Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Arif  KALAFAT

Arif KALAFAT

O KADAR DERT VARKEN

Ülkemde o kadar dert varken benim derdim de maç yayınları… Ne yapayım biraz bu kasvetli mevzulardan uzaklaşmak sizleri de uzaklaştırmak istedim.

Bir zamanlar meyhanelerde, kahvehanelerde maç izlemekten o kadar bunalmıştım ki, zamanın Gençlik ve Spor Bakanı Sayın Suat Kılıç’a bir mektup göndermiştim. (Cevap vermedi ama neyse)

Kendisinden şöyle bir istekte bulunmuştum; ‘Sayın bakanım özel televizyonlarda maç izlemek orta direk sporseverler için çok külfetli oluyor.  Almanya ve İspanya liglerindeki maçları devlet televizyonları ve bazı özel TV’ler ücretsiz naklen yayınlarken, kendi ülkemin takımlarının maçlarını 5-10 liraya meyhanelerde ya da kahvehanelerde izlemeye mahkûm ediliyoruz.  Siz spor bakanlığı olarak bu maç yayınlarını satın alan özel kanallara makul ve mantıklı, tüm spor severlerin evinden seyredebileceği oranda cüzi  bir ücret teklif etseniz (Örneğin; Ayda 20 lira gibi) kabul etmezlerse geri kalanını Spor Bakanlığı bütçesinden siz karşılasanız olmaz mı?” (Birçok boş mevzular için para harcandığını da hepimiz biliyoruz.)

Örtülü ödenek diye bir istekte bulundum ama beni ne aradılar, ne sordular ne de konuyu gündeme getirdiler. Belki benim mektubum ellerine hiç ulaşmadı.

Peki, benim bu fikrime katılan olur mu?

Ligler başlarken, bu isteğime Kulüpler Birliği, Federasyon Başkanı Yıldırım Demirören,  Başbakan veya Cumhurbaşkanı ne der. Acaba sesimi duyarlar mı? O meşhur kanal elini bir uzatıyor adamın kolu o kanal da kalıyor. Gözleri bizim cebimizdeki paraya dikmişler.

Aslında maç yayını bahane… Siz bu paketi beğenin, hemen size erotik yayın mı istersiniz yoksa belgesel yayını mı istersiniz teklifinde bulunurlar.

Adam orta gelirli, sporu ve futbolu seven çocukları var. Bazen derbi maçlar oluyor, çocuklar babalarını sıkıştırıyor; ‘Ne olur maçı izleyelim’ diye. Baba çocuğunu meyhaneye götürmek istemeyeceğine göre istikamet kahvehane… Orada da durum malum…

Şu anda ülkemizde hoş şeyler yaşanmıyor ama ne yazık ki hayat devam ediyor. İpe sapa gelmez TV kanallarını düzen getirecek kılıcı keskin bir bakan, bir büyük adam yok mu bu ülkede?

Sürekli diziler yayınlanıyor. Ben olsam, kanallara sabah kuşağında bir dizi öğleden sonra veya akşam kuşağın da bir dizi yayınlama izni veririm. Beş vakit diziden bıktık artık. Uyutmayın milleti.

Bu memlekette hiç mi güzel şeyler yok. Her dizide tabanca-tüfek var. Sokaklarımız zaten karışık durumda… Allah’ını seven şu işe yaramaz, ortalığa nifak tohumları eken, insanların kafasını karıştıran, onları kötü emellerine alet eden TV kanallarına bir dipçik atsın. Tuz buz olsunlar.

Bu memlekette ağaçlara, doğaya kıyanlar neden bu işe yaramaz kanalları temizleyip, onlar için de beyaz bir sayfa açmıyor.

Bunu yapmak çok mu zor? (Evet zor. Beyin ister, yürek ister, bilek ister en önemlisi vizyon ister.)

Dönelim maç yayınlarına… Desenize bu sene de yine kendi ülkemizdeki maçları ya parayla izleyeceğiz ya meyhanede ya da kahvehane de… Ne yapalım ben özetlere de razıyım. Onlar utansın.

Peki, benim bu isteğim çok mu? Güzel olamaz mı?

Denemeden bilinmez ki, belki birisi bu isteğimi dikkate alır.

Bugün de böyle oldu ama bu defa anlayana yazdım.

Arif olan anlar…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.