Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Nevzat Yalçıntaş gençliğinde boks yapmış bir isim. Muhammed Ali ile tanışmak istiyor ve ilk buluşmasında Türk insanına has bir sıcaklıkla sarılıp, kucaklıyor şampiyonu.

Muhammed Ali irkiliyor. Şaşkınlıkla Nevzat Yalçıntaş’a bakmaya başlıyor. Bir an tereddüt ettikten sonra Nevzat Hocayı kucaklıyor ve ağlamaya başlıyor.

Karşımda Amerika kıtasının en güçlü adamı duruyor, ağlıyor, yaşı benden küçük,  neden bu kadar duygulandığını, niye gözlerinden böyle yaşlar döktüğünü anlayamıyorum...

Neden ağlıyorsunuz, yoksa bilmeden bir hata mı yaptım diye soruyor Nevzat hoca.

Beni kucaklayan ilk beyaz adam sizsiniz... Amerika’da beyazlar zencilerin elini bile sıkmazlar, işte bunun için ağlıyorum! 

Kunta kinte isimli diziyi benim gibi orta yaşta olanlar hatırlar. Bizim neslin kölelik  deyince aklına  bu dizi gelir.

Hani adın ne sorusuna Kunta Kinte dediği için bir sürü kırbaç yiyen genç adam… 

Milyonlarca insan sırf derileri siyah diye Afrika’daki   yurtlarından ve ailelerinden kopartılıp hayvanlar gibi zincirlere bağlanarak gemilere doldurulup  uçsuz bucaksız güney eyaletlerinde köle olarak çalıştırılmak üzere  Amerika’ya getirilmiş.

Ekonomisi başta pamuk,  mısır ve tütün olmak üzere tarıma dayalı olan güneyliler için köleler insan değil çiftlik hayvanı gibi özel mülkiyet kabul edilmiş.

Sanayileşmiş kuzey eyaletleri  ahlaki sorun olarak gördüğü köleliği kendi bölgelerinde yasaklamış ve güney eyaletlerinin zaman içinde çözülecek kendi iç ekonomik ve toplumsal problemi olduğunu düşünmüş.

Yüzyıllarca zencilerin bedava iş gücünden yararlanmışlar.

Tatlı tatlı yemenin acı sonuçları olur.

Köleliğin yeni yerleşime açılan eyaletlerde devam edip etmeyeceği  sorunu Amerika’yı kabak gibi ortadan ikiye bölmüş.

Köleliğin devamını ve yayılmasını isteyen  eyaletlerinin birlikten ayrılması  sonucu 4 yıl süren dünya tarihinin en kanlı  iç savaşı başlamış.  

Filmlerde görmüşsünüzdür. İki ordu karşı karşıya gelir ve belli bir mesafeden birbirlerine ateş açarlar. Ayakta kalanlar karşı hatta hücum ederek kılıç, yumruk kasatura ne bulduysa rakibini öldürmeye çalışır.

İşte bu savaş tarzı yüzünden devasa kayıplar yaşanmış. İç savaş geride 600 bin ölü, yüz binlerce kolsuz, bacaksız sakat bırakmış.

Savaşın asıl yıkımı güneyde olmuş. Tamamen yakılmış, yıkılmış, yağmalanmış kasabalar, açlık ve sefaletle kat be kat ödemiş güney zencilere çektirdiğini

Kölelik yıkılıp giderken bir ülke ve nesile korkunç bedeller ve nefret ateşi hala süren düşmanlıklar bırakmış. 

Kafamızı ne kadar kuma gömsek de ileride başımıza büyük iş açacak  adaletsiz, acımasız, ahlaksız bir toplum düzeni oluştu. Uzun uzun anlatmayacağım 17-25 Aralık nasıl bir adaletsiz ihale ve yandaş kollama düzeni kurulduğunu her şeyiyle gözümüze soktu. Toplumun bir kısmı devletten adalet ve şefkat göremediğini düşünüyor. Sadece kendi iktidarını düşünen siyasetçiler tarafından sürekli nefret tohumları saçılıyor. İnsanlar takım tutar gibi parti tutuyorlar. Modern köleler olarak dünyanın en yüksek vergi oranlarıyla pompa başında para yetiştirmeye çalışıyoruz iktidarın gözdesi bir avuç  müteahhitte.

Adaletsiz, hukuksuz bir ülkenin huzur bulması mümkün değildir. Adaletsizliğin  bedelini  toplum mutlaka öder. Siz ödemezseniz çocuklarınız öder.

Şehirlerde patlayan bombalar, Güneydoğuda yerini yurdunu terk eden  yüz binler  sırf yaptıkları hırsızlıklar sorgulanmasın diye yerle bir edilen güvenlik ve istihbarat teşkilatlarının zaafları sonucu oluşmadı mı?

Sırf menfaatlerimiz ve ekonomik istikrar için çalıyorlar ama çalışıyorlar dedik…

Bu da bizim neslimizin ayıbı.

Batı insan haklarına saygı duymayan, aç gözlü ırkçı kapitalistlerden çok çekti.

Doğunun sınavı hak hukuk tanımaz aç gözlü siyasal İslamcılarla...

Korkarım daha çok bedel ödeyeceğiz.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.