OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Siyasetin ‘Mario Gomez’i

Forvet hattında Alman disiplinine sahip becerikli ve hızlı bir ayak Beşiktaş'ın  yıllardır özlemini çektiği şampiyonluğu tatmasında ciddi katkıda bulundu. Verilen parayı son kuruşuna kadar hak etti.

Özellikle sporun birçok dalında olduğu  gibi  temininde sıkıntı çekilen yetişmiş elemanların yurt dışından yüksek meblağlar karşılığı getirilerek belli sektörlerde istihdam edilmesi çok mantıklı görülüyor.

Olmaz ama yinede fikir jimnastiği babından şu anda yolsuzluk ve hukuksuzluk batağına saplanmış siyasetimize farklı bir  bakış açısı ve dinamizm kazandırması için  yurt dışından sözleşme karşılığı oldukça donanımlı bir  siyasetçinin  getirildiğini düşünsek.

Benim aklıma  ilk planda  Londra’nın Pakistan kökenli  ilk Müslüman  belediye başkanı  otobüs şoförü bir baba ve ev terzisi bir annenin  8 çocuğundan 5’incisi  olan hukukçu ve siyasetçi  Sadiq Khan geldi.

 

Hem Müslüman, hem modern hem de halkın fakir kesiminden gelmiş zorluklarla mücadele etmiş ve başarılı olmuş bir siyasetçi. 

 

Direk parti başkanlığını emanet etmek çok uygun olmayabilir. Türk tipi siyasete alışıncaya kadar   liderin  yanına bir koltuk koysak  ve fikirlerinden yararlansak nasıl olur ?

Memleketteki yolsuzluk ve hukuksuzluğu görünce ilk işi yolsuzluk bataklığına el atmak olur herhalde.

 Yandaş ve yakın akraba  kayırmacılığını ortadan kaldırmak için kamu ihalelerinin daha şeffaf ve adaletli olmasını tavsiye edecek, cesur bir tavırla yolsuzluk yapan kardeşim dahi olsa kolunu keserim diye kükreyecek, sistemin şeffaflaşması adına siyasetçilerin haksız zenginleşmesinin önüne geçmek için  mal beyanında bulunulması gerektiğini önerecektir haliyle.

 Demokrasinin beşiği sayılan İngiltere’den geldiği için parti içi demokrasiye ve halkın taleplerine önem verecek, 748 delegenin oy verdiği kongre talebi karşısında tabanın isteğine kulağımızı daha fazla kapatamayız, demokrasinin gereğini yapalım diyecektir hiç şüphesiz. 

Eyvah eyvah havuz medyasının lağımlı sularında boğulması, hain ve paralel ilan edilmesi bir kaç sütunluk iş.

 Sadıq Khan İşçi Partisi içindeki yükselişini lider yalakalığıyla değil, fikirlerini cesurca savunması sayesinde elde ettiği bilinen bir siyasetçi. Yeni milletvekili olduğunda  Tony Blair ile terörle mücadele yasasının anti-demokratik maddelerinden dolayı  karşı karşıya gelmiş ve  terör şüphelilerinin doksan güne kadar gözaltında tutulmalarını öngören yasa tasarısının askıya  alınmasında  büyük gayretleri olmuş. Terör saldırılarının olduğu o günün  İngiltere’sinde  bu fikirleri savunmak hiç de kolay olmasa gerek.  Bunun bedelini  Gordon Brown İşçi Partisi’nin başına geçene kadar kenara itilerek ödemiş zaten.  

İyisi mi böyle cesur çıkışlar yapabilen bir siyasetçiyi liderlere yedirmemek için direk partinin başına geçirelim.

Bir partinin başına geçtiğinde ilk söyleyeceği sözler (veya söylemesi gereken sözler)  bireysel hakların  korunması, hukukun  üstünlüğü, basın özgürlüğü, ekonominin şeffaf  kurallarla  işletilmesi ve teşebbüs hürriyeti olacaktır.

İlk kamuoyu yoklamasında halk desteğinin yeterli olmadığını görünce yakın çevresindekilere bunun sırrı nedir diye soracak muhtemelen.

Akıllı bir danışman ona bu ülkede,  başka ülkelerde olduğu gibi, hak hukuk ve şeffaflık talebinin siyaseten  para etmediğini din, iman, vatan  sömürüsünün geçer akçe olduğunu söyleyecek ve siyasi söylemine

Minareler süngümüz, kubbeler miğferimiz şiiriyle başlamasının en akılcı yol  olacağını söyleyecektir. 

Biz kimi kandırıyoruz ağga…

Biz demokrasi değil Kleptokrasiyiz. Halkın önemli bir kısmı  yolsuzluk parasının en azından  bir kısmının geniş kesimlere dağıtılmasını iktidar için onaylıyor. Paranın nerden geldiğinin bir önemi yok. 

Bu liderler toplumu gösteren bir ayna ve toplumun önemli bir kısmı hak hukuk, demokrasi, özgürlük değil kömür, makarna, dönüm ve mazot  parası, bolca hamasi konuşmalar talep ediyor. Bu yüzden burnumuz pislikten kurtulmuyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.