Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Siyaset cihad mıdır?

Erbakan, bir söyleşisinde siyaset değil cihad yaptığını ve hayatta olduğu sürece bu mücadelesini sürdüreceğini ifade ediyor. Savaş hileden ibarettir diyor peygamberimiz.

Siyaset cihadını toplumsal uzlaşma ve halka hizmet şeklinde değil, size oy vermeyen kesimleri teslim almak ve ezmek için   yapılan sıcak savaş olarak algılarsanız  siyasetin bir savaş dolayısıyla hile,  yani insanları kandırarak ne pahasına olursa olsun iktidarda kalma mücadelesi olduğu ortaya çıkar. Bu gün yaşadığımız bütün hukuksuzluk, yolsuzluk, hırsızlık bataklığının, terörün tekrar azmasının ve geniş muhafazakar kitlelerin bu rezillikler karşısında sessizliğinin altında bu basit formül yatmaktadır. Kol kırılır yen içinde kalır.

Tunus’ta bu tarz bir siyasetin toplumsal barışı ortadan kaldıracağını anlayan İhvan çizgisine yakın Ennahda partisi  son kongresinde siyasal İslamcılığı terk etme kararı aldı.  Raşid Gannuşi  “Tunus’ta yeni anayasayla birlikte siyasal İslam’ın varlık gerekçesi kalmadı. İmamlar siyaset yapmamalı; siyasetçiler de ahretten bahsetmemeli.” diyerek açıkladı bu kararını.

Eski bir Akit yazarı ve  siyasal İslamcı olan Levent Gültekin muhalif çizgisini cesurca devam ettiren nadir muhafazakar yazarlardan. Ülke’nin acınası duruma düşmesinde  Bülent Arınç, Abdullah Gül, Hüseyin Çelik gibi önde gelen siyasilerin  dava zarar görmesin hassasiyetlerinin,  partiyi bir arada tutma gayretlerinin ve Erdoğan’ın yaptıklarına sessiz kalmalarının büyük rol oynadığını ifade ediyor. Din Erdoğan'ın elinden alınmadığı müddetçe siyaseten mesafe kat etmek imkânsız olduğunu ifade ediyor.

Toplumun ne zamandır aşırı derecede kutuplaştığı ve birbirine karşı öfke biriktirdiği bir gerçek. Yaşanan ortamdan iktidar partisine oy veren insanlarında büyük üzüntü duydukları da bir gerçek. Özellikle sosyal medyada benimde çoğu zaman dillendirdiğim bu eleştirilere insanlar açıkça yorum yapamayıp özelden kaygı ve endişelerini benimle paylaşıyorlar. Partileri iktidarda oldukları halde savundukları gerçekleri bizim kadar korkusuzca dile getiremiyorlar. 

Bir takipçim özelden yazmış:

“Tek dert CHP, PKK, Amerika, Rusya, AB gibi Tayyip gitsin. Tayyip gitsin de gelenin senin gibilere ve Müslümanlara yaşam hakkı vereceğini mi zannediyorsun. Esas felaket o zaman gelecek. İnşallah sizin üst aklınız vatan millet ve hasseten İslam derdindedir. Ama hiç sanmıyorum. Sakın bana hırsızlıktan bahsetme…”

Belli ki muhafazakar kesimlerde bir rövanş korkusu var.

İşte iktidarda bu korkudan yaralanmak ve bunu  siyasi güce çevirmek peşinde. Bu nedenle sürekli siyasi gerilim ve tansiyonu yükseltme peşindeler.

Levent Gültekin, sözlerinin devamında: Türkiye'nin yararına olan her şey Erdoğan’ın aleyhine. Erdoğan’ın işine yarayan her şey ise Türkiye'nin aleyhine. Kendi pozisyonunu sağlama almak için, kendi seçmeni dâhil bütün ülkenin hayatını tehlikeye atıyor. Adını vermeyeyim, çok üst düzey bir bürokrat, emekliye ayrılma aşamasında Tayyip Bey'le vedalaşmaya gidiyor. Tayyip Bey o bürokrata, yapacakları ile ilgili bazı şeyler anlatınca bürokrat diyor ki ‘Bu dediklerinin yarısını yap, iç savaş çıkar bu ülkede' Tayyip Bey de “çıksın, ezer geçeriz” diye karşılık veriyor. Yani iç savaşı göze almış bir lider var.

Sonuç: Mevcut Durumdan oldukça rahatsız muhafazakar kitlelerin endişeleri yersiz değil. Lakin bu korkularla rehin alınmaları da ülkemizi uçuruma sürüklemekte. Levent Gültekin MHP’deki değişimin enkazı ortadan kaldırmada işe yaramayacağını düşünüyor. Mevcut MHP yönetiminin sarayın siyasetinin esiri olduğu bir gerçek. Bence değişim kendi içinde demokratik mücadelesini başarıyla tamamlamış MHP’den başlarsa ve MHP geniş halk kesimlerini kucaklarsa milletimiz bu endişelerin yersiz olduğunu görecektir.

Kim bilir belki esas duruşta istiklal marşı dinlermiş gibi liderini dinleyen kalabalıklarda utanıp kendine gelecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.