TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Geçtiğimiz günlerde Hrant Dink’in katili OGÜN SAMAST’la yakalandıktan sonra oldukça samimi sohbet görüntüleri  ortaya çıkan, katilin sırtını sıvazlayan, eline poster ve bayrak iliştiren iki polis hakkında FETÖ üyesi oldukları iddiasıyla açığa alındıkları yönünde  haberler yayımlanmıştı biliyorsunuz. Peki bu polislerin görevlerini yapmadıkları gibi suçu ve suçluyu övmeleri hasebiyle TCK 215. maddeyi ihlal ettiklerini yeni mi öğrendik? Hayır. Zira, katilin eline Türk bayrağı verip görüntülerini kaydedenler ve bu görüntüleri meziyetmiş gibi yayınlayanlar, bunu zaten Dink’in katledilmesinden hemen sonra yapmışlardı ve biz de bu namussuzluğa daha o zaman tanık olmuştuk. Peki bu polislerin açığa alınması için FETÖ’cü olduklarını tespit etmek mi gerekiyordu sizce? Kanaatim öyle olmaması gerektiği yönünde. 

Çünkü TCK 215. Maddesi çok açık:

 “Suçu ve suçluyu övme

  1. İşlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen öven kimse, bu nedenle kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması hâlinde, iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.”

Ne var ki, bırakın cezalandırılmalarını bu iki polis ne yazık ki, Dink cinayeti sonrası süreçte terfi almak suretiyle meslek hayatlarına devam ettirilmiştir.

Radikal Gazetesi'nden İsmail Saymaz'ın haberine göre; fotoğrafın ortaya çıkması üzerine Yakup Kurtaran ve bir grup polis görevlisi 5 Şubat 2007’de açığa alındı. Polis müfettişleri, yaptıkları araştırma sonunda, Kurtaran için 16 aylık kıdem durdurma cezası verilmesini önerdi. Buna karşın 1 gün maaş kesim cezası verildi. Kurtaran bu cezayı Samsun 1. İdare Mahkemesi’ne götürüp iptal ettirdi. 

Hakkında dava açılmasına gerek duyulmayan Kurtaran, önce Amasya’ya, kısa bir süre sonra da Malatya’ya Trafik Tescil Şube Müdürlüğü’ne atandı. Kurtaran, daha sonra da pasaport işlerinden sorumlu oldu. O resmi çektirdiği dönemde dördüncü sınıf komiser olan Kurtaran, beş yılın ardından ikinci sınıfa terfi etti ve bu yıl da Malatya Emniyet Müdür Yardımcılığı’na getirildi. Ogün Samast ile birlikte resim çektirmek için birbirleriyle yarışan kamu görevlileri beraat edip terfi alırken bu görüntüleri basına veren, kimliği belirsiz kişi veya kişiler hakkında, ‘fotoğraf ve kamera görüntülerinin görsel ve yazılı basında yer alması suretiyle soruşturmanın gizliliğini ihlal’ iddiasıyla halen 2007/9251 numaralı bir soruşturma dosyasının bulunduğu da ortaya çıktı. 

Öte yandan, “Bayrak Davası”na ilişkin iki polis hakkında dava açıldığı, onların da beraat ettiği haberde yer alan diğer bilgiler arasındaydı.

Şimdi sormak gerekiyor. Suçu ve suçluyu engellemesi için devletten maaş alan bu polislerin(!) görevlerini yapmadıkları gibi, TCK 215. maddeyi açıkça ihlal ettiklerini anlamak için 15 Temmuz sonrasını mı beklememiz gerekirdi? Yoksa görüntüler ortaya çıktığı an itibariyle bu polislerin açığa alınmaları ve haklarında idari ve cezai bir soruşturma yapılması mı gerekirdi? Ben ikincisinden yanayım.

Zira, aydınların ölümünden sorumlu olanları ve bu katli meziyet gösteren kamu görevlilerini(!) ortaya çıkarmak, yargılamak ve hak ettikleri cezayı vermek devletin namus borcudur. Keşke FETÖ’cü oldukları ortaya çıkmadan önce bu polisler hakkında bir işlem yapıldığını duymuş olsaydık. Unutmayalım, hukuk her zaman hepimize lazımdır. Geciken adalet de, adalet değildir. FETÖ veya başka bir illegal yapılanma her ne olursa olsun haksızlıklara, hukuksuzluklara zamanında karşı çıkmak devletin görevidir. Ancak bu süreçte gördüğümüz kadarıyla hem ilgili kamu kurumları, hem de yetkililer bu hukuksuzluğa ses çıkarmadıkları gibi; destek de olmuşlardır. Temennim, tekrar etmemesi ve Dink cinayetinin arka planındaki diğer faillerin (geç kalınmış da olsa) ortaya çıkarılması yönündedir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.