Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

En iyi savunma saldırıdır…

Böl ve yönet…

Bir yalanı yeterince uzun süre ve gürültülü söylerseniz toplum inanır…

Bunlar sadece iktidarda kalma endişesi taşıyan bir yönetimin elinde avucunda kalan tek siyaset biçimidir.

Bu  siyaset tarzını  sürdürebilmek ancak kendilerine göbekten bağlı bir medya düzeni ile olabilir.

Bağımsız ve muhalif medya ülkeyi bataklığa sürüklemiş olan iktidar için en büyük tehdittir.

O nedenle hayatta kalabilmek için bu medya gruplarını  mutlaka susturmalılar.

8 Mart tarihli yazımda bu konuya ayrıntılı olarak deyindim. Konuyu fazla uzatmayayım.

Malum yeni medya düzeninde adeta basın komiseri olarak çalışan ve her türlü hukuksuz operasyonun işaret fişeğini önceden atan sevimsiz mi sevimsiz bir arkadaş var.

Bu arkadaş Ahmet Hakan’ın iktidar çevrelerinin  tepkisini çeken  yazıları sonrasında uğradığı saldırıda adeta azmettiricilik yapmış, sonrasında   köşesinde alay edercesine  ‘’7 Haziran sürecinin PKK yanlısı yayınlar yapan ismi Ahmet Hakan Yozgat kuzusu gibi oldu. Aferin Ahmet aferin... Seni bir yerde görürsem başını okşayıp suratına da aferin Ahmet diyeceğim. Bak nasıl da uslandın ve dediğime geldin’’ diye yazmıştı.

Bu yazıda görüldüğü gibi  iktidar kendine muhalif olan herkesi PKK ve paralel yapı ile ilişkilendirip şeytanlaştırıyor ve her türlü hukuksuz operasyonlarına  bahane üretiyor.

Muhafazakâr sağ kesimin oy oranının yüzde 70’leri bulduğu bir ortamda kontrol  dışı bir MHP  tüm oyunları bozacaktır.

PKK ve Öcalan’a methiyeler düzen AKP milletvekili Mehmet Metiner’in Bahçeli’ye açıkça sahip çıkarması   durumun ne kadar iktidar açısından hayati olduğunun bir göstergesi.

Daha öncede yazılmıştı. AKP'nin  Bahçeli’nin yerinde kalmasını sağlamak için MHP'li muhaliflere   yapılacak operasyonda paralel yapı bahanesine sarılacağı  artık bir sır değil. 

Konumuza geri dönelim; Ahmet Hakan gerçekten yediği dayak  sonrası Cem Küçüğün de  takdir ettiği bir noktaya geldi mi?

Kendisinden  alenen iktidar yanlısı olması beklenmiyor zaten. O tip yazarlardan medya da bolca var.

Önemli olan eleştirilerini eskisi kadar yüksek tonda yapmasın, suya sabuna dokunmadan  Cihangir kafeleri ve  kedisi Sekter ile ilgili  yazılarla köşesini doldursun, aradaki boşluklara da iktidarın operasyonlarını haklı çıkartacak yazıları yerleştirsin.

Örneğin  Zaman gazetesine kayyum tarafından el konması hemen öncesinde Cemaatin Türkiye’ye yaptığı en büyük kötülük başlıklı bir yazıyla tam zamanında cemaati diline doladı.

Hırsızlık yaparken enselenenlerden, trafikte hız yaparken yakalananlara kadar   herkesin  paraleli suçlamasının sebebinin cemaatin bizzat kendisi olduğunu ve  bu ortamın oluşmasının  cemaat tarafından ülkeye yapılan en büyük kötülük olduğunu yazdı.

Rahmetli Mehmet Ali Birant 2010 yılında ‘’bilmem durumun farkındalar mı, ancak Gülen Cemaatini son derece ciddiye alınması gereken bir tehlike bekliyor. Komplo teorilerine hemen inanan ve gerçek olarak kabul eden Türk toplumunun gözünde bu Cemaat, gerçek boyutlarının ötesinde efsaneleşiyor, yüklenen güç aslında müthiş abartılı. Gerçekleri de yansıtmıyor, ancak öylesine bir efsaneleşme rüzgarı esmeye başladı ki, her gelişme Cemaat’e fatura ediliyor. Her şeyin altından cemaat çıkarılıyor, iktidarların sorumluluğunu bir başkasına atmak isteyecekleri her gelişme, Cemaat’ in kucağına atılacaktır. Gün gelir, rüzgar döner, bu defa Gülenci avı başlar’’  diye yazmıştı.

Ahmet Hakan da şüphesiz bu durumun farkında ve hükümete operasyonel alan açmak için objektif gazetecilik görüntüsü  altında gizlice yandaşlık yapıyor.

Eeee… Ne diyelim elinize sağlık Cemciğim.

Malınızı gerçekten iyi tanıyorsunuz. Dayaktan sonra eleman Yozgat kuzusu gibi olmuş. Nede olsa siyasal İslamcılık virüsü bulaşmış herkes sanki aynı fabrikadan çıkmış. Zoru görünce tüymek ve kendini akıllı alemi aptal zannetmek ortak özellikleri


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.