Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Organlarınızın hepsini ya da istediğiniz herhangi bir bölümünü bağışlamak çok kolay. Tek yapmanız gereken ilgili sağlık kuruluşuna (özel ya da devlet hastanelerinin ilgili organ nakli başvuru birimi) kimliğinizle ve gerektiğinde sağlık yetkililerinin bilgi vereceği bir yakınınızın TC kimlik numarasıyla başvuru yapmanız. İşlem yaklaşık 5, 10 dakika sürüyor. Tanığa dahi gerek yok. Zira, ilgili sağlık birimlerinde zaten gönüllü tanıklar da hazır bulunduruluyor. Bu kadar kısa zamanda yapacağınız bir başvuruyla aksi halde toprak altında çürüyecek organlarınızla başka insanlara umut olabileceğinizi unutmayın. Bu iyiliği esirgemeyin. Üşenmeyin.

Son baktığım istatistiklere göre Türkiye’de yılda yaklaşık 7 bin kişi organ nakli beklerken ölüyor. Organ nakli oranlarına baktığımızda ise durum hiç iç açıcı değil. Örneğin; 2011 yılında sadece İstanbul’da gerçekleşen 215 beyin ölümünden sadece 43’ünün organları bağışlanmış.

Çoğunlukla bağışlamama sebeplerine bakıldığında yanlış dini bilgilendirme ve hurafelerin insanları etkilediğini gözlemlemiş araştırma yapanlar. Ayrıca sağlığında organ bağışı konusundaki fikirlerini paylaşmamış olanların yakınları, ölen kişi adına karar vermekte güçlük çekiyor ve organ bağışı da yapmayabiliyormuş.

Bu sebepledir ki; öncelikle bu konuda ciddi bir bilgilendirme gerektiği aşikar. Diyanet İşlerinin daha önceden yapmış olduğu kampanyaları takip etmişliğim var ama ne yazık ki yeterli bulmuyorum. Cuma vaazlarında, dini toplantılarda, eğitimlerde, din eğitimi derslerinde sürekli olarak dillendirilmesi ve organ bağışının İslami açıdan herhangi bir sakıncası bulunmadığı gibi, bir başka hayatı kurtarma yolunda örnek bir davranış olduğunun altının sık sık çizilmesi gerektiği kanaatindeyim.

Aslında beynimizi ve mantığımızı biraz kullansak, bu sorunun cevabını bulmak için kitaplar karıştırmaya dahi gerek olmadığı aşikar. Artık yaşama fonksiyonlarımızı kaybettiğimiz anda toprak altında çürüyeceğine uzuvlarımızla başka insanlara hayat kaynağı olmak neden caiz olmasın? Bunda neden sakınca olsun?

 Yine de ilgilenenlere Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu’nun 03.03.1980 tarihli 13 numaralı kararında yapmış olduğu açıklamayı bu noktada tekrar etmek faydalı olabilir. Şöyle ki; ilgili kararda nakil için aşağıda belirtilen koşullara uyulması gerektiği şu maddelerle ifade edilmiştir:

1. Zaruret halinin bulunması, yani hastanın hayatını veya hayati bir uzvunu kurtarmak için, bundan başka çaresi olmadığını, meslek ehliyet ve dürüstlüğüne güvenilen bir tabip tarafından tespit edilmesi,

2. Hastalığın bu yolla tedavi edilebileceğine tabibin zann-ı galibinin bulunması,

3. Organ veya dokusu alınan kişinin, bu işlem yapıldığı esnada ölmüş olması,

4. Toplumun huzur ve düzeninin bozulmaması bakımından organ veya dokusu alınacak kişinin sağlığında (ölmeden önce) buna izin vermiş olması veya hayatta iken aksine bir beyanı olmamak şartıyle, yakınlarının rızasının sağlanması,

5. Alınacak organ veya doku karşılığında hiçbir şekilde ücret alınmaması,

6. Tedavisi yapılacak hastanın da kendisine yapılacak bu nakle razı olması gerekir.

Bu koşullar, tıbbi olarak organ nakli için izlenen yöntemle, organ bağışı için gözetilen etik ve hukuksal hususlarla birebir örtüşmektedir.

 

Ne var ki, kanaatimce yanlış olan ülkemiz uygulamasında, organlarınızı kendi rızanızla bağışlasanız bile ne yazık ki, beyin ölümünüz gerçekleştikten sonra aile üyelerinin de oybirliğiyle bu bağışa rıza göstermeleri şart. Yani siz bağışlasanız dahi, ailenizden biri dahi kabul etmediğinde mevcut mevzuatımıza göre organ nakli yapılamıyor. Bu sebepledir ki, bağış yaptıktan sonra ailenizi bu durumdan haberdar etmeniz ve bunu bir vasiyet olarak dillendirmeniz oldukça önemli. Tanıdığım bir doktor, konuşulması durumunda yakınlarının ölen kişinin bu tasarrufuna çoğunlukla saygı duyduklarını ve ailelerinin de vasiyete uygun olarak onay verdiklerini ifade etti.

Unutmayın, sadece 5 dakika sürecek bir başvuru işlemiyle başka insanların hayatlarını kurtarabilirsiniz. Konuya ilişkin Türkiye Organ Nakli Vakfının bilgilendirmeye yönelik hazırlamış olduğu “Sık Sorulan Sorular” bölümünü de işbu yazımın sonunda alıntılamak istedim.

Unutmayalım: “Yaşamak çok güzel, yaşatmak da!...”

Türkiye Organ Nakli Vakfı

 

Sık Sorulan Sorular

Organ bağışı nedir?

