Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

ÇOĞUNLUĞUN DİKTATÖRLÜĞÜ VE NEFRET SUÇLARI ÜZERİNE…

Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir habere göre, dünyaca ünlü İngiliz fizikçi Stephen  Hawking, ABD’de cumhuriyetçilerin başkan adayı Donald Trump ile ilgili olarak: “Kainatın işleyişini anladım ancak Donald Trump'ın popülaritesini anlayamadım” demiş. Müslüman ve göçmenlere yönelik ayrımcı açıklamalarıyla bilinen Trump’ı ve kendisini cumhuriyetçilerin başkan adayı yapacak popülaritesini düşününce Hawking’in bu açıklaması ve siteminde haklı olduğunu düşünüyorum. Ne yazık ki, bizde de durum pek farklı değil. Ayrımcılık ve nefret suçlarına ilişkin 2014 yılında Türk Ceza Kanunumuzda yapılan düzenlemeye rağmen halen nefret suçlarının gerçek anlamda yaptırıma bağlandığını ve toplumda bu suç türüyle mücadele bilincinin yerleştiğini söylemek mümkün değil. Zira 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 122. maddesinde 2014 yılında yapılan değişiklikle birlikte madde içeriği:

" Dil, ırk, milliyet, renk, cinsiyet, engellilik, siyasi düşünce, felsefi inanç, din veya mezhep farklılığından kaynaklanan nefret nedeniyle;

a) Bir kişiye kamuya arz edilmiş olan bir taşınır veya taşınmaz malın satılmasını, devrini veya kiraya verilmesini;

    b) Bir kişinin kamuya arz edilmiş belli bir hizmetten yararlanmasını;

    c) Bir kişinin işe alınmasını;

    d) Bir kişinin olağan bir ekonomik etkinlikte bulunmasını,

Engelleyen kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenlenmiştir. Eski halinden farklı olarak ilgili maddede hapis cezası artırılmış ve “ayırım yaparak” yerine “nefret nedeniyle” terimi kullanılmıştır. Ne var ki, söz konusu bu düzenleme bile (nefret suçlarıyla mücadelede olumlu bir adım olarak düşünülse dahi)  yeterli değildir. Zira madde metninde hangi hareketlerin nefret suçu sayılacağına ilişkin bir sınırlandırma yapılmıştır. Oysa ki, nefret suçları ile kişiler arasında vuku bulan her türlü ayrımcılığın yaptırıma bağlanmasıyla ancak gerçek anlamda mücadele edilebileceğini düşünüyorum. Bu hususun, toplumumuzda farklı olana gösterilmeyen tahammül düşünüldüğünde daha da büyük önem arz ettiği aşikar. Bu noktada, toplumumuzda maalesef ki dilimize yerleşmiş ve bir takım mezhepleri, cinsel yönelimleri ve ırkları aşağılayan sözcükleri kullanmanın da kesin olarak yaptırıma bağlanması gerektiği kanaatindeyim. Ve tabi ceza mekanizmasını etkin kılmadan önce toplumda bu ve bunun gibi ırkçılık, nefret suçu söylemlerinin vuku bulduğu anda gösterilecek refleks bilincinin de yerleşmesi, bir ülkenin çağdaşlaşması bakımından oldukça önemli ve gereklidir. Zira, “Osmanlı’da herkes barış ve birlik içinde yaşıyordu” deyip, farklı renk ve kimlikteki insanların bir arada yaşama kültüründen övünenlerin dahi, ne yazık ki, gündelik hayatlarında “Çingene” kelimesini kullanabildiğini, trans, eşcinsel vb farklı cinsel kimlikteki bireyleri işyerinde çalıştırmadığını görüyoruz. Unutmayalım, asıl olan çoğulcu demokrasi anlayışıdır. Diğer bir deyişle, çoğunluğun mutlak hakimiyetini reddeden, azınlıktakilerin siyasal ve kültürel haklarının kabul edilmesi gerektiğini ve azınlığın da bir gün çoğunluk olabilme hakkının verilmesini savunan bir demokrasi anlayışını benimsemek ve bunun da toplumda inşasını sağlamak en önemli amaçlarımızdan biri olmalıdır. Nitekim ünlü filozof John Stuart Mill’in de söylediği gibi:

 “Halkın iradesi, pratik hayatta halkın en aktif olan veya sayıca en fazla olan kısmının iradesi anlamına gelmektedir. Böyle olduğu için halkın… iktidarı elinde bulunduran kesimi, diğer kesim üzerinde baskı uygulayabilir” görüşü Avrupa’da bazı kesimlere hoş geldiği için yerleşip kalmıştır, ancak günümüzde “ ‘çoğunluğun diktatörlüğü’ konusu, toplumun korunmaya hazır olmasını gerektiren en önemli kötülükler arasında yer almıştır”. Çoğunluğun diktatörlüğü, “siyasal zorbalıkların çoğundan daha korkunç bir toplumsal zorbalık” türüdür; çünkü “toplumsal zorbalık, hayatın ayrıntılarına daha derin biçimde nüfuz ederek, bizzat bireysel ruhun kendisini esaret altına alır ve böylece bireye daha az kurtuluş yolu bırakır.”


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.