Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

HİNDİSTAN KADINLARI İÇİN TARİHİ KARAR

Hindistan mahkemesi Hintli kadınlar lehine tarihi ve emsal bir karara imza attı. Bu zamana kadar, Müslüman evlilikleri erkeklerin 3 kere “boş ol” demesiyle sona eriyordu. Bu süreçte kadının görüşü ve beyanları hiçbir surette dikkate alınmıyordu. Ne var ki, yakın zamanda Hindistan mahkemeleri, özellikle de kadın hakları aktivistlerinin ısrarlı kampanya ve çalışmalarıyla, bu uygulamayı sonlandıracak mahiyette emsal bir karara imza attılar.

Mahkeme gerekçe olarak ise; uygulamanın İslam’a ve anayasaya aykırı olduğunu ve keyfi olarak uygulandığını ifade etti.

Ülkedeki çoğu İslam alimine göre ise, uygulamanın Kuran’da ya da şeriatta yeri yok. Aynı alimlere göre boşanmak için üç aya kadar yayılan bir uzlaşma ve düşünme süreci öngörülüyor.

Zaten bu sebeple de; Bangladeş ve Pakistan da dahil birçok İslam ülkesinde talakla boşanma yasaklanmıştı.

Bütün bu gelişmeler, bana Malala’yı anımsattı. Bildiğiniz üzere kendisi çocuk yaştan itibaren Taliban’ın baskılarına rağmen kız çocukların eğitim hakkı için mücadele verdi. Takma bir isimle, bir muhabir aracılığı ile Taliban rejiminin hayatlarını nasıl etkilediğine ilişkin yazılarını BBC’ye ulaştırmasıyla ülkede ve tüm dünyada adını duyurdu. Daha 15 yaşındayken Taliban üyeleri tarafından okul servisinde başından vuruldu. Ne var ki, bu saldırıdan kurtulmayı başardı. Şu anda” Nobel Barış Ödülüne layık görülen en genç kişi” ünvanını taşıyor ve halen BM’de barış elçisi olarak görev yapıyor.

Diğer bir deyişle, baskıların ve tehditlerin insanları sindirdiği rejim ve düzenlerde dahi cesur ve inançlı aktivistlerin varlığı ile çok şey değişebiliyor. Düzene ayak uydurmak ve buyun eğmek mecburiyetinde kalan çoğunluğun aksine birileri bu çoğunluğun haklarını savunmak ve korumak; bunun için de mücadele etmek cesaretini gösterebiliyor. Ve bu sebeple de zaten, isimlerini biliyoruz, öykülerinden ilham alabiliyoruz.

Baskılarla yönetilen İslam ülkelerinde dahi bu gibi emsal kararlarla kadın hakları lehine düzenlemeler yapılıyorken; Türkiye gibi laik sistemi benimseyen ülkelerde kadınların aleyhine riskler taşıyabilecek mahiyette birçok uygulamanın yasalaşması ise oldukça tartışmalı ve vahim görünüyor.

Müftülere evlendirme yetkisinin verilmesi, çocukların istismarcıları ile evlendirilmesi durumunda istismarcılara ceza verilmemesini öngören yasa, kürtaj hakkının sınırlandırılması ne insan haklarıyla bağdaşıyor ne de Türkiye gerçekleri ile.

Ne var ki, sivil toplum örgütleri, kadın dernekleri, barolar ve aktivistlerin katkısıyla yasalar kaldırılabiliyor, değiştiriliyor, çağın ve insan haklarının gerekleri ile güncelleniyor. Hindistan’daki bu gelişme de bizi bunu gösteriyor. Darısı baskıcı rejimlerin tehdidi ve baskısı altında yaşayan tüm (kadınlar, eşcinseller, trans bireyler, azınlık etnik gruplar gibi)  dezavantajlı grupların başına…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?