OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Sosyal medya yıkılıyor. Artık pısırık bir şekilde köşesinde oturan Türkiye yok. Masaya yumruğunu vuran ve tarihi haklarını söke söke alan bir ülke var. 82.nci vilayet Musul, 83 Kerkük. Haritalar havada uçuyor.

Hayali cihan değer.

Oyunbozanlık yapıp keyfinizi kaçırmak istemem.

Lakin  yakın tarihten alınacak çok dersler  var..

Ekonomiyi canlandırmak için gerekirse Güney Londra’yı yıkıp tekrar inşa etmeli der  kapitalist bir yazar yarı şaka, yarı ciddi.

Tamda ABD’nin yaptığı şey.

Kendine ait olmayan şehirleri, ormanları, fabrikaları napalm ve fosfor bombalarıyla yerle bir etmek ve yenildiği savaşlardan bile ekonomisi büyüyerek çıkmak.

İnsanlık dramlarına yol açsa bile sorunları kaba güç ve silah kullanarak çözmek temel yaklaşım tarzları.

Savaş ekonomisi ve arkasındaki patolojik ruh halinden kısaca bahsedeyim izninizle.

Rahmetli Erbakan yüz bin adet tank yapacağız diye basına beyanat verdiğinde Ecevit bunun için ne teknolojimiz var, ne de o kadar paramız,  nereden çıktı bu iş diye sorar.  Rahmetli "siyasette böyle şeyler olabilir, bu bir temenniden ibarettir" diye cevaplar pişkince.

Bizim siyasette yalan üzerine kurulu hamaset her zaman geçerli akçedir.

Çevir kazı yanmasın.

İlahi Erbakan, hayallerinde sınır yok. Yüzbin tank haa… Beni güldürdün Allah’ta seni güldürsün.

Ama son zamanlarda izlediğim bir belgesel sayesinde rahmetlinin nereden esinlendiğini anladım.

ABD 2. Dünya savaşının sonuna doğru irili ufaklı 1600 silah fabirasıyla neredeyse yılda 100 bin uçak üretmiş.

Pearl Harbour sonrası kısa sürede pasifiğe 100 uçak gemisi indirmiş.

Evet rakamlarda bir yanlışlık yok.Yılda yüz bin uçak, 3 yılda yüz uçak gemisi.

2. Dünya Savaşında Almanların köşeye sıkıştırdığı Ruslara yardım olarak 400 bin kamyon, 52 bin jeep, 7 bin tank, 15 bin uçak göndermiş.

70 yıl önceki silah sanayinden bahsediyorum.

Vietnamdaki savaş boyunca bu ülkeye 12 Bin Helikopter göndermiş ve bunların 5000 adeti düşmüş.

Hakkâri’de kar nedeniyle çatısı çöken hangarda zarar gören 5 helikopterin (3’ü super kobraydı)  komutanları nasıl kara kara düşündürdüklerini hatırlıyorum.

Silah endüstrisi Kaliforniya’yı dünyanın önde gelen sanayi merkezlerinden biri haline  getirdi.  Silah tüccarlarının cebine her yıl milyarlarca dolar kanlı para girmekte ve bu işten adını duyduğunuz bütün global ABD firmaları nasiplenmekte.

Geçmişte ne kadar acımasız ve vahşi olabildiklerini defalarca ıspatladılar.

Savaşı kazanmak üzere olduğu halde hiç gerek yokken Cörçile bizde insanmıyız dedirten bir saldırganlıkla sadece sivillerin yaşadığı Dresdeni Fosfor ve napalm bombalarıyla haritadan silmiş, sırf Sovyetlere göz dağı vermek için teslim olmanın yollarını arayan Japon halkının üzerine 2 atom bombası atmışlardır

Direk veya indirek müdahalelerle Latin Amerika, Vietnam, Kamboçya, Laos gibi ülkelere tarifi imkânsız acılar yaşattılar. 2. Dünya savaşında kullandığı bombaların 3 katını Vietnamda kullanarak 3,8 milyon insanı öldürmüş, bu ülkenin tüm alt yapısı ve tropical ormanlarını bitirmiş, sebep oldukları dramlardan dolayı resmi özür bile dilememişlerdir.

Küba krizi sırasında Japonyaya atılan atom bombalarından binlerce kat güçlü Termo-nükleer bombalar taşıyan (Hidrojen bombası)  ağır bombardıman uçakları neredeyse 600 milyon insanın hayatına son verecek bir savaşı başlatmak için pist başında kalkışa hazır beklemiş,  Kore ve Vietnamda defalarca nükleer silah kullanma tehdidinde bulunmuş, eller tetikten son anda çekilmiştir.

Silahlanma yarışı Sovyetlerin iflasına yol açmış, en büyük düşmanları ortadan kalkmasına ragmen ABD yıllık 300 milyar doların üzerindeki savunma harcamalarında belirgin bir kısıntıya gitmemiş, yeni silahlar geliştirmeye devam etmiştir.

Savaş lobisi öyle etkili ve gözü karadır ki gerekirse seçimlere hile katar (Bush’un hile ile seçimi kazanması, 1945 Henry Wallece’ın başkan yardımcılığından edilmesi) savaşa gönüllü olmayan başkan veya başkan adayını bile ortadan kaldırır (Kennedy kardeşler suikastleri)

Ve adeta birisi yumurta atsa da stoktaki bombaları kullansak diye apart da bekler. Savaş bu ülkenin temel geçim kaynağıdır.

Saddam Hüseyin’in Kuvvet’i işgal etmesi için nasıl teşvik edildiği savaş sonrası Irak’ın nasıl acınası hallere düştüğü hepimizin  malumu

Amerika’da ufukta yeni bir seçim var.

Cumhuriyetçilerin adayı için Bayan Clinton nükleer silahları bu adama emanet etmek doğru değil der.  Tam bir Müslüman düşmanı, ırkçı ve saldırgan emperyalist. Sorunları savaşla çözme konusunda çok istekli.

Gelelim konumuza. Musul ve Kerkük’ü almak çok kolay sınırımızın hemen yanında zaten.

Asıl sorum şu;  Yılda kaç uçak veya tank üretebiliriz? Nükleer tehdit konusunda ne yapabiliriz?

Silahlanma yarışında sıfırı tüketen ve çöken Sovyetler birliğinin bir yetkilisinin söylediği bir sözle yazımı bitireyim; Size yapabileceğimiz en kötü şeyi yapacağız, sizi düşmansız bırakacağız.

Aklımızı kullanmazsak bu adamlara büyük iyilik yaparız…

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.