OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Ne Desem  Beyhude…

Bu günkü yazımda; Oslo’da PKK’lı muhatabına “şehirleri silah deposu haline getirdiğinizi biliyoruz” diyen MİT görevlisinden, 

“PKK bağımsız bir Kürdistan için silah kullanabilir veya PKK terör örgütü değildir” diyen iktidar partisi milletvekillerinden,

Yüzünde kocaman bir gülücükle “son terör olayları sonrasında oyumuz arttı” diyen  başbakandan,

Ankara'nın göbeğinde askeri servis otobüsü patlatılıp 28 vatandaşımız hayatını kaybettikten bir hafta sonra “Türkiye ateş çemberi içinde bir barış adası gibi” diyebilecek kadar hayattan kopuk bakanlardan, 

“Dağlar temizlendi, sıra şehirlerde” manşetini atacak kadar ahmak, haysiyetsiz, satılık kalemlerden bahsedecektim.

Ancak, gök kubbenin altında bu konuda söylenmemiş laf kalmadığını hatırladım.

Yanmış yıkılmış Güneydoğu şehirlerinden birkaç parça eşyasıyla göç edenleri görüp; “iyi oldu  Kürtlere” diyecek kadar vicdanını yitirmiş  hacı amcayı…

Ankara garındaki patlama sonrası  kan revan içinde yerde yatan kadına; “oh olsun” diyecek kadar insanlıktan nasibini almamış yaratıkları,

Her patlama sonrası yayın yasağı konup toplumun haber alma özgürlüğü elinden alınırken,  el konan medya ve tutuklanan gazeteciler hakkında “onlar da rahat dursaymış” diyecek kadar cahil  kalabalıkları,

“Paralel yapı” bahanesiyle istihbarat hafızası sıfırlanan, yurdun dört bir yanına dağıtılarak  terörle mücadele tecrübesi sıfırlanan  emniyet güçlerini,

PKK karşısında operasyon yapması engellenerek eli kolu bağlanan askerleri düşündüm.

Bağıra bağıra geliyormuş felaketler dedim kendi kendime. 

Sonra; 

Babasının getireceği oyuncağın hayalini kurarken yetim kalan bir yavrunun acısını…

Evladının üniversiteye başladığı günün hayalini kurarken morgdan cesedini teslim alan   bir annenin  ızdırabını, 

Güzelim yüzü ve saçları ateşle kavrulan ve ölünceye kadar aynalara küsen  gelinlik kızların  hüsranını, 

Gök mavisi gözlerine camlar dolan ve bir daha güneşi göremeyecek bir insanları karanlık dünyasını,

İşitme yeteneğini kaybeden ve kulağında patlama sonrası ömür boyu kalacak bir uğultuyla yaşamak zorunda kalanların dramını...

Nasıl anlatabilirim ki dedim kendi kendime.

Aylar önce Mısır’da öldürülmüş bir genç kız için kamaralar karşısında gözyaşı dökenler, yaşanan felaketler ve kaybedilen canlar için samimiyetle gözyaşı döküp öz eleştiri yapmadıkça,

Hukuk sistemimiz tekmelenen devletin aracında oluşan hasarın, vatandaşın ayaklar altında ezilen onurunun yanında  bir hiç olduğunun farkına varmadıkça,

“Çalıyorlar ama çalışıyorlar” diyecek kadar ahlak yoksunu insanlar  tövbe edip kendilerini sorgulamadıkça,

Ve her felaket karşısında ustanın yaptığı hataların bir hikmeti olduğuna inanan hipnotize olmuş kalabalıklar derin uykusundan uyanmadıkça,

Ne yazsam beyhude, ne desem anlamsız…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.