sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

SÖYLE BANA KEFALOS 2

2500 yıl önce yazdığı devlet isimli kitabında Eflatun Sokratesin Kefalos isimli yaşlı bir amcayla yaptığı diyalogdan alıntı yapar. Sokrates: Söyle bana Kefalos bu kadar yaşlı olmak nasıl bir şey ? Hala cinsel ihtiyaçların var mı ?

Kefalos: Tanrıya şükürler olsun ben o dönemi geride bıraktım...Artık erotik arzuya sahip değilim. Gençken bütün yaptığım buydu, her zaman aklım cinsellikteydi. Cinsellik düşünmediğim zamanlarda da para kazanıyordum. Artık her ikisinden de payımı aldım. Ömrümün gün batımını tanrılara dönerek ve onların emrettiği kurbanları vererek geçirebilirim.

2500 yıl önce yaşamış Kefalos dönemin geleneksel insanının adeta vücut bulmuş haliydi. Gençliğinde cinsel arzuların ve paranın peşinde koşan, yaşlanınca kendini ibadete veren, kötü biri olmamakla birlikte tamamıyla düz kafalı Kefalos karakterine Sokrates diyalog da çok  yer vermez ve adeta bu tipi önemsemez...

Çağımızın Kefalosları okumaz,.. 

Fazla düşünmez..,

Adaletli ve merhametli değildir... 

Mirası adil bölüşmez,...

Ticarette dürüst değildir...

Sözüne güvenilmez...

Sana zararı dokunmadıkça, verdiği kararlarla hayatını etkilemedikçe  Kefalosu çok ciddiye almaz ondan nefret etmezsin.

Binlerce yıl boyunca standart insan tipi Kefalos kendini tekrarlayıp durdu.

Gençliğinde kendisini yetiştirmemiş, paranın ve uçkurunun peşinde koşmuş, eli ayağı tutmadığı için yaşlılıkta mecburen dindar,  insan tipi...

Geçen yazımızda konumuz toplumda hızla yayılan deizm dalgasıydı ve konuya ülkemiz  özelinde yaklaşmıştım. Bu bölümde deizmin küresel boyutta sebeplerine değineceğim.

Geçtiğimiz son 2 yüzyılda bilimsel gelişmelerinde etkisiyle batı dünyasında neredeyse deizm ve ateizm patlaması yaşandı. Şüphesiz burada Darwin'in evrim teorisi ve ''Türlerin Kökeni'' isimli eseri kilometre taşlarından biri oldu.

 Bir çok kişi sonunda tanrının olmadığının bilimsel kanıtlarını da bulduk dedi.

Darwin aslında ilahiyat eğitimi almış ama botanik ve zoolojiyle son derece ilgili oldukça çalışkan ve dikkatli gözlemleri olan biriydi. Bence teorisini bütünüyle kabul etmek mümkün olmayacağı gibi tümüyle görmezden gelinemez.

Canlıların yeni ortamlara adaptasyonu, doğal seleksiyon gibi vardığı sonuçlar bugün mutasyonlar ve dış ortamın  genlerimiz üzerinde etkisi (hangi genin etkin veya çekinik kalacağını gösteren epigenetik kodlama) her kesimden bilim insanları tarafından kabul edilmektedir.

Evrim teorisi hakkında günlerce konuşup tartışılabilir....Ne söylenirse söylensin

herkes meseleye kendi kampından bakacaktır.

DNA konusunda yaptığı çalışmalarla Nobel ödülü alan Aziz Sancar ''Ben Allah'a inanıyorum. Evrim olmuş olmamış fark etmez'' derken yıllarını tekerlekli sandalyeye mahkum  derin düşünceler içinde geçirmiş  Stephen Hawking eserinde ifade ettiği her biri ortalama yüz milyon yıldız içeren, yüz milyondan fazla galaksiden oluşan, adeta dünyamızın sahilde bir kum tanesi gibi kaldığı bir çok insanda huşu hissi oluşturan şu aleme bakıp evrim için sonsuz fırsatlar görüp Tanrıya inanmadığını söyleyebiliyor.

Aslında Darwin de ''Hayatın başlangıcına ait gizem bizim tarafımızdan çözülemez, o yüzden ben kendi adıma agnostik kalmaktan memnunum'' diyerek yaradılışı tam anlamıyla reddetmemiştir.

Muhtemelen önümüzde en sağlam itikatlı insanları bile derinden sarsacak bilimsel gelişmelerin yaşanacağı (nesilleri tükenmiş hayvanların genetik çalışmalarla tekrar canlanması, anne karnında ileride olabilecek kanser, alerji, romatizma gibi hastalıklara tanı konup genetik müdahalelerin  yapılması, 3 boyutlu yazıcıdan çıkmış organların nakil için kullanılması, İnsan ömrünü belki %50 arttırabilecek tedavi yaklaşımları, neredeyse insan gibi yapay zekaya sahip robotlar vs...) bir çağ bizi bekliyor....

İnsanlar sosyal ve görsel medya üzerinden sürekli  itikatlerini sarsacak gelişmelere şahit olacak...

Ve Kefalosun devri kapanacak.

Ya içinde olacaksın çemberin ya da dışında.

O nedenle diyanet camiasına acizane bir tavsiyem olacak.

İslamiyet muhteşem filozoflar ve büyük bilim insanlar vasıtasıyla değil dürüst, adaletli, namuslu, gönül insanı alperenler, tüccarlar ve devlet adamları sayesinde yayılmıştır. Bilim insanları ve bilimle kavga  ederek değil, adaleti, sevgi ve dürüstlüğü yücelterek   bir yere varabilirsiniz.

Bilim dediğin nedir ki ? Biz daha sabah kahvaltısının önemi konusunda net bir fikir birliğine varamadık. Bilim dedik de Darwin'in şu sözlerini hatırlatmakta fayda var.

Bilim ve sanat bir kuşun kanadı gibidir. Bu iki kanadı kullanabilen toplumlar uçar ve özgür olur. Uçamayanlar ise tavuk olur. Tavuk toplum, önüne atılan bir avuç yemi gagalarken, arkadan yumurtalarının alındığının farkında bile olmaz…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.