Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

HUKUK ADALET ALGI VE BEKLENTİLER ARAŞTIRMASI-3

Geçtiğimiz haftalarda başladığım KONDA’nın yapmış olduğu anket araştırmasının sonuçlarını paylaşmaya bu hafta da devam edeceğim.

KANUNİ HAK BİLİNCİ

Araştırmanın “Kanuni hak bilinci” başlıklı araştırmasında ise kişilere iki ana soru yöneltiliyor. Bunlar:

1-Kanunları ve kanuni haklarınızı nereden öğreniyorsunuz?

2-Gündelik hayatınızda kişisel haklarınızı aileniz dışında en fazla hangi kurumun gözettiğini düşünüyorsunuz?

Bu sorulara kişilerin verdiği cevaplara baktığımızda ise; insanların kanunları öğrendiği mecra olarak televizyon %61 oranla açık ara önde. İkinci sırada %9,6 ile gazeteler yer alıyor. Kitaplar ise %7, okullar % 1.7, siyasetçiler ise % 1.2 oranıyla kanunların öğrenildiği mecralar araştırmasında kaynak olarak en alt sıralarda yer alıyor.

Yapılan bu araştırmanın sonuçlarını gruplara ayrıştırdığımızda ise şu bilgiler ortaya çıkıyor:

*Kadınlarda aile büyükleri, gençlerde kitaplar biraz daha yüksek oranlarda söylenmektedir.

*Eğitim seviyesi düştükçe çevredeki kişiler ve aile büyükleri öne çıkarken eğitim seviyesi arttıkça kitaplar ve gazeteler ortalamadan yüksek oranda söylenmektedir.

*Alevilerde gazete ve kitaplar, Kürtlerde çevredeki kişiler ortalamadan yüksek oranda söylenmektedir.

Gündelik hayatınızda kişisel haklarınızı aileniz dışında en fazla hangi kurumun gözettiğini düşünüyorsunuz?” sorusuna verilen cevaplara göre, toplumun neredeyse üçte biri “hiç kimse”nin gözetmediğini düşünmektedir.

 

Yüzde 42,3 “polis/asker” denilerek güvenlik güçleri işaret edilirken, yüzde 13,2 oranında “mahkemeler” cevabı verilmiştir.

Muhtarlar (yüzde 6,9), hem siyasetçilerden (yüzde 2,2) hem de belediyelerden (yüzde 2,2) daha yüksek oranda söylenmektedir.

Cevaplara baktığımızda yine çok büyük bir çoğunluğun aileler dışında kişisel hakları gözeten hiçbir kurumun olmadığını dile getirmesinden ne yazık ki insanlardaki güvensizlik duygusunun çok yoğun hissedildiği sonucunu çıkarıyoruz.

Yine cevaplar gruplara ayrıştırıldığında ortaya çıkan sonuçlar oldukça dikkat çekici:

*Kürtlerde polis/asker ve mahkemeler cevabı oranı ortalamadan düşükken hiç kimseye güvenmeme hali artmaktadır.

*Aleviler bu konuda Kürtlerden daha serttir, Alevilerde “hiç kimseye güvenmiyorum” cevabı yüzde elli oranındadır.

*Gelir seviyesi ve eğitim seviyesi yükseldikçe mahkemeye güven yükselmektedir.

* Kırlarda polis/asker, mahkemeler ve muhtar ortalamadan yüksek oranlardadır.

HÜKÜMETİN DENETİMİNE DAİR ANLAYIŞ

Hükümetin Denetimi ile ilgili sorulan sorulara verilen cevaplara baktığımızda ise şu sonuçlar ortaya çıkmaktadır:

“Hükümetin işlemlerinin yargı denetimine tabi olması gerekir” önermesine toplumun neredeyse üçte ikisi pozitif yaklaşmaktadır.

“Kanunların anayasal denetiminin olması, yani kanunların anayasaya uygunluğunun denetlenmesi doğrudur” önermesine doğru ve kesinlikle doğru olarak katılanların oranı ise yüzde 79 ile daha da fazladır

“Kanunların anayasal denetimi” daha yüksek oranda kabul edilmektedir. İki sorunun cevaplarına beraberce bakıldığında “hükümetin denetimi” meselesinde toplum her iki önermeye de “doğru” yanıtı vermektedir.

Demografik farklılıklara göre bakıldığında eğitim seviyesi, gelir seviyesi, oturulan evin niteliği, kırlardan metropollere doğru gelindikçe denetim talebi biraz daha artmakla (“doğru”dan “kesinlikle doğru”ya) beraber farklar çok bariz değildir.

Hükümetin denetimine Ak Parti ve MHP seçmenlerinin yüzde onluk kısmı yanlış cevabı vermektedir.

MAHKEMELERİ DEĞERLENDİRME

Yolu mahkemeye düşenlerin üçte biri mahkemede adil karar verilmediğini (“kesinlikle hayır” cevabı verenler yüzde 9,1, “hayır” cevabı verenler yüzde 22,9) düşünmektedir. Yarıdan biraz fazlası mahkemeden adil karar çıktığını (“kesinlikle evet” cevabı verenler yüzde 6, “evet” cevabı verenler yüzde 48,6) düşünmektedir.

Mahkemeye yolu düşenlerin üçte birinden biraz fazlası mahkemelerde işlerin düzgün yürümediği (“kesinlikle hayır” cevabı verenler yüzde 8,2 ve “hayır” cevabı verenler yüzde 30,3) kanaatindedir. Mahkemelerde işlerin düzgün yürüdüğünü düşünenler yarıdan azdır (“kesinlikle evet” cevabı verenler yüzde 2,8 ve “evet” cevabı verenler yüzde 40,9).

Yine yolu mahkemeye düşenlerin üçte biri mahkemeye gidiş sonrası mahkemelere ve hukuk sistemine güveninin azaldığını (“çok azaldı” cevabı verenler yüzde 8,8, “azaldı” cevabı verenler yüzde 25,8) söylemektedir. Bu soruya “aynı kaldı” cevabı verenler yüzde 41,4 oranındayken, hukuk sistemine güveninin arttığını söyleyenler yalnızca yüzde 24 oranındadır.

Mahkemeye gitme konumlarına göre bakıldığında;

*Davalı ve mağdur olarak gidenler diğerlerine göre daha yüksek oranda, adil karar verilmediği kanaatindedirler. Sanıklar onlara göre biraz daha yüksek oranda adil karar verildiği kanaatindeler.

*Davacı da davalı da diğerlerine göre daha yüksek oranda, mahkemelerde işlerin düzgün yürümediği kanaatindeler.

*Şahitler dışında hukuk sistemine güvenin azalması hepsinde aynı orandadır.

Araştırmanın diğer sonuçlarını önümüzdeki hafta paylaşmaya devam edeceğim.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?