OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Kobayashi Maru: Oyunun Kurallarını Değiştir

Star Trek  filminde mağlubiyetin kesin olduğu, içinden çıkılamayan stresli  durumlarda gemi kaptanlarının nasıl tepki vereceğini ölçen   ‘’Kobayashi Maru’’ isimli bir gemiye saldırıyla  ilgili simulasyon testini anlatan bölüm vardır. 

Adamımız kaptan Kirk malubiyetin kesin olduğunu anlar ve oyunun  programını değiştirerek simulasyonu başarıyla tamamlar.

Kazanamayacağın  bir savaşta  oyunun kurallarını kendine göre yeniden yaz…

Aynen 17-25 aralıkta  hükümetin dört bakanı ile üç bakan çocuğunun dahil olduğu ülkenin en büyük yolsuzluk soruşturmasında  olduğu gibi.

Normal hukuk kurallarının geçerli olduğu bir ülkede  yatak odalarından kasaların, para sayma makinalarının çıktığı, bornoz ceplerinden, ayakkabı ve çukulata  kutularından taşan ve evlerde sıfırlanamayan paraların olduğu, Türkiye tarihinin en büyük yolsuzluk, rüşvet, görevi kötüye kullanma, ihaleye fesat karıştırma ve kaçakçılık  suçlarını içeren davadan kurtulmak mümkün değildir.

Dava süreci devam ederken hukuk bürokrasisi değiştirilerek dosyayı takip eden savcılar ve soruşturmayı yöneten polis müdürleri görevlerinden alındı.

 

Gerisi bildiğiniz gibi bla, bla, bla, bla

Sonrasında iktidar ve eski düşmanları yeni ittifaklar yaparak cemaati hedef tahtasına oturttu. Daha sonra öğrendik ki askeri vesayeti bitirmekle övündükleri ve siyasi nimetlerinden bolca yararlandıkları, başbakanın bizzat savcısı  olduğunu söylediği  Ergenekon ve Balyoz davaları cemaatin birer komplosuymuş. Eeee koca anayasa profesörünün dediği gibi oğlanda kızda bizim olunca böyle şeyler doğal oluyor.

Mevcut kavgalar hukuki değilde siyasi bir süreç içinde devam ettikce  olan bizim yurt dışında yerlerde sürünen itibarımıza, demokrasi ve basın özgürlüğüne, bıçak gibi kesilen dış yatırım ve turizm gelirlerine, tepe taklak olan ekonomimize oluyor.

Cemaatle mücadelede kullanılan vergi ve ekonomik denetimleri silah olarak kullanma, gazete ve televizyonlara  el koyma, şirketlere kayyum atama gibi askeri darbe dönemlerinde bile rastlanmayan hukuksuzluklar muhalif her kesim için adeta bir gözdağı niteliği taşımakta. 

Hedef sadece paralel yapıyla da sınırlı değil. Şimdiden bir çok kez havuz medyası Koç ve Doğan grubuna kayyum atanabileceğini yüksek perdeden seslendirdi.

Eğer savaş bu şekliyle devam ederse ve hükümet tarafı kazanırsa Türk tipi başkanlık sistemi adı altında yargı, yasama ve yürütmenin  tek kişiye bağlı olduğu  adı konmamış bir monarşi ve diktatörlük rejimi altında yaşayacağız.

Eğer iktidardakiler için rüzgar tersine dönerse, sınırları ve şiddeti  tespit edilemeyen devri  sabık fırtınalarının ülkeyi nerelere sürükleyebileceği mechül. Parasını ve kendini yurtdışına kaçırabilenlerin kendini kurtarabileceği, devasa yandaş firmalara kayyum atanacağı ve büyük ekonomik kayıplar yaşayacağımız günlerden bahsediyorum.

Her halükarda milletimizin çok şey kaybedeceği bir  pirus zaferi ufukta görünüyor.

Ortada sürdürülebilir bir durum olmadığı kesin.

Herkesin rakibinden nefret ettiği ve adaletten çok intikam peşinde olduğu günler yaşıyoruz.

Bu günlerde ‘’Suits’’ isimli Amerika’da bir hukuk bürosunda yaşananların anlatıldığı bir diziye fena halde taktım.

Baş rol oyuncusunun sıklıkla kullandığı ''Kafana birisi silah dayamışsa ölmek veya kaçmaktan başka yüzlerce çözüm yolu olabilir'' sözleri kafamda yankılanıp duruyor.

Dizide içinden çıkılması mümkün olmayan bir çok dava hukuki süreç tamamlanmadan davalılar arasında kazan-kazan prensibine göre karşılıklı anlaşmayla sonuçlanıyor. Herkes yırttıkları cezayı veya elde ettiği kazancı düşünüp öfkesini içine gömüyor. Suçlular mağdurlara can acıtıcı meblalar ödüyor, mağdurlar da davalarından vaz geçiyor.

Mevcut davaların hukuki bir zeminde devam ettiği fikrine sanırım kargalar bile güler.

Zeten hukuki bir süreç yaşanmıyor.

Acaba bir defaya mahsus kapalı kapılar ardında büyüklerimiz uzlaşsa, yolsuzluk ve hırsızlığa bulaşanlar, meşru iktidara darbe yapmayı planlayanlar, devlete paralel yapılanma içine girenler suçlarını itiraf etse, milletten çaldıklarını iade etmeyi kabul etse ve adı konmamış bir genel af ilan edilse   fena mı olur ?

Ne çok mu Amerikan dizisi seyrediyorum ?

Sizde haklısınız. 

Bu yazdıklarım benim resmi fikirlerim değil. Öylesine pazar günü fikir uçuşturuyorum…

Yine de içimden bir ses Büyük İskenderin Gordion düğümünü çözmesi gibi süpriz bir çözümün bizi beklediğini söylüyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.