OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Malum dünyanın mevsimi değişti, EKO sistem değişti,  başka diyarlar Ege, Marmara, İç Anadolu yağmur alırken, yağmurları ile ünlü Karadeniz Bölgesinde tık yok… Akşama sabaha yağmur duasına çıkarız bekliyorum..  Yağmur yok diyorum ve ardından da çok korkuyorum.  Yağmur isterken sakın sel gelmesin diye dua ediyorum..  Şu sıralar bağ-bahçe, tarla, meyve, sebze yandı kavruldu.

        Yaşadığımız sel felaketinden sonra derelerimizde DSİ tarafından hummalı bir çalışma başlatıldı. Eski köprüleri yıktık yerine, yenilerini orta kısımlarda ayakları olmayan köprüler yapıyoruz..  Dereleri ıslah etmeye çalışıyoruz. Kacalı deresine iki, Hamidiye Molla deresine bir, Koz Ağzı deresine şimdilik bir iki olacaktı ama aldığım duyumlara göre  Pazar yeri girişindeki köprüyü yıkmayı göze alamadılar..  Çünkü dere boyundaki evlerin temelleri meydana çıkar korkusuyla orası şimdilik beklemede..  Her neyse yakın arkadaşım ve komşum coğrafya öğretmeni kardeşim bana bu derelerin tabanı ve boyu uzatılan duvarlarla ilgili bir olay anlatarak, beni uyarmaya, bu yazıyı yazmaya yönlendirdi.

        Konu aynen şöyle; İlçemizdeki Kacalı deresi ve Koz Ağzı deresine bazı ıslah çalışmaları yapıldığını yukarıda yazdım. Kacalı deresinin duvarları yaşanacak yeni bir sel felaketinden, o mahalle zarar görmesin diye bilmem kaç metreden, bilmem kaç metreye çıkarılırken tabanı da temizlendi. Bu güzel… Koz Ağzı deresinin tabanının betonla kaplı olması, arkadaşımın anlatmasına göre sorun oluşturacağa benzer. Nasıl mı?

         Coğrafya öğretmeni arkadaşım der ki, derelerin tabanlarının toprak olması lazım.  Yani yağan yağmuru akan sel sularını kapasitesi alacağı kadar emmelidir Koz Ağzı deresinin üstünün bir bölümü kapalı, yeni taşkınlara gebe.  Üstünde dükkânlar var ve mevcut eski köprünün ortasında ayağı var, ağaçların dalları suyu kesiyor.  Bu yüzden taşkın yaşanabilir, bu biliniyor…  Pekii o köprünün tabanı ne olacak, yeni köprü yapılırken tabanın betonları aşağıdan ve yukarıdan kırıldı… Arkadaşım diyor ki, gelin bu tabandaki betonları hep kaldıralım, su eskiden olduğu gibi toprak üzerinden aksın.  Sadece döşedikleri boruları arızalara müdahale edecekleri şekilde betonlasınlar.

              Aslında yetkililere ve mühendislerimize şu soruyu sormak isterim: “Derelerimizin duvarlarını yükseltmek mi daha ucuz ve sağlıklı, yoksa duvarların boylarını yükseltirken tabanını temizleyip toprak olmasını mı sağlamak daha ucuz ve sağlıklı?“ Hangisi daha zor, hangisi daha kolay?“  Ne dersiniz? Bence üstü kapalı dereler öncelikli olmak şartıyla, bütün derelerimizin tabanı toprak olmalıdır  ve periyodik olarak yığılmaları önlemek için sık sık temizlenmeli.. Ne dersiniz aynı fikirde miyiz?

          Şu hatırlatmayı da yapmadan geçemeyeceğim; bizleri yönetenler haberiniz olsun inşaatlar çok yavaş ilerliyor. Bir gezin kontrol edin, inşaatı yavaşlatanların geçerli bir sebepleri var mı,  varsa çözümü nedir?  Yoksa bu köprü inşaatlarını çantada keklik mi görüyorlar? Kim yaparsa yapsın bu inşaatlar bizim topraklarımızda ve bizim insanlarımızı ilgilendiriyor. Hamidiye mahallesi, Koz Ağzı ve Düz Mahalle, Kacalı ve Dereiçi mahallelerinde çalışmalar devam ediyor.  Kontrol için geç kalmış sayılmazsınız. Hatırlatmak benim görevim. Yazdıklarım arif olana.  Arif olan anlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.