Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

İşkembe çorbamız kapitalist tıbba karşı...

Yaşlı dünyamızın dili olsa da geçmişte yaşadığı salgın felaketlerini ve insanlık dramlarını anlatabilse...

İnanın Çin'den gelen Corona salgınıyla ilişkili görüntüler size çocuk oyuncağı gibi gelir
Özellikle son salgınlarla ilişkili kafalar çok karışık, bilen de konuşuyor, bilmeyen de.

Akıl, mantık ve sağ duyu ekranları ve sosyal medyayı terk edeli hayli zaman oldu. En uçuk, abuk-sabuk komplo teorileri havalarda uçuyor.
Akli melekelerinin yerinde olduğu bile şüpheli sözüm ona Profesör unvanlı birisi ''Kızamık, çiçek virüslerine bağlı salgınlar koskoca Amerika kıtasının yerli halklarını tarihten silmemiş gibi, İspanyol gribi Avrupa'da birinci dünya savaşından daha çok insanın ölümüne yol açmamış gibi veya çiçek ve kızamık virüslerine karşı geliştirlen aşılar insanlık tarihinin en başarılı sağlık müdahalesi değilmiş gibi çıkıp virüsler tehlikeli değildir, Corona virüslerine aşı olmaz, işkembe çorbası ve ev yapımı turşu sizi korur diyebiliyor.

Her konuya komplo teorileri üzerinden yaklaşan ve elindeki kara kutudan önüne gelene ve özellikle de modern tıbba kara çalan, bir kaç doğrunun arasına mutlaka çok kritik yanlışlar sokuşturan başka bir aklı evvel doğada milyonlarca virüse ev sahipliği yapan uçan, sürünen her türlü vahşi hayvanı boku püsürüyle, pişmiş pişmemiş mideye indiren, en sağlıksız ortamlarda balık istifi yaşayan Çinliler değilmiş gibi, SARS benzeri viral salgınların aşı satma peşinde koşan kapitalist dünya düzeninin biyolojik silahları olduğuna bizi inandırmaya çalışıyor.

Başka bir ideolojik saplantılı grup, Çin canının derdine düşmüş canhıraş en sıkı karantina tedbirleriyle Corona virüs salgınını durdurmaya çalışırken salgında en güvenli yerin Çin olduğu saçmalığını manşetlere taşıyabiliyor.

Her hastalık ve salgında olduğu gibi Corona virüsünü de Yahudilere bağlayanlar, Dabbetül arz ve Allahın Çinlilere cezası diyenler sosyal medya ortamında cirit atıyor.

Tarih boyunca mahşerin dördüncü atlısı olarak anılan salgın hastalıklar savaş ve doğal afetlerden çok daha fazla insanı öldürmüş ve insanlık ve medeniyet tarihini şekillendirmiştir.

İnsanların çoğu günümüzde geçmişte yaşanan ölçüde can kayıplarına yol açan salgınların olamayacağını düşünüyor.

Halbuki her şey daha önce insanlarda salgın yapmamış vahşi hayvanlarda bulunan binlerce virüsten birinin egzotik tatlar peşinde koşan birine bulaşması ve sonrada insandan insana geçecek şekilde mutasyona uğramasına veya sıradan bir grip virüsünün mutasyonlarla çıldırmasına bakar.

Allah göstermesin delinin birinin insan savunma sistemlerinin unuttuğu, uzun zamandır yer yüzünden silindiği sanılan bir virüsü laboratuvardan  çıkarıp silah olarak kullanması küçükte olsa ihtimaller dahilindedir.
İnsanlık salgın hastalık felaketlerini geçmişte defalarca yaşadı.

Orta Asya steplerinden kemirgenler ve pireler yoluyla tüccarlara, gezginlere ve gemicilere bulaşıp dünyaya yayılan veba 300 yıl boyunca Avrupa'da öyle kitlesel ölümlere yol açtı ki, nüfusun yarısının ve tarımsal iş gücünün kaybı feodal yapıyı, kiliseye olan inancı ve kölelik düzenini sarsarak ve kapitalizmin yeşermesinde etkili oldu.

Büyük felaketin tanrının bir cezası olduğunu düşünen ve kendilerini meydanlarda kamçılayarak cezalandıran, şehir şehir dolaşan kamçıcı tarikatları türedi.

O kadar çok din adamı öldü ki Latincenin din ve eğitim sahasındaki egemenliği ortadan kalktı. Kilisenin salgınlarda etkisizliği Katolik inancın aksine kulun tanrıyla direk irtibata geçmesi düşüncesini ve Protestan inancını güçlendirdi

Her felakette olduğu gibi uğursuzluğun sebebi olarak gözler toprağı ve suyu zehirledikleri suçlamasıyla Avrupa'daki Yahudilere, cadı suçlamasıyla zavallı kadınlara döndü. Kitlesel olarak öldürülen ve yakılan Yahudiler orta Avrupa'dan neredeyse silinerek doğuya göç etti.

Benzer suçlamaları İspanyol denizciler vasıtasıyla Avrupa'ya taşınan frengi salgınlarında da görmekteyiz. Özellikle Fransız ordularının Napoliyi işgali sonrasında askerlerde salgın haline gelen hastalık daha sonra terhis olan askerler ve onların ilişkiye girdiği fahişeler sayesinde Avrupa'nın her yerine yayıldı. Fransızlar İtalyanları, İtalyanlar İspanyolları, Ruslar Almanları, alemi İslam tüm gavurları, hakeza hemen her millet diğer milletleri bu uğursuz hastalığı yaymakla suçladı.

Çiçek ve kızamık salgınlarında Amerika'da yüz yıl içinde 100 milyon yerlinin hayatını kaybettiği düşünülüyor. Kadim Aztek ve İnka imparatorlukları Avrupalıların silahlarından ziyade tanışık olmadıkları virüslerin saldırılarıyla ortadan kalktı. Afrikalılar inekler vasıtasıyla doğal olarak aşılandıkları için Amerikan yerlileriyle aynı sonu yaşamadılar.

Aşılar insanlık tarihinde çok acı derslerle defalarca ispatlanmıştır ki salgınlara karşı en büyük silahlarımızdır. 

SARS, MERS, domuz gribi, Corona adı ne olursa olsun büyük salgınlarda fısıltı gazeteleri devreye girer özellikle rasyonel olmayan uç düşünceli ideolojik saplantılı insanlar abuk sabuk komplo teorileri üreterek birilerini suçlar. Bu geçmişte kötü ruhlar, cadılar ve Yahudilerdi , bugün ise kapitalist sistem, büyük batılı güçler..

Ve maalesef hayatın bir gerçeği olarak geçmişte Amerika yerlilerinin çiçek ve kızamık salgınlarında kitlesel olarak ölümleri Avrupalı göçmenlere koskoca bir kıtayı bıraktığı gibi büyük salgın ve felaketler kimileri içinde kazanç ve fırsatı yanında getirir.

Bizim gibi küçük düşünen ülkelerde ise beş para etmez bir kitap best seller olur, ekranlarda kazanılan şöhretle mesleki olarak tükenmiş bir hekimin vizite ücreti 1400 lirayı bulur. Bizde çenemizi boşuna yorarız.

Şu işlerden bari turşucu ve işkembeci esnafı kazansa…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.