Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Eyüp Belediyesi'nin Ayıbı

Geçtiğimiz günlerde Eyüp Belediyesi’nin sokakta yaşayan küpeli, aşılı, kısırlaştırılmış köpekleri iğneyle vurarak topladığına ilişkin görüntüler medyaya yansımıştı, malumunuz.

Görüntülerde köpekleri iğneyle zehirleyen sade vatandaşlar da değil üstelik; yerel yönetim personelleri.

Eyüp Belediyesi ise yaptığı açıklamada: “Sadece 29 köpeğin kısırlaştırma, kuduz aşısı ve küpelerin yenilenmesi için toplandığını” savundu. Toplanılan köpeklerin, Kısırkaya barınağına gönderildiği belirtildi. (Bu arada Kısırkaya barınağının da yasadışı bir yapı olduğu mahkemece tespit edilmesine karşın, halen faaliyetlerine devam ediyor olması ayrı bir soru işareti.)

Ne var ki; Kemerburgaz Mithatpaşa mahallesi muhtarı Gürkan Yılmaz, Facebook’tan yaptığı paylaşımda belediyeye köpekleri topladığı için teşekkür ederken, hayvan hakları savunucularına da “bizi aramasınlar” dedi. Ve yaptığı açıklamaya şu dehşet verici sözlerle devam etti:

“Bazı kişilerin ben o köpeğe bakıyordum, köpeğimi aldılar vb. şikayetleri için kimse bizi aramasın. Bu konuda telefonla veya karşıma çıkarak kimse beni taciz etme cüretine kapılmasın. Bizler halkın geneli ile ilgili kararların arkasında dururuz. 3-5 kişinin sesi fazla çıkıyor diye kimse korkacağımızı sanmasın.”

Köpekler gerçekten barınağa gönderildi mi? Bilinmez. Ama olayın takipçisi birçok hayvansever öyle olmadığı hususunda hemfikir. Kaldı ki; belediye yetkililerinin köpekleri barınağa gönderildiklerine dair bir kanıt da; emare de bu zamana kadar kamuoyuyla paylaşılmış değil.

Öncelikle şunu anlamakta fayda var. Hayvanlar, bizim malımız değildir. Evet, aşılanmaları, kısırlaştırılmaları veya tedavileri için, özellikle de bazı sokak hayvanlarının saldırgan olabileceği riski göz önünde bulundurulduğunda, ilgili yetkililerce veteriner gözetiminde gerekli işlem ve tedavilerin uygulanması önemlidir. Ancak, bu kimseye, özellikle de yerel yönetimlere hayvanları zehirleyip, toplama hakkı vermez.

Esasında sıkıntı kanunen dahi çözülmüş değildir. TCK 151. maddeye göre:

“Madde 151 - (1) Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hâle getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikâyeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. 

(2) Haklı bir neden olmaksızın, sahipli hayvanı öldüren, işe yaramayacak hâle getiren veya değerinin azalmasına neden olan kişi hakkında yukarıdaki fıkra hükmü uygulanır.” denmekle hayvanlara zarar verme; mala zarar verme suçu kapsamında düzenlenmekte ve suçun failleri çoğu zaman basit para cezaları ile bırakın cezalandırılmayı ve caydırılmayı adeta ödüllendirilmektedirler.

5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunumuz var; ancak tıpkı TCK’da olduğu gibi, bu kanun kapsamında da korunan sahipli hayvanlar. Sokakta yaşayanlar, denek olarak kullanılanlar ve insan canı istediği için yaşamları hiçe sayılan sahipsiz hayvanlar, ne yazık ki kanun kapsamında korunmuyorlar.

Şunun bilinmesinde ve vurgulanmasında fayda var. Hayvanlar insanlara hizmet için yaratılmış ve insanların istemediği zamanda da ortadan kaldırılması makul görünen mallar değillerdir.  Elbette, zarar veren türlere ilişkin tedbirler alınmalıdır ama bunun yolu, yöntemi hayvanları katletmek değildir. Üstelik, bunu yapan bir yerel yönetimse, durup, düşünmekte ve ilgililerin cezalandırılması için gerekli işlemleri başlatmakta zaruret vardır.

Neyse ki; İstanbul Barosu Hayvan Hakları Komisyonu da, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunmuş.

Ancak, ilgililerin hak ettikleri şekilde cezalandırılmaları mevcut yasalar nezdinde çok gerçekçi görünmüyor.

Bu sebeple yasaların değişmesi, hayvanlara zarar verenlerin de tıpkı insanlara zarar verenler gibi, uzun süreli hapis cezalarına çarptırılmalarını öngören yasalar çıkarılması elzem.

Çünkü, hayvana zarar verenler bunu yaparken hayvanların konuşamamalarından cesaret bulur. Hayvana zarar veren insan, konuşamadığı için fırsatını bulduğunda bir engelliye de zarar verebilir. Nitekim, hayvana zarar veren insan vicdanını yitirmiş olduğundan fırsatını bulduğunda bir insana da zarar verebilir.

O sebeple, narsistliğin lüzumu yok. Bu dünya sadece birbirini öldürmekten, ezmekten başka bir işe yaramayan biz insanlar için değil; başka canlılar için de bir yaşam alanıdır. Bunu akıldan çıkarmamak; gereğini yapmayanlara da ciddi hapis cezaları ile bu kuralı hatırlatmak sorumluluğumuz olmalıdır kanaatindeyim.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.