Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

HUKUK MU ADALET Mİ?

Geçtiğimiz hafta gittiğim arabuluculuk eğitiminde dersi veren akademisyenlerden biri, bir olayı analiz etmemizi ve cevaplamamızı rica etti. Olay ise şöyle; bir adamın eşi ölümcül derecede hastadır. Ve hastalığı tedavi edecek ilaç kasabalarında sadece bir eczanede bulunmaktadır. Ne var ki; eczacı bu ilacın (esas değerinin) 3-4 katını talep etmekte; hasta kadının eşi ise ancak bir kısmını peşin ödeyebileceğini; ama kalan kısmını taksitlendirmesini rica eder. Eczacı, fırsatçılık yaparak adamın bu talebini de kabul etmez. Adam; her yerde borç para arar; fakat bulamaz. Hasta eşinin ise çok fazla zamanı kalmamıştır. Ve en nihayetinde adam gece yarısı eczaneye girer ve hasta eşinin ihtiyacı olan ilaca yönelerek; ilacı alır.

Peki bu olayda adam suçlu mudur?

Görünürde; işyeri sahibinin izni olmaksızın işyeri mülkiyetini ihlal etmiş ve hırsızlık yapmıştır. Ancak; başka bir çaresi kalmadığı için ve sevdiği bir insanın hayatı mevzu bahis olduğunda bu suça ilişkin bir cezasızlık hali öngörülebilir mi?

Türk Ceza Kanununda bu gibi halleri kanun koyucu dikkate alarak meşru müdafaa ve zaruret hallerine ilişkin durum ve olaylarda ceza verilmeyeceğini açıkça ifade etmektedir.

Bir diğer deyişle, kanun koyucu adaleti ve insan odaklı düşünceyi yasaların, yazılı hukuk düzeninin de üstünde görmekte ve yasalarını da bu inanç çerçevesinde belirlemektedir.

Nitekim; adalet hukukun üstündedir. Yasalar geçicidir. Bugün için uygulanır ama bu değişmez olduklarını göstermez. Değişirler, iptale tabi olabilirler vs. Ama esas olan çağlar boyu insanı ve vicdanı odak noktası kabul eden hakkaniyetin ve adaletin neyi gerektirdiğini belirlemek ve çağa uygun değişiklik ve güncellemelerle de yasaları adalete en uygun seviyeye göre düzenlemektir.

Bu yüzdendir ki; kanun koyucu yasal olarak boşluk bulunan hallerde veya somut olayın gereğine göre hâkimlere takdir yetkisi vermektedir. Bu yetki sınırlı bir yetki olup; her hal ve şartta uygulanmaz. Bahsettiğim üzere, ancak kanunen bir boşluk varsa veya hâkime özel olarak ilgili yasada takdir yetkisi verilmişse ancak uygulanır.

İşte bütün bu hükümlerin amacı kanunların üzerinde bir adalet sistemi tesis etme düşüncesiyle açıklanabilir. Bu yüzden söyleyebiliriz ki; adalet ve hakkaniyet yasaların yani hukukun üstündedir. Ve adaleti sağlamayan hiçbir yasanın (o gün için geçerli olsa da) kalıcı olmayacağı muhakkaktır. Bu yüzdendir ki, her somut olay kendi özelinde değerlendirilmeli ve kişiyi suça iten sebeplere ilişkin olarak bir zorunluluk hali mevcutsa, kanunlarca ve hâkimlerce bu gibi özel durumlar ayrıca dikkate alınmalıdır.

Ne demiş CİCERO: “Adaletin aşırısı aşırı adaletsizliktir.”


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?