Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

BAĞIMSIZ EV TEMİN ETMEYEN KOCA KUSURLU!

Ülkemizde gerçekleşen boşanmaların en yaygın sebeplerinden biri taraf ailelerinin çiftlere müdahalesidir. Bunun da en önemli yansıması kocanın eşine bağımsız ev temin etmeyip; çiftlerin ailelerle birlikte aynı evde ikamet etmesi şeklinde ortaya çıkıyor. Bu noktada söylemem gerekir ki; Yargıtay içtihatlarına göre ekonomik durumu ne olursa olsun kocanın karısına bağımsız ev temin etmemesi, kadın açısından bir boşanma sebebi. Diğer bir deyişle, karısına bağımsız bir ev temin etmeyen koca boşanma davasında kusurlu görülüyor ve hakim bu sebebe dayanarak tarafların boşanmalarına karar verebiliyor.

Tahmin edersiniz, ülkemizdeki gibi ataerkil toplumlarda (istisnaları olmakla beraber) genellikle kadınlar kocalarının aileleriyle birlikte yaşamak durumunda kalıyorlar. Bu noktada kadınların birlikte yaşamaya onayları varsa ve bu durumdan dolayı herhangi bir rahatsızlıkları yoksa ne ala. Ancak kişisel mesleki tecrübeme ve bu zamana kadar karşılaştığım boşanma davalarına göre söyleyebilirim ki; çiftlerin ailelerle birlikte yaşaması çoğunlukla evliliği olumsuz etkiliyor. Bunun sebepleri çok çeşitli. Ama en önemli sebepleri olarak; ailelerin çiftlerin mahremiyetlerine saygı duymaması, çiftlerin aralarındaki anlaşmazlıklarda kendi çocukları lehine taraf olmaları ve çiftlere sürekli olarak müdahale etmelerini göstermek mümkün.

Şunun altını çizmekte fayda var. Ailenin birliği, beraberliği ayrı; bağımsız ev temini ayrı mevzulardır. Kadın veya kocanın bağımsız ev talebi asla ve asla ailenin birliğinin ve bütünlüğünün bozulması, aile büyüklerine saygısızlık gibi sığ bir anlayış üzerinden haksız görülemez.

Kadın haklarıyla ilgili bir toplantıda konu eşin bağımsız ev temin etme görevinden açılınca, üst düzey bir memur, bu talebi vicdansız ve şımarıkça bir talep olarak değerlendirmişti. Bunun sebebini sorduğumuzda, çoğu ailenin önceden çiftlerle birlikte yaşadığını ve bu durumun her zaman çiftlerin evliliğini, ailelerin birlik ve beraberliğini olumlu etkilediğinden bahsetmişti. Buna karşın toplantıya katılan tüm avukat, hakim ve savcılar pratik tecrübelerimize de dayanarak bu görüşü eleştirmiştik. Çünkü bu görüşü destekleyenlerin çoğunlukla erkek olmaları tesadüf değil. Kusura bakmayın ama, karısının ailesiyle birlikte yaşamak durumunda kalmadıkça hiçbir erkeğin bu mevzudaki görüşünü objektif bulmam mümkün değil=)

 Kaldı ki, önceden insanların çekirdek değil de, kalabalık aile olarak aynı evde ikamet etmelerinde çiftlerin (özellikle de kadınların) rızaları değil; mecburiyetleri söz konusudur. Bu nedenle, aman konuya ailelerin birliği, bütünlüğü ve büyüklere hürmet çerçevesinde değerlendirmeyin. Zira, ailelerin huzuru, mutluluğu, birliği ve ilişkilerinin iyi olması için aynı evde yaşamak mecburi değil. Tam tersine, uygulamada öncelikli bir avukat olarak gördüğüm kadarıyla aynı evde yaşayan çiftlerin evlilikleri çok daha sıkıntılı olduğundan; bu durum öncelikli olarak korunması gereken çekirdek ailenin birliğini ve bütünlüğünü olumsuz etkiliyor.

Buna ilaveten, aynı evde yaşamayı kocanın maddi imkanlarının el vermemesiyle açıklayanlara da bu noktada katılmıyorum. Zira, evlilik bir sorumluluk gerektiriyor. İnsanların, bağımsız ev temin edecek ekonomik yeterliliğe sahip olana kadar evlenmesi de şart değil. Pratik tecrübeme dayanarak söylüyorum ki, bağımsız ev temininden kastım genellikle iki göz oda da olsa, ayrı bir ev. Karşılaştığım çoğu kadının beklentisi bu. İki göz odadan da ibaret olsa ayrı evde ikamet etmek istiyorlar. Kanaatimce bu taleplerinde asla da haksız değiller.

Bu sebeple konuyu çiftlerin sözde bencillikleri veya sözde şımarıklıklarıyla açıklamak doğru değil. Tam tersine, bu bakış açısını taşıyan kişilerin bencil olduğu sonucuna varmak çok daha mümkün.

Zira, ülkemizde birlikte yaşayan ailelerin durumuna baktığımızda çoğu ekonomik sebeplerle buna mecbur kalıyor. Daha önceden de bahsettiğim gibi, eşlerin bu duruma rızaları varsa zaten söylenecek bir şey yok.  

Ama özellikle altını çizmek istediğim husus, aynı evde birlikte yaşamak hususunda diğer eşin rızasını almak mecburi. Bu hukuki bir mecburiyet olduğu kadar, hayatlarına ve tercihlerine birlikte karar vermeleri beklenen çiftler açısından ahlaki de bir mecburiyettir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.