Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Kölelik Yolu-1

Stalin'in milyonlarca siyasi  tutukluyu (modern köle)  bedava iş gücü olarak ölümüne çalıştırdığı Sovyetler Birliği 1950'li yıllarda  dünyanın önde gelen nükleer ve askeri gücü, sanayi devi haline gelmişti. Bu geçici başarı serbest piyasa ve hür teşebbüsün yasaklandığı, ekonominin tepeden  merkezi planlamayla düzenlendiği   Komünist ekonomi modelinin 20. yüzyılın ortasında yıldızını parlatmıştı. Bazı  ekonomistler bu başarının kalıcı olacağını ve   Sovyetlerin 1980'lı yıllarda dünyanın en büyük ekonomik gücü olacağını ön görmüş fakat  Friedrich August von Hayek  gibi liberal ekonomistler serbest piyasa ekonomisini hararetle savunmaya devam etmiş,  Sovyetler birliğinin ekonomik çöküşü ve dağılmasıyla birlikte  ön görülerinin gerçekleşmesi üzerine liberal  ekonominin  popülaritesi iyice artmış,  ekonomi dalında Hayek Nobel ödülü kazanmıştır. 

Koltuğunun altında tuttuğu Hayek'in kitabını gösteren Teacher  işte biz buna inanıyoruz diyerek İngiltere'nin ekonomik dar boğazı aşmasında Hayek'in liberal ekonomik  politikalarından oldukça  yararlanmıştır. 

Asrın başında Viyanada doğan Hayek Hitler  Almanya’sının Sosyalizmden   aşırı ırkçı Nasyonel Sosyalizme kayışını  bizzat yaşayarak görmüş, özgürlükleri ortadan kaldıran  baskıcı  diktatöryal rejimlere geçişte toplumun ne gibi süreçlerden geçirildiğini ''Kölelik yolu'' isimli kitabında ayrıntılı olarak anlatmıştır. 

1944 basımı bu kitapta özgürlük nedir, güvenlik ve ekonomi uğruna feda edilebilir mi ? Totaliter sistemler neden özgürlükle çelişki içindedir sorularına cevaplar  aranmıştır. 

Genelde Hitler Almanya’sı ve Stalin Rusya’sından örnekler verilmesine rağmen   her dönem için kitaptan alınacak dersler mevcuttur.

Kitaptan bazı alıntılar yapalım:

Diktatörler, etrafında kendi baskısına boyun eğecek ve halka da baskı uygulayacak bir grup toplamak zorundadır. Bu  gruplar toplumda değerli insanlar tarafından değil,  değersiz insanlar tarafından oluşturulur.

İnsanların eğitim ve entelektüel düzeyleri arttıkça tercihleri ve görüşleri farklılaşır. Eğer tek düze bir toplum yapılmak   isteniyorsa, düşük ahlaki ve entelektüel düzeydeki  insanlar hedef alınmalı.

İnsanların çoğu düşük ahlaki standartlara sahip değildir, yalnızca toplumda değerleri birbirine çok yakın olan insanlardan oluşan gruplardan en büyüğü  düşük değerlere sahip insanlardan meydana gelir.

Yinede bu grup, liderin istediği ölçüde büyük olamayacağı için, lider aynı tür insanlardan daha fazla kişiyi kendi saflarına katmak zorunda kalacaktır. Böyle bir durumda lider, sağlam görüşleri olmayan ve propagandayla belirli hazır bir sistemi kabul edebilecek kadar aptal ve uysal olan insanların desteğini almaya çalışacaktır. 

Destekçilerini sıkı bir şekilde birbirlerine kenetlenmiş olarak tutabilmek için, lider ortak bir insan zafiyetine dayanmak zorundadır. İnsanları nefret ve kıskançlığa dayalı negatif bir program etrafında birleştirmek onları pozitif bir görev üzerinde birleştirmekten daha kolay gibi görünmektedir. “Biz” ve “onlar” arasındaki ayrım, bu nedenle, geniş kitlelerin desteğini almak için sürekli kullanılmaktadır. Düşman (Almanya’daki Yahudi gibi) içeride de olabilir, dışarıda da olabilir. İki halde de bu teknik, lidere herhangi bir pozitif programdan daha fazla bir serbesti alanı bırakır.

Sonuç olarak Hayek der ki   Toplumun entelektüel ve siyasi ahlaki değerlere sahip  kesimini kandırmak zordur. Ahlaki zaafları olan cahiller toplumda çoğunluk olmamakla birlikte en büyük gruptur. Önce bunları cebine at.  Eğer sürekli iktidarda kalmak istiyorsan bu grupta sana yetmez. İç ve dış düşmanlar üzerinden negatif propagandalarla  topluma gaz ve coşkuyu vererek bir arada tutmalısın.

Daha neler demiş neler....


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.