Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Arif  KALAFAT

Arif KALAFAT

BİT YENİĞİ

Sevgili okurlar bugün size Ordu’da yaşayan bir arkadaşımın başından geçen ilginç bir olayı yazacağım. İlginç olduğu kadar düşündürücü de olan bir ilaç firması, doktor, eczane üçgeninde geçen olayı aktaracağım. Bu işte bir bit yeniği olup olmadığına sizler karar vereceksiniz.

40 arkadaşım (ismi bende saklı) geçtiğimiz günlerde beni aradı ve başından geçen olayı anlattı. Konuyu Sağlık Bakanlığına şikayet ettiğini ancak kamuoyunun duyması adına benden bir randevu talebinde bulundu. Ben de verdim. (Bu arada Ordu’da o kadar yerel gazete varken, neden ben diye de düşünüyorum.)

Uzun lafın kısası, bir saat sonra Perşembe’deki büromda buluştuk. Ancak arkadaşım sürekli telefon trafiği yaşadığından konuya bir türlü giremedi. Tam konuyu anlatacağı sırada; “aha da Sağlık Bakanlığından arıyorlar” diyerek telefonunu tekrar açtı. Uzun bir konuşma oldu.

Arkadaşım telefonu kapatınca, hemen konuyu öğrenmek istedim. Ne oldu diye sordum ve başlattı anlatmaya; “Ben yakın bir zamanda Samsun’da mide iltihabından tedavi görmüştüm. Bununla ilgili bir ilacım vardı. Hem onu yazdırmak hem de hafif bir rahatsızlığımla ilgili Ordu’da aile hekimime gittim ve aynen şunu söyledim; hocam ben bir süre önce mide iltihabı tedavisi gördüm. Bu yüzden biraz ishalim var. Önceleri çok sık tuvalete çıkıyordum ama şu sıralar biraz azaldı. Lütfen bana mide iltihabı tedavisinde kullandığım şu ilacımla birlikte birde ishalim için bir ilaç yazar mısınız dedim. Tabi dedi ve şifre kağıdımı bana uzattı. Bende teşekkür ederek çıktım. Hemen sağlık ocağına birkaç metre ileride olan ve sürekli ilcalarımı aldığım eczaneye gittim. Şifremi verdim ve ilaçlarımı istedim. Eczacı teknisyeni (kalfası) bana tezgahın üzerine beş tane ayrı ishal ilacı ile bir tane mide iltihabı ilacını vermeye kalkınca ben itiraz ettim. Bunların hepsi ishal ilacımı. Ben bunların hepsini ne yapayım. Bana bir tane etkili olanını ver. Gerisini almak istemiyorum deyince; “olmaz o zaman, ben bu reçeteyi iptal edeyim, sen git yeniden doktora reçete yazdır.” dedi. Biraz itirazdan sonra tekrar ocağa doktorun karşısına çıktım ve eczacı kalfası ile yaşadığım durumu anlattım ama sanki doktorun tüm olanları biliyormuş gibi davranmasından şüphelenip mesafe yakın ya bir telefon trafiği yaşandığını da hissettim. Az önce çok kibar davranan aile hekimim bana çıkışarak tekrar reçete yazamayacağını, “Ben Hekimim. Her hastaya ilaç yazmak zorunda değilim. Böyle bir hakkım var.” diye yüksek sesle söyleyerek, kime şikayet edersen et diyerek beni azarladı ve dışarı çıkardı. O an kendimi aşağılanmış hissetmiştim ama hasta haklarından da haberim vardı. Hemen bir dolmuşa binerek Ordu SGK’na giderek konuyu sağlık bakanlığına şikayet ettim. Demin önce de Sağlık Bakanlığı ile yaptığım görüşmede bana;  “Doktorun her hastaya reçete yazma zorunluluğu yoktur. İsterse yazmayabilir” şeklinde cevap verildi. Şimdi ben ihtiyacımdan fazla olan, beş kalem ilacı neden almaya zorlanıyorum. Buna ödenen paraya yazık değil mi? Burada doktor, ilaç firması ve eczane ortamında bir bit yeniği yok mu?” dedi.

***

Konuşmanın ardından, kısa bir araştırma yaptım. Hemen ilçedeki eczacı ağabeyime danıştım. O da bana; “hastanın reçete üzerine kaç ilaç yazılırsa yazılsın, hepsini almak zorunda olmadığı, aynı hastalık için reçetede yazılı ilaçlardan ihtiyacı kadar olan ilacı alabileceğini, kendisine göre eczacı kalfasının davranışının yanlış olduğunu, eğer anlatılanlar doğru ise ve aynen yaşanmışsa, eczacı kalfası kendi başına reçeteyi sistem üzerinden geçersiz hale getiremeyeceğini, doktorun yazdığı hastadan aldığı şifrenin hastaya iade edileceğini söyledi. Bu işte bir gariplik olduğunu hastanın yılmadan şikâyetini devam ettirmesini söyledi.

***

Olayı yaşayan arkadaşım, daha sonra ilgili eczaneye müracaat edip şifresini veya reçetesini istemiş ama ne yaman çelişkidir ki; eczacı kalfası ben onu sana verdim demiş. İşin garibi arkadaşım eczacı kalfasının reçete şifresi yazılı kâğıdı kendisine iade etmediği için ihtiyacı olan mide iltihabı ilacını da alamamıştır.

***

Bütün bu olanlardan sonra yaşananlar, arkadaşımın aile hekimini değiştirmesine sebep olmuştur. Peki sorun çözüldü mü? (Hayır.)

Bu yaşanılanı göz önüne aldığım da; devletimizin sağlık harcamalarındaki yükünün fazlası rant uğruna ilaç reçetelerinin kabarıklığından mıdır diye düşünmekten kendimi alamıyorum.

Hastasını düşünen doktor ve eczacıları konunun dışında tutuyoruz. Yaşananlardan sonra acaba demek suç olur mu?

Ben elçiyim ve anlatıldığı gibi yazdım. Elçiye zeval olmaz diye biliyorum. Acaba bu işte bir bit yeniği var mıdır?

Arif olan anlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.