Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Arif  KALAFAT

Arif KALAFAT

ÜZERİMİZDE ÖLÜ TOPRAĞI VAR

Bu sözün sahibi ben değilim. Sevgili komşum Ersin Alp’in sözü.  Ben de üzerine ekleme yapıyorum.

Biz Perşembelilere, Vonalılara ilenen öyle bir ilenmiş ki (beddua etmiş ki) hiçbir alanda uzun zamandır yüzümüz gülmüyor. Şimdi bana neden bu kadar kötümsersin diyenler olacaktır.  Ben de onlara şöyle cevap vereyim o zaman; Kaç dönem geldi geçti hiçbir kimseden ilçenin yüzünü güldürecek, ilçeyi uçuracak bir proje hazırlanıp hayata geçmedi. Yedi ay oldu Ordu-Perşembe arası Akçaova Köprümüz yıkıldı, halen yapılamadı. Yine selden dolayı futbol sahamız ve kapalı spor salonumuz yerle bir oldu. Perşembespor idman yapacak yer bulamıyor,  takım küme düşmekle yüz yüze. Hala yedi ay geçmesine rağmen yer teslimi ilgili firmaya 4 Ocak tarihi itibariyle yapılmış, o da mayıs ayında nasıl olsa yüz seksen gün süresi var. Yani 2016-2017 futbol sezonu kapanmış olur takım da küme düşmüş olur.

Perşembe -Bolaman sahil yolu heyelan nedeniyle kapalı.  Sahildeki esnaf işsizlikten kan ağlıyor. Çam Burnundaki İbrahim Kurt’u bir dinleyin iş kaybı hakkında size neler anlatacak. Yedi ayda orası sürer. Kozağzı Deresi’nin kanalizasyonu yedi aydır dışarı akıyor. Seller, kaybolan insanlar, bilmediğimiz yetişemediğimiz daha neler neler yaşıyoruz. 

Bu konuları yazmadan bir okurum beni uyardı. Ben bütün bu olumsuzlukların cevabını biliyorum, hatta sen de biliyorsun. Önce bir anlam veremedim ama yine de sordum.  Peki, nedir dedim ve başladı anlatamaya. “Hani 1970 yıllarında da heyelandan dolayı Perşembe Fatsa arası kapanmıştı ya, hani Ordu’daki fındık mitinginden dolayı ve yine doksanlı yıllarda Efirli ırmağı yüzünden Ordu Perşembe arası yollar kapanmıştı ya. Tamam, bunların hepsi doğru. Peki o günlerde sizin lokantacılarınız, yeme içme yerlerinizdeki esnaflar o tarihlerde yolda kalan o aç ve susuz insanlara 1 liralık çorbayı 5 liraya,  25 kuruşluk suyu 1,5 hatta 2 liraya satmadılar mı? Bu memlekette yıllardır kaç tane sokak köpeği katledildi biliyor musun?  İşte sizin üzerinizdeki ölü toprağı bu yüzden. ilenmeler, beddualar, ahlar... Bu vahşice zehirlenip öldürülen köpeklerin, aç ve susuz insanların ilencidir, bedduasıdır.  Buradan geliyor yüzünüzün gülmemesi ve uzun bir müddet de devam edeceğe benzer.” dedi.

Peki ama o insanların hepsi öldü gitti. Öbür dünyada hesaplarını vermişlerdir herhalde diye cevap verince şöyle dedi, “Siz ilçe olarak ölmüşlerinize öldü diye çok üzülmeyin onlar öldüler ve kurtuldular. Siz hayattasınız, sizi daha neler bekliyor neler bir bilseniz. Böyle giderse köy olacaksınız köy.” Demez mi ve devam ediyor konuşmaya.  “Önce kafanızı değiştirin, sonra birlik beraberliğiniz pekiştirin, dedikodudan uzak durun,  birbirinizi çekiştirmeyin, gıybet yapmayın. Yoksa bu ah öyle kolay kolay sizi terk etmez.” Dedi.

Bu beni uyaran arkadaş sizce haklı olabilir mi? Acaba bizim ahımız, ilencimiz atalarımızdan mı geliyor, yoksa şu an hayatta olan bizler mi çok can yaktık da yüzümüz gülmüyor? Eğer bu yazıklarım size mantıklı geldiyse gelin ilçe olarak, Perşembe, Vona olarak hep birlik ve el ele olalım. Geç kalmadan, zaman kaybetmeden üzerimizdeki şu ölü toprağını atalım. Bu İlençten de, ahtan da kurtulalım. Bu yakamıza yapışan bedduanın yeteri kadar ceremesini çoktan ödedik diye düşünüyorum. Nefesi derin, soluğu kuvvetli bir ermiş bizi okusun mu ne dersiniz? Sizi bilmem ama ben bütün bu anlattıklarımdan dolayı ilçem adına vicdan azabı içindeyim. Acaba nerede hata yaptık?

Arif Olan Anlar. Saygılarımla


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.