılarının seviyesi iyice düştü. Kendisinin bu ırkçı yazılardan dolayı mahkemeye verilip verilmediğini hiç bilmiyorum ama muhtemelen alınacak para cezaları cihat fonundan ödenirdi..

Köşe yazılarında ‘’Ey İsrail yönetimi!.. Eyy İsrail askerleri!.. Sizin çoğunuz orospu çocuğusunuz” demek, bir “hakaret” değil, durum tesbiti’dir”  veya “İsrail çocuklarının çoğu piçtir, Anaları bellidir ama; babaları elli midir, yüzelli midir, orası meçhul!..’’ gibi küfür cümlelerini kısaltma ihtiyacı bile duymadan yazmaya başladı.

Bu hakaretlerden ve Yahudi uşağı, İsrail ajanı suçlamalarından iktidara muhalif olan bütün kesimler sansürsüz olarak nasibini aldı.

Kendisini yakından tanıyan bir arkadaşımın Facebook'taki ‘’Sevgili dostumla asla siyasi olmayan çok kişisel, has, samimi, sevgi ve saygı merkezli bir ilişkim vardı. Sohbet ederken ne siyaset, ne güç ilişkileri, ne para, ne pul sadece güzellik olurdu” paylaşımı “Ahmet Hakan'ın köşesinde Karakaya hakkında yazdığı” Yazılarında küfür makinesine dönüşen, lan’sız lun’suz yazı yazamayan bu adam yanına gittiğinizde yeryüzünün en munis, en babacan, en centilmen, en merhametli, en kuzu gibi adamı olurdu’’ cümlesini okuyunca bir yere oturdu.

O sıradan bir insan değildi. Her biri cinayet sebebi olabilecek cümleleri peçete kâğıdı hükmündeki gazetesinde kalmayıp sosyal medya üzerinden troller vasıtasıyla kurbanını milyonlarca kez bıçaklıyordu.

Eğer seni ısırmıyorsa böylelerinin sohbeti çekici, dostluğu güven verici olur.

Ölmeden önce dünyadaki tüm pisliğin kökeni olduğuna inandığı İsrail'in ve Yahudilerin ülkemizin dostu olduğu cümlelerini bila kaydı şartla biat ettiği hükümetinin sözcüsünün ağzından duydu..

Onun yazılarından Yahudi ve İsrail düşmanlığını çıkartsanız geriye ne kalır bilinmez..

Ömrünü İsrail düşmanlığına adamış biri olarak 2015’in son günlerinde Twitter’da paylaştığı ‘’Tamam; İsrail’le ilişkisi olmayan bir Türkiye’nin Filistin'e hiçbir katkısının olamayacağına, İsrail’le diyalog kuracak bir Türkiye'nin ise az da olsa Filistin'e yardımı dokunacağına bende inanıyorum…’’ cümlelerini kurarak bir ömür kustuklarını geri yutmak belki de Cumhurbaşkanının hemen yanındaki koltuğa oturmanın bir bedeliydi.

Ey Hasan abi göçüp gittin bu alemden ansızın. Ne olacak arkanda bıraktığın bunca İsrail ajanı, Yahudi dölünün durumu… Allah’ım kimseyi geride böyle yazılar bırakmış biri olarak huzuruna almasın. AMİN…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?