Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

Siyasilerin Güç İştahını Doyuramayız

Kral Faysal’a ait olduğu iddia edilen ‘İslam dünyasında bir buçuk devlet var: Birisi Türkiye, yarımı İran’ sözü  üzerine çokta düşünmemiştim şimdiye kadar Suudi Kraliyet ailesine karşı tek sempati duyduğum olay 32 milyar dolarlık kişisel serveti, onlarca sarayı, hiç binemediği süper lüks yatları, aralarında Boeing 747’lerin de bulunduğu dev uçak filosu olan 90 yaşındaki kral Abdullah'ı yüzlerce odalı altın sarayından çıkarıp koşar adımlarla selefi inancı doğrusunda dümdüz edilen isimsiz bir mezara gömmeleriydi.

Cenaze sonrası yeni kralın kartondan yapılmış heykeline biat eden Suudi vatandaşları ve yöneticilerinin görüntüleri  Kral Faysal’ın ne demek istediğini tam anlamıyla anlatıyor.

Monarşiyle yönetilen bu ülkenin beslemek zorunda olduğu 5 bin hanedan üyesi daha var.

Disneyland'da 3 günlük eğlence için tam 15 milyon Euro harcayan prensler mi dersiniz,  600 kişilik mahiyetiyle İspanya'da geçirdiği tatil için günde 2 milyon dolar harcayanlar mı dersiniz? (Türk tipi başkanlıkla yönetilen kardeş Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan'a  şimdilik dokundurmuyorum)  Kraliyet ailesinin isminin karıştığı ve özgür basın olmadığı için ülkede kimsenin sorgulayamadığı skandal ve sansasyonel olaylar bazen uluslar arası basının dikkatini çekmekte.

Kral ve etrafındakilerin  neredeyse sonsuz sorgulanamayan güçlerinin meşruluğu nereden kaynaklanıyor?

Şeriat ve dinden mi? Tabi ki hayır.

Şeriatın suistimalinden, halkın cehaleti,  ekonomik refahın  kabul edilebilir düzeyde olmasından kaynaklanan talepsizliği ve demokrasi kültürünün olmamasından.Lakin petrol gelirlerinin suyunu çekmesi zor günlerin monarşiyi beklediğini gösteriyor.

İslam tarihi dini suistimal ederek halkının  kafasına basan ve iktidarlarını gaddarca devam ettiren yöneticilerin öyküleriyle doludur. 

Bunların yaptıkları vahşetin dinde yeri olmamasına rağmen kendilerini destekleyen din adamları bulmakta hiç zorluk çekmediler. 

Aynen Mekke'yi kuşatma altında tutup ve Kabe'yi mancınıklarla yıkan, Peygamberimizin  sahabelerine bile zulmeden, binlerce kişiyi siyasi nedenlerle katleden, kendisine biat etmeyenlere dinden çıkmış muamelesinde bulunan  İslam tarihinde halen nefretle anılan  zalim haccacın  yaptığı gibi.

İktidarlarını devam ettirmek için din adına her türlü vahşeti yaptılar 

Hayatım boyunca bütün sektörleri tetkik ettim en karlısının din ticareti olduğunu gördüm diyor  Osman Bölükbaşı. Din ticari işinin ehlini Karundan zengin, Kral ve padişahlardan güçlü yapar.

Firavuna sormuşlar sen nasıl Firavun oldun diye? Hiç itiraz eden olmadı demiş.

İtiraz etmeyen ve her şeyi kabullenen kalabalıklar Firavunların iştahını kabartır.

Dini toplum için değil daha çok güç daha çok iktidar için kullananlar toplumlarda dindarlaşma değil, dinden soğumaya, toplumsal yozlaşmaya ve ekonomik ve sosyal hayatta gerilemeye yol açarlar.

Bu gün güya kutsal davaları için zaruret hali bahanesiyle din kurallarına takla attırıp her türlü haramı helal görenler, hırsızlık, yolsuzluk yapıp  kamu ve vatandaş malına el koyanlar,  iftira ve yalan saçmak için havuz medyası besleyenler toplumun huzuru için hak ve özgürlüklerinin korunması  adına kıllarını bile kıpırdatmıyorlar. Toplum huzuru iktidar ve güç getirmiyor artık

Toplum için dini referans alan anayasa haaa. Hadi canım   kimi kandırıyorsunuz?

Dini anayasada referans olarak almadan önce çocuklarınıza dini öğretin.

Hırsızlık, yolsuzluk yapmasınlar, kumarhanelerde ömür çürütüp göbek büyütmesinler. Devlete asalak değil helalinden kazanan dürüst vatandaşlar olsunlar. Partinizde lidere yaranmak için küfre girmiş sapıkları adam edin önce.

Yaptığınız hukuksuzlukların suç olmaktan çıkması için toplumdan daha fazla güç ve yetki istiyorsunuz. Hatta toplumun boğazına sarılmış nefes almasını önlüyorsunuz.

Mutlak gücün şımarttığı insanlar sınırsız yetki peşindeler. Demokrasilerde bu yetkiyi vermiyor onlarda din kapısını zorluyor.

Yeni bir anayasa yapılacaksa daha güçlü liderlik maskesi altında diktatörlüğün yolunu açan bir anayasa değil, toplumları zalim haccacların, yezidlerin şerrinden koruyacak, toplumsal huzur ve  barış için  hak ve özgürlükleri garanti altına alacak bir anayasa yapılmalı.

Dört halife uzun yıllar önce bu dünyadan göçtü gitti ve başımıza devletin mumuyla kendi mumunu ayıracak kadar adil bir siyasinin geçme ihtimali yok. 

Artık verme değil alma zamanı...

Lütfen o bir buçuk devletin birine sahip çıkalım


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.