Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

DEVLETİN ÖDENEĞİ NASIL BİTER?!

Geçtiğimiz günlerde basına yansıdı, malumunuz. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün büyük bir ekonomik krize girdiği ve tasarruf tedbirleri kararı aldığı ortaya çıktı. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Selman Ada, tüm il müdürlüklerine ödenek kullanımında elektrik, su, doğalgaz, telefon, internet, temizlik hizmet alımı gibi zorunlu giderler dışında harcama yapmamaları, yılsonuna kadar yeni eser konulmaması, yeni turne yapılmaması talimatını verdi. Kriz festival programlarına da yansıdı. Ada, 8. Uluslararası İstanbul Opera Festivali’nde ‘La Boheme’ ve ‘Aida’ adlı eserlerin programdan çıkarıldığını duyururken, tasarruf amaçlı olarak müdürlükler arasında bale dersi vermek üzere personel görevlendirilmemesi uyarısında da bulundu.

Daha yakın zamanda da İstanbul Büyükşehir Belediyesinin Kadın Voleybol Takımının da aynı şekilde mali yetersizlikler sebebiyle kapatıldığını duyurmuştu yetkililer. Oysa takım oyuncuları ve ailelerinin iddiası çok daha vahim. Takımın kapatılmasına gerekçe aslında kadın oyuncuların giydikleri kıyafet; yani taytmış.

Aynı zihniyetin burada da tezahür etmesinden duyduğum endişeyi sizinle paylaşmak istiyorum. Zira bazı sanat ve özellikle de kadın düşmanları, bale yapan dansçıların kostümlerinden ve kadın dansçıların erkek dansçılarla bir arada dans etmelerinden müthiş rahatsızlık duyuyor! Rahatsız olmakla da kalmayıp; (hadlerine olmadığı halde) tüm dünyada çağlar boyu var olan bir kültürü “Batı özentiliği” kisvesi altında kötülemekten de geri durmuyorlar.

Sanki ellerinde tuttukları akıllı telefonların, altlarındaki son model arabaların, üzerlerindeki şık ve pahalı kıyafetlerin, hasta olunca kullandıkları ilaçların Batı icadı olduğunu bilmiyorlarmış gibi.

Sanki ülkemiz vatandaşlarını ve gençlerini türlü “yobaz” gerekçelerle çeşitli sanat ve spor kollarından uzak tutarken; bir diğer yandan da kendi çocuklarını (hep ahlaksızlığıyla dem vurdukları) Avrupa’ya ya da Amerika’ya eğitim almaları için göndermiyorlarmış gibi.

Neden bu ikiyüzlülük? Ben sebebini söyleyeyim. Sanat çok güzel olduğu gibi; gerici zihniyetlerin bakış açısıyla oldukça tehlikelidir. Çünkü genç dimağları geliştirir, ufuklarını açar. Özellikle de siyasilerin ihtiyaç duydukları “biat kültürü”nü engeller. İnsanlarda sorgulama ve düşünme kültürünü geliştirir. E tabi, bu bir toplumun gelişmesine, aydınlanmasına sebebiyet verir ki; bazıları bunu hiç ama hiç tasvip etmez. Buna da gerekçe olarak “din” ve “Türk kültürü, örf ve adetleri” gösterilir.

Peki madem bu kadar ahlakımıza düşkünüz; madem bu kadar örfümüze, adetimize bağlıyız, neden Türkiye ensest ilişkilerde, kadın cinayetlerinde, cinsel istismarda dünyada ilk sıralardayken; bazılarının hiç de tasvip etmedikleri ve ahlaksızlıkla suçladıkları Avrupa’da bu oran çok çok az?

Hepimiz sebebini biliyoruz. Çünkü ahlaklı olmak için din zorunlu değildir. Evet, dinler insanı güzele ve doğruya ulaştırmada bir araçtır. Ama insanı iyiye ve doğruya ulaştıracak şey öncelikli olarak vicdandır. Bu yüzdendir ki, bir ateist ya da deist ahlaklı olabilirken; her gün 5 vakit namaz kılan bir vatandaş akla zarar suçlar işleyebilmektedir. Din ve devlet işlerinin bir arada yürütüldüğü toplumlarda dinin esas manada hiç yaşanmaması bu noktada ironik değil; oldukça olağandır. Çünkü gelişmiş toplumların hiçbirisinde din, insanların manevi dünyasını düzenlemek dışında mevzu bahis olmaz, suiistimale maruz kalmaz.

Ama bizde; şort giyen voleybolcu kadın sporcular, bale yapan sanatçılar elbette birilerinin canını sıkar. Kusura bakmayın ama yemezler. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünün, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı olduğu düşünüldüğünde, ödenek sıkıntısı yaşamasının izah edilecek hiçbir tarafı yoktur. Bu olsa olsa, sanat düşmanlığıdır, yobazlıktır, gericiliktir.

Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim. Ordu’da bile Samsun Opera ve Balesinin oyunları maalesef artık gösterilmiyor.

Ne var ki; üzerlerinde taşıdıkları markalar, ellerinde tuttukları akıllı telefonlar, kullandıkları araçlar kadar Batı’nın (aslında tüm dünyaya mal olduğu düşünüldüğünde tüm dünyanın)  kültür ve sanatına da değer vermiş olsaydı bu millet; günümüzde yaşadığımız sorunların hiçbirisinin var olmayacağı kanaatindeyim. Bunu, özentilikle addedenleriniz olacaktır. Varsın olsun. Adalete erişimleri, refah seviyeleri, suç oranının azlığı, insanlarının mutlulukla ve ötekileştirilmeden yaşadıkları göz önünde bulundurulursa, bahsi geçen bu toplumlara elbette imreniyorum. Ben de bir vatandaş olarak, ülkemi o seviyede görmek istiyorum. Bu yüzden; “bizim kültürümüzde yok”(!) gibi sığ bir gerekçe ile, tüm dünya halklarına mal olmuş sanat ve spor kollarının ülkemizde (açıktan yapamasalar da örtülü olarak) yasaklanmasını kabul etmiyor ve işini doğru yapmadığı için Kültür ve Turizm Bakanlığını ve kurumunu korumakla yükümlü olduğu halde dik durmayı beceremeyen Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğünü KINIYORUM!


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?