Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Ali  KUTLU

Ali KUTLU

YUTTUĞUN İLACI UCUZ DEME TANI...

20. Yüzyılın başlarında doğan insanların çok büyük bir kısmı 50’li yaşlarda ölüyor, çok az insan 70’li yaşları görebiliyordu. Eskiden bebek ölüm oranları çok yüksekti. İshalden her yıl binlerce çocuk ölürdü. İnce hastalık (verem) adeta terör estiriyordu. Bu günün en basit ameliyatları bile yüksek ölüm riskine sahipti. Çocuk yaşta anne veya babayı kaybetmek adeta sıradandı.

Anneannemin 30’lu yaşlarda bir enfeksiyon nedeniyle kaybettiği annesine ve 40 yaşında veremden ölen babasına yaktığı ağıtlar ve genç ölümlerden duyulan acılar yarım asır geçmesine rağmen bizleri bile etkilerdi.

İnanılması güç ama Roma imparatorluğu zamanında ortalama yaşam süresinin 23 olduğu, çok az insanın 30 yaşına ulaştığı dönemler olmuş.1700’lü yılların İngiltere’sinde ortalama yaşam süreleri 35, 20. Yüzyılın başlarında ise 47 imiş. Özellikle temiz su kaynaklarının elde edilmesi, kanalizasyon sisteminin oluşturulması hijyen koşullarını dramatik olarak iyileştirip, insan ömrünün belirgin uzamasını sağlamıştır.

Osmanlı padişahlarının çoğu bu gün aylık maliyeti 10-70 lira arasında değişen (rapor çıkartabilseydi 3 aylık ilacı bedava alabilirlerdi) hipertansiyon ilaçları olmadığı için genç yaşta devletin stresini kaldıramayarak beyin kanamasından vefat etmiştir. Aralarında ikinci Mahmut ve Gülhane’nin kurucusu Abdülmecid’in olduğu dört padişah veremden ölürken (günümüzde genelde gariban hastalığı olan veremin tedavisi ücretsizdir) bunların üçü baba oğul ve torunmuş.

Eskiden şairleri 35 yaşına geldiğinde gam kasavet basar, yaşlılık psikolojisine girerlermiş. Şair dedikte 28 yaşında tifüs nedeniyle (bazı kaynaklar mide kanseri diyor) ölen şair padişah Birinci Ahmet’e ne demeli. Bu gün tedavide kullanılan ve kutusu 6 lira 72 kuruş olan kloramfenikol ve 4 lira 72 kuruş olan tetrasiklin için devleti Osmaniye’nin tüm hazineleri verilmez miydi?

Şimdi bazı hastaların ilaçların kutusundaki fiyata bakıp ilaçların etkinliği hakkında yorum yapmasına şaşırıyorum. Şair boşuna dememiş:

Yuttuğun ilacı ucuz diyerek küçümseme tanı

Düşün bu ilaç olmadığı için genç yaşta ölen atanı

Genç yaşta ölüm deyince Orhan Veliyi anmadan geçemeyeceğim. 1950 yılının bir sonbahar günü, Ankara'da karanlık bir sokakta alkollü olarak yürürken belediyenin kablo döşetmek için kazdığı bir çukura düşer ve başından hafifçe yaralanır. 2 gün sonra İstanbul'a döner ama halen başı ağrımaktadır. Bir arkadaşının evinde otururken aniden fenalaşır ve İstanbul'da Cerrahpaşa Hastanesi’ne kaldırılır. Alkol koması tanısı ile tedavi edilmeye çalışılırken 36 yaşında hayata veda eder. Kafa travmaları arasında cerrahi tedaviden en iyi sonuç alınan bir kafa içi kanamaya o günlerde tomografi olmadığı için (günümüzde dişi ağrıyana çekiliyor) tanı konamaz. 

Halim Şefik bu beklenmedik ölüm üzerine otopsi isimli şiirini yazar.

“Morgda açılınca kafatası/ Doktor beylerbeyin gördüler/İndirince ten kafesine neşteri

Doktor beyler yürek gördüler/Yürekte ne gördüler dersiniz/Yürekte memleket gördüler

Bir de dost gördüler/Ama bu işte doktor beyler/Doğrusu geç kaldılar/Çok geç kaldılar”

Evet şimdilerde en garibanımız bile geçmişte krallara nasip olmayan sağlık imkanlarına sahibiz. Ortalama yaşam süreleri gelişmiş ülkelerde 80’lere dayanmaktadır. Bu arada gençler fazla sevinmeyin yaşam süresi uzadıkça yaşlılara ait bakım giderleri de artacak ve bu maliyetleri de daha geç emekli olarak ve daha yüksek sigorta primi ödeyerek siz karşılayacaksınız. Bakıyorum keyfiniz yerine geldi, yakın bir sigara. Padişahlara fazla haksızlık olmasın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.