Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Arif  KALAFAT

Arif KALAFAT

PERŞEMBESPOR NEREYE KOŞUYOR?

Perşembe’de sporsever arkadaşlar bana soruyorlar; sezon açılalı altı hafta oldu gazetende bir tane Perşembespor haberi yok diyorlar. Nasıl yazayım, neyi yazayım?

Sezonu geç kalınmış bir vaziyette, maçlara çok kısa bir süre kala Perşembespor’la beraber açtık. Ceren Cafe Restoran’da sporculara bir yemek verildi. Başkan Remzi Sönmez, yeni teknik adam Muharrem Ciğerim’i futbolculara tanıtıyor.  Yemekte hiçbir yönetici yok ve o akşam ilk idmana çıkıyoruz. Yine ben kulüp başkanı Remzi Sönmez, Muharrem Ciğerim ve üç beş futbolcu. Saha tam bir bataklık. Gecenin karanlığında otların arasında ilk idman. Bin bir güçlükle Remzi Sönmez’in ve Muharrem Ciğerim’in kişisel çabaları ile saha çamur ve balçıktan temizleniyor. Ama sadece idman yapılabilir hale gelebiliyor. Bu arada Muharrem Ciğerim ile  arkadaşı Numan Saka ile bin bir güçlük ve yoklukla kurduğu birleşme adına kendi spor kulübü olan Vonaspor’u lav ediyor  ve hiçbir sözleşme kontrat olmadan takımın teknik direktörü oluyor. Ne bir yardımcı olanı var ne de Remzi Sönmez’den başka sahip çıkanı, ne maddi, ne manevi destek. Hiçbir şey yok. Hatta Muharrem hoca elinde olanı da hiç karşılık beklemeden Perşembespor’a harcıyor.

Gelelim kadroya ve maçlara. Kadro kısıtlı, yedek kulübesi yok denecek seviyede. Elde avuçta ne varsa, karınca kararınca önce dışarıdan gelenlere üç beş kuruş harçlıklar verilebiliyor, Yerliler her zaman olduğu gibi bizim çocuklar grubunda. Yine idmanlar aksıyor, hava şartları sıkıntı yaratıyor. Muharrem hoca ve başkan Remzi Sönmez sezona geç hazırlanan takımın iki yakasını bir araya getirmeye çalışıyorlar ve maçlar başlıyor. Rakip takımlar zımba gibi hazırlanmışlar. Fizik, kondisyon hepsi yerinde. Bizimkiler dökülüyor. İlk maçtan sonra  Muharrem hoca takımın iyi olduğunu, oynanan futbolun o kadar da kötü olmadığını, birkaç maç sonra düzelebileceği havasını takıma yaymaya çalışıyor. Maçlar devam ediyor. İdmana gelmeyenler, önceden söz verip takımdan uzaklaşanlar, sakatlıklar, mazeretinden dolayı gelemeyenler, kırmızı kartlar ve altı haftada altı mağlubiyet. Atılan gol adedi bir, son dakikalarda kaçan penaltı adedi iki, puanı sıfır. Muharrem hoca da psikoloji yerlerde,  stres hat safhada. Durumu Kötü sanki kendini meydanda çam ağacına asacak gibi. Bazen kendi kendime ben de soruyorum. Yoksa Muharrem hocayı ben mi yaktım? Vonasporu lav et, Perşembespor’la birleş diyenlerdenim. Şimdi geleceği düşününce keşke lav etmeseydi de kulübün faaliyetlerini bir sezonluğuna dondursaydı. Böyle bir hakkın olduğunu da sonradan öğrendim ve çok üzüldüm. Herhalde ileride ben de vicdan azabı çekerim diye korkularım arttı. Ama hep söylüyoruz ya herşey Perşembe için, Herşey Perşembespor için.

Neyse şu günlerde bazılarına soruyorum; takım mı kötü hoca mı kötü? Aslında cevabı biliyorum ya ben yine de soruyorum. Takım kötü, kadro kötü, derken rakiplerimiz iyi takım yapmışlar. Dengeler eşit değil, takviye şart. Küme düşeceğiz küme.

Eyyy yöneticiler..! Eyyy Perşembeli futbolseverler..!  İlçe olarak tarihimizin en zor ve en kötü durumuzu yaşıyoruz haberiniz var mı? Perşembespor’dan başarı bekleyenler bunları bilsinler. Şimdi soruyoruz. Bizler Perşembeli olarak neden hiçbir ortak paydada birleşemiyoruz? Mülki amirler, STK’lar neden bu işin içinde yoklar? Yerel yönetimler, resmi daireler nerelerdesiniz? Yoksa biz varız da onlar meydanda yok mu diyorsunuz. Bu tarafa, bize adım atmadılar mı diyorsunuz. Ben şunu biliyorum, Perşembe bölünmüştür, sahibimiz de yoktur.  Bir araya da gelemeyiz ”NOKTA”

Peki sizce neden böyle bir duygu içindeyim?  Bende mi bir arıza var? Eğer faturayı bana kesmeye çalışıyorsanız bende size şöyle diyorum; çıkın dışarı, gezin ilçeyi, anlatın benim anlattığım konuları, dinleyin birbirinizi.

Evet beyler, bu kulüp bu ilçenin hep gururu olmuştur olmaya da devam edecektir. Sahip çıksanız da çıkmasanız da ilelebet ayakta kalacaktır. Ama ben biliyorum ki bir köşede helal süt emmiş bir memleket çocuğu elbet var. Beni duyacak, bizi duyacak, bize el verecek. Ben demekten vazgeçelim, biz olalım. Bırakın ben yaptım oldu demeyi. Tek başınıza bu işleri, bu zorlukları aşamazsınız, aşamayız. Tek vücut olmalıyız. Ne olur düşmanlarımızı bize güldürmeyin. Yol yakınken birbirimize sarılalım. Bırakın boş konuşmayı. Acilen icraata geçmek lazım. Yoksa çok yüksekten düşeceğiz ve tuz buz olacağız. Bu kulüp için gecesini, gündüzünü, aile hayatını hiçe sayan atalarımıza, büyüklerimize yani amca ve ağabeylerimiz ve can kardeşlerimizin anılarına emeklerine ve gencecik çocuklarımızın hayallerine yazık olmasın. Eğer bir an önce silkinip kendimize, özümüze dönemezsek işte o zaman iş işten geçmiş olacak. Ondan sonra günaydın hepimze. Geçmiş olsun.

Arif Olan Anlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?