Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Geçen hafta Hitler Almanya'sının oluşumuna şahit olan Hayek'in 1944 basımı ''Kölelik Yolu'' isimli kitabından toplumun ne gibi süreçler sonrasında diktatöryal rejimlere geçtiğini anlatmıştık. Bu haftada aynı yazarın diktatörlüklerin özelliklerinden bahsettiği bölümlerden  bazı alıntılar yapacağım.

Diktatöryal rejimlerde bir grup ya da parti içerisinde yükselme, büyük oranda ahlak dışı şeyleri yapabilme istekliliğine dayanır.  Normal insana yaptıramayacağınız  zalimce bir çok uygulamayı  toplumun iyiliği söz konusuysa gerisi teferruattır sihirli cümlesiyle  çalışanlarınıza yaptırabilirsiniz.   Özet olarak amaç kutsalsa her türlü araç meşrudur. Bu diktatöryal rejimlerin ana motivasyonudur. Bireyler  toplumun iyiliği için önemsizleştikce totaliter rejimlerin korkunç yüzü ortaya çıkar. Diktatöryal bakış açısına göre muhalefetin  baskıyla susturulması, hile, ispiyonculuk, bireyin yaşam ve mutluluğuna tamamen kayıtsızlık  gerekli ve kaçınılmazdır. Bu nedenle totaliter devletin işleyişinde görev almak isteyenlerin kendilerine verilecek olan görevleri ifa edebilmek için her türlü ahlakî kuralı çiğnemeye hazır olmaları gereklidir. Diktatöryal devlet mekanizması içerisinde acımasız,  vicdansız ve menfaatine düşkün ahlaki zaafları olan insanlar  için özel fırsatlar vardır. Böyle  bir sistemde yöneticiler zalimce uygulamaları isteseler de istemeseler de yapmak zorundadırlar ve güce sahip olup onu kötüye kullanmak istemeyecek insanların iktidarda bulunması olasılığı, aşırı derecede iyi kalpli bir insanın kölelerin çalıştırıldığı bir çiftlikte kırbaççı olarak görev yapması olasılığı kadar düşüktür. Ahlaki değerleri hiçe sayanlar totaliter rejimlerde başarılı olurlar.

İnsanları rejimin değerlerin doğruluğu ve geçerliliği konusunda ikna etmenin en etkili yolu, onları, bu değerlerin onların kendi değerleri olduğuna, fakat daha önce tam olarak anlaşılmadığına ikna etmektir. Bu amaca hizmet eden en önemli teknik de eski kelimeleri anlamlarını değiştirerek kullanmaktır. Bazı değerleri ifade eden kelimeleri tekeliniz altına almalısınız. Özgürlük, vatanseverlik, devletin bekası v.s.

Bu alanda en çarpıtılan şey özgürlük kelimesidir. Bu kelime diktatörler tarafından diğer her yerde olduğu kadar sıklıkla kullanılır. Aslında, denilebilir ki, özgürlük her nerede yok edilmişse orada bu iş insanlara vaat edilen yeni bir tür özgürlük adına yapılmıştır. Bu özgürlük toplumun üyelerinin özgürlüğü olmayıp, yöneticilerin  toplumla diledikleri gibi oynama özgürlüğüdür. Bu özgürlükle iktidar kavramlarının karıştırılmasının en uç noktasıdır

Baskı rejimlerinde insanların çoğunluğunu hür düşünceden alıkoymak zor değildir. Fakat toplumun tam kontrolü için bu bile  yeterli değildir, eleştirel düşünceye açık azınlığın da susturulması gereklidir. Alenen yapılan eleştirilerin veya şüphe ifadelerinin bile rejime olan desteği azaltabilecekleri için susturulmaları gerekir. 

Hayek dedelerimizin yaşadığı tecrübeleri nede güzel özetlemiş. Çok şükür çağımızda artık böyle şeyler olmuyor.

İçim karardı bu konuyu daha uzatmayacağım...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.