sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Diyanet İşleri Başkanından Skandal Açıklama


Bildiğiniz üzere geçtiğimiz hafta “onur haftası” olarak kutlandı. Cinsel kimlik ve yönelimleri ile meslek hayatlarında, sosyal hayatta “görünmez” olmak zorunda kalan ve hatta şiddete uğrayıp, öldürülen nice insanlar adına yüzlerce kişi tepkilerini resmi olarak izin alamadıkları bir yürüyüşle dile getirdiler.

Tam da bu esnada, Diyanet İşleri Başkanından skandal bir açıklama geldi. Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, her yıl haziran ayında LGBTİ üyesi bireylerin düzenlediği Onur Yürüyüşü'nü eleştirerek, ''Aileyi tahrip eden, insani ve ahlaki değerleri hiçe sayan söz konusu propagandanın, özgürlük, onur gibi kavramlarla servis edilmesi bir algı operasyonu ve aldatmacadır. Anne olmayı devreden çıkaran bir kadın ve baba olmayı devreden çıkaran bir erkek tasavvuru, fıtrata, yaradılışa aykırı bir sapkınlıktır ve tarih boyunca bütün inançlar tarafından hem reddedilmiş hem de lanetlenmiştir'' dedi. 

Öncelikle, Sayın Erbaş’ın düşündüğünün aksine, kadınlar sadece “anne rolünden”; erkekler ise sadece “baba rolünden”; aile ise sadece “çocuklardan” ibaret değildir. Evlenmemeyi, anne-baba olmamayı tercih eden, hatta ebeveyn olmak isteyip çocuk sahibi olamayan çok sayıda insan vardır. Bu bağlamda, dini bir kurumu temsil eden birinin insanların değiştiremedikleri kimlikleri ile ilgili ahkam kesiyor olması benim açımdan oldukça üzücüdür. Zira, dinlerde cinsiyeti, cinsel kimliği, ırkı, mezhebi, rengi ne olursa olsun her insana “koşulsuz sevgi ve anlayış” esastır kanaatindeyim.

Şunu bilmekte fayda var. İnsanların cinsel kimlikleri bir “tercih” değildir. Dünya Sağlık Örgütünün de altını çizdiği üzere bir “hastalık” hiç değildir. Bu bir kimliktir ve isteğe veya yönlendirmeye bağlı olarak da değişmez.

Keşke insanların kimlikleri ve yaşam tarzları ile bu kadar ilgilenen aynı kurum; dini siyasete alet edenlerle, sözde din tacirleri ile ve istismar haberleri ile gündeme gelen tarikat, okul ve vakıflarla ilgili mücadele sürdürebilse. Zira, aksi ihtimalde insanlara nefret kusmak, onlar gibi olmayan ya da düşünmeyen herkese yönelen şiddeti gerekçelendirmek ve vatandaşları “ötekileştirmek”ten başka bir işe yaradıklarını gözlemlemek bizim açımızdan çok da olanaklı olmayacak.

Sevin ya da sevmeyin. (Kanaatimce dini temsil eden birinin sevmemesi de oldukça ironik ya!) Kendinizden; ait hissettiğiniz gruptan farklı olan kimselere saygı ve hoşgörü ile yaklaşmak zorundasınız. Üstelik, bunu bir keyif bağışlama olarak da değil; insan olmanın mecburiyeti olduğunu bilerek yapmalısınız.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.