TOP 5 HABER
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı

Bildiğiniz üzere, kaç gündür 4 yaşındaki Irmak’ı istismar edip öldüren Himmet Aktürk haberlerini okuyoruz dehşete kapılarak.  Himmet Aktürk’ün bir pedofil olduğu aşikâr. Biliyorsunuz pedofili; “yetişkin bireyler tarafından, karar verme yeterliliği ve olgunluğu bulunmayan ergenlik öncesi kız veya erkek çocuklarına dönük cinsel eğilim duyma” anlamına geliyor. Uzmanlara göre, sağlıklı bir ruhun bu eğilime sahip olması mümkün değil. Diğer bir deyişle, pedofili esasında bir hastalık. Ancak, tedavisi oldukça zor bir hastalık. Uzmanların dediğine göre; hastalar duygularını bastırmayı öğrenebiliyorsa da; fırsatını bulduklarında aynı suçu işleme olasılıkları oldukça yüksek.

Bir başka açıdan ise; pedofili hastalık olmakla birlikte; birçok hukuk sisteminde sanık lehine cezai indirimin uygulanmadığı ağır bir suç olarak da tanımlanabilir.

Elbette pedofilinin bir hastalık olduğunu zikretmek; bu insanların veya bu olay özelinde Himmet Aktürk’ün yaptığını meşru kılmayı veya normalleştirmeyi gerektirmiyor. 4 yaşında bir çocuğun başına gelenleri düşünen her insanın haklı bir öfkeye kapılarak; Himmet Aktürk’ün bu süreçte nasıl cezalandırılması gerektiğini tartışması; tartışırken de aynı şiddet dilini kullanması bir noktaya kadar anlaşılır. Ancak esas meseleyi kaçırdığımızı düşünüyorum. Şöyle ki;

Himmet iddialarına göre; küçüklüğünden bu yana babasının sistematik işkencesine maruz bırakılmış. Sevgisizlik, açlık, sefalet görmüş. Yaşadığı çocukluk travmaları üzerine doğru yönde inşa edemediği bir karakter yapısın sahip. Kadınlardan ilgi göremediğinden şikayetçi. Fiziksel görünümünden rahatsız. Polisin dayağından, kapalı ortamda kalmaktan korkması, kuvvetle muhtemel babasının sistematik işkencesi ve Himmet’i odaya kilitlemesinden kaynaklı. Bu tahlilleri, elbette ben yapmadım. Araştırdığımda, çeşitli psikolog ve uzmanın tahlillerinin bu doğrultuda olduğunu gözlemledim. Şimdi soruları derinleştirelim…

Çocukluğu travmalarla geçen her birey bu kötülüğü yapıyor mu? Elbette yapmıyor. Ama bu araştırmalara baktığınızda çok küçük bir yüzdeyi oluşturuyor. Her bebek temiz doğar biliyorsunuz. Onu yetiştiren ellerde sevgiyle, ilgiyle büyütüldüğünde doğruyu ve yanlışı ayırt edebilecek, iyi insan olma yolunda ilerleyecek; işkencelerle, tacizlerle, sevgisizlikle büyüyenler ise Himmet’te olduğu gibi dehşet verici suçlar işleyen, toplumdan uzaklaştırılması gereken bir bireye dönüşecek, dönüştürülecektir.

Benim gelmek istediğim esas mesele de işte tam burası. Bu süreçte Himmet’in nasıl öldürülmesi gerektiği, içerde diğer mahkûmlar tarafından hangi yöntemlerle ne şekilde infaz edilmesi gerektiği yönünde (aslında Himmet’in uyguladığı şiddetin bir diğer biçimiyle, bir şiddet paradoksu içerisinde) önerilerde bulunan, temennilerde bulunanların yanlış yere yoğunlaştığını düşünüyorum. Zira burada tartışılması gereken; masum bir bebekten vahşice suçlar işleyen bir bireye Himmet’in nasıl dönüştüğü, dönüştürüldüğü.

Sokakta hemen hemen gördüğü her kadına laf atanları, bakışlarıyla taciz edenleri; oğullarının çapkınlıklarıyla(!) övünen anne-babaları; tecavüze uğrayan her kadının aslında tecavüz edeni tahrik ettiğini savunanları, belki de evlerinde şiddet uygulayan ebeveynleri Himmet’in içeride ne şekilde öldürülmesi gerektiği yönünde temennide bulunurken görmek bana toplumsal ikiyüzlülüğümüzü hatırlatıyor.

Himmet’in toplumdan uzaklaştırılması ve hatta tüm pedofillerin cezalarını çektikten sonra dahi gözetim altına alınması; ABD’de olduğu gibi yaşadığı çevre insanlarına pedofil bireye karşı çocuklarını korumaları yönünde uyarı mesajları gitmesi gerekliliğini sonuna kadar savunuyorum. Ama şu aşamada; Himmet’in içeride aynı kötülüğe maruz kalarak öldürülmesi intikam duygularınızı tatmin etmek dışında ne işe yarayacak? Toplum olarak Himmet gibileri çocukken koruyamayan bizlerin, devletin hiç mi kabahati yok?

Unutmayın, Himmet’e aynı kötülüğü dilemek, Himmetten sizi farklı kılan özelliklerinizi kaybetmenize sebep olur. Bu sebepledir ki, bu saatten sonra Himmet’in toplumdan uzaklaştırılması ve yeni Himmetlerin ortaya çıkmasını engelleyecek çözümler üzerinde tartışılması bizi en doğru sonuca götürür kanaatindeyim.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.