Yaşayan veya ölen bir kişinin organ ve dokularının başka hastaların tedavisi için kullanılmasına izin verilmesi organ bağışıdır.

Ne zaman organlarımı bağışlayabilirim?

Burada iki durum söz konusu olabilir; Kişi hayatta iken kendi serbest iradesi ile tıbben yaşamı sona erdikten sonra organ ve dokularının ihtiyacı olan hastalar için kullanılmasına izin verebilir veya hayatta iken bu konuda bir beyanda bulunmamışsa yine tıbben yaşamı sonar erdikten sonra yakınları tarafından organ ve dokuları bağışlanabilir. Bu işlem ölüden (kadavra) canlıya organ bağışıdır. Kişi hayatta iken kendi serbest iradesi ile bir böbreğini veya karaciğerinin bir kısmını ihtiyacı olan bir hasta için bağışlayabilir. Bu işlem de canlıdan canlıya organ bağışıdır.

 

Organ bağışı için nereye başvurabilirim?

Canlı vericiden organ bağışı için alıcı adayı hasta ile bir organ nakli merkezine başvurmanız yeterlidir. Öldükten sonra kullanılmak üzere organlarınızı bağışlamak için büyük hastanelerin organ bağış ünitelerine ya da Türkiye Organ Nakli Vakfına başvurabilirsiniz. Burada iki tanık huzurunda bu isteğinizi beyan ederek imzalayacağınız organ bağış formu ile size bir organ bağış kartı verilecektir. Bu konuda ailenizi de bilgilendirmek daha sonradan çıkacak karışıklıkları önlemek açısından faydalı olacaktır. Dilediğiniz zaman organ bağış ünitesi olan bir hastaneye başvurup organ bağış kartınızı iptal ettirebilirsiniz.

Organ bağışı için yaş sınırı var mıdır?

Organ nakli yasasına göre canlıdan canlıya organ bağışında 18 yaş altındaki kişilerden organ alınmaz. Ancak, kadavradan yapılan bağışlarda yaş sınırı yoktur. Ölen bir yenidoğan bebeğin bağışlanan organları kullanılacağı gibi doksanlı yaşlardaki bir vericinin de organları kullanılabilir.

Ölen bir kişinin organları alınırken vücut bütünlüğü bozulur mu?

Yaygın inanışın tam tersine ölen bir kişinin bağışlanan organlarının başka hastaların tedavisinde kullanılabilmesi için organ çıkarım ameliyatının normal ameliyathane koşullarında ve normal ameliyat tekniklerine göre göre yapılması gereklidir. Tıpkı canlı bir insana ameliyat yapıyormuş gibi multidisipliner bir yaklaşım ile işlem yapılır. Eğer karın içi organlar çıkarılacaksa göbek üstü ve altı bir orta hat kesisi ile kalp ve akciğerler çıkarılacak ise göğüs kafesi ön duvarından yapılacak bir orta hat kesisi ile organlar çıkarılır. Yine normal ameliyat teknikleri ile gayet özentili bir şekilde cilt kapatılarak cesede bir saygı içerisinde temizliği yapılarak morga gönderilir. Görüldüğü gibi burada cesedin parçalanması veya vücut bütünlüğünün bozulması gibi bir durum söz konusu değildir.

Organ bağış kartı taşırsam bir gün ölmeden organlarım alınır mı?

Organ bağış kartı taşıyan bir kişi, hayatının herhangi bir döneminde ağır bir sağlık durumu nedeniyle acil servise getirilirse acil hastaya yaklaşım prosedürleri gereği öncelik ağır hastaya verileceğinden tüm imkanlar seferber edilecektir. Genel durumu çok kötü bir hastanın üzerinden organ bağış kartı çıktı diye göz ardı edilmesi durumunda beyin ölümü gelişse bile iyi bakılmadığından dolayı organları kullanılamayacak durumda olacaktır. Dolayısıyla üzerinden organ bağış kartı çıksın veya çıkmasın en ağır hasta en öncelikli hastadır. Milyonda bir yaşam şansı bile olsa bu öncelikten dolayı hasta yaşam şansını kullanır, aksi halde bu iyi bakıma rağmen beyin ölümü gelişmişse zarar görmemiş organlarının başka hastaların tedavisinde kullanılma ihtimali olur.

 

Öldükten sonra kullanılmak üzere bağışladığım organlarım satılır mı?

2238 Sayılı organ nakli yasasına göre organların satılması yasaktır ve cezai müeyyide gerektirir. Ölen kişilerin bağışlanan organları Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Sistemi içerisinde belli bir dağıtım düzenine göre paylaştırılmaktadır. Sistem açık ve çok kontrollü bir şekilde çalıştığından bağışlanan organların herhangi bir ticari döngüye girmesi mümkün değildir.

Bağışladığım organlar adaletli bir şekilde ihtiyacı olanlara nakledilir mi?

Ölen kişilerin kişilerin bağışlanan organları Sağlık Bakanlığı Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Sistemi içerisinde akademisyenlerden oluşan bilimsel danışma komisyonlarının belirlediği kurallar ve prensipler çerçevesinde organ nakli merkezlerine ve hastalara tahsis edilmektedir. Irk, din, dil, cinsiyet ve statü farkı gözetmeksizin kurallar katı bir şekilde uygulanarak organlar en uygun hastalara adalet ve şeffaflık ilkeleri çerçevesinde nakledilmektedir.

Kaynak: http://www.tonv.org.tr/tr/coklu-sayfa/organ-bagisi/4

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.