Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

HUKUK VE ADALET ALGI VE BEKLENTİLER ARAŞTIRMASI-2

Geçtiğimiz hafta KONDA’nın yapmış olduğu anket araştırmasının sonuçlarını paylaşmaya bu hafta da devam edeceğim.

YARGI TANIMI

“Mahkemeler, yargı size ne anlam ifade ediyor?” şeklinde başlayan ve farklı tanımlamalara dair cevaplara bakıldığında, “suçluların cezalandırıldığı yer” ve “devletin vatandaşlarının kanunlara uymasını denetlediği yer” önermeleri öne çıkmaktadır. “Adaletin dağıtıldığı yer çok küçük farkla da olsa üçüncü sıradır.

Yapılan bu araştırmanın sonuçlarını gruplara ayrıştırdığımızda ise şu bilgiler ortaya çıkıyor:

 

*“Adaletin dağıtıldığı yer” tanımında inançsızlarda toplam “doğru” cevap oranı (“kesinlikle doğru” ve “doğru” beraber) yüzde 50 iken dindarlık seviyesiyle beraber yükselmekte ve dindarlarda yüzde 80,8, sofularda yüzde 86,8 oranlarına ulaşmaktadır.

* “Adaletin dağıtıldığı yer” tanımında geliri 300 TL/ay altında olan kümede toplam “doğru” cevabı oranı yüzde 72, 301-700 TL/ay gelir seviyesinde yüzde 80,9 iken 3000 TL/ay seviyesinde yüzde 46,2’ye düşmektedir.

*“Suçluların cezalandırıldığı yer” tanımında inançsızlarda toplam “doğru” cevap oranı (“kesinlikle doğru” ve “doğru” beraber) yüzde 41,2 iken dindarlık seviyesiyle beraber yükselmekte ve dindarlarda yüzde 84,3, sofularda yüzde 87,6 oranlarına ulaşmaktadır.

* “Suçluların cezalandırıldığı yer” tanımında BDP’lilerin yüzde 68,1’i ve oy kullanmayacağını söyleyenlerin yüzde 72,4’ü “doğru” cevabı verirken, bu oran Ak Parti’lilerde yüzde 87,5, CHP’lilerde yüzde 85,2 oranlarına ulaşmaktadır.

YARGIDA TARAFSIZLIK ALGISI

Kanaatimce araştırmanın en dikkat çekici başlıklarından biri bu. Sonuçlar ise tahmin edileceği üzere hiç iç açıcı değil. Şöyle ki;

Yargıda tarafsızlık algısını ölçmek amacıyla “Hâkimler, savcılar, polisler işlemlerinde kim olduğuna göre farklı davranıyor mu?” şeklinde bir açıklamayla cinsiyet, etnik köken, dini inanç, servet, siyasi tercih farkları tek tek sorulmuştur.

Tüm sorulardan hesaplanan “yargıda tarafsızlık algısı” tam ortadadır. Yani toplumun genel olarak “Yargı tarafsız mı?” sorusuna cevabı “ne doğru ne yanlış” noktasındadır.

Taraflılık algısı en yüksek oranda “iktidarın adamı olmak” ile “zengin ve fakire farklı muamele edildiği” konusundadır. Yani toplum, iktidarın adamı olma ve zengin/fakir olma durumuna göre işlemlerde farklı muamele edildiği kanaatindedir.

Diğer farklılıklarda cinsiyet, etnik köken ve dini inanç konusunda ise kanaat farklılık olmadığı yönündedir. Fakat tüm bu ortalama kanaatler demografik farklılıklara göre ayrıştırıldığında oldukça değişen kanaatler olduğu ortaya çıkmaktadır.

Şöyle ki;

 İktidarın adamı olma

*Lise ve üniversite eğitim seviyesindekiler en yüksek oranda “iktidarın adamına göre farklı muamele” olduğu kanaatindedir.

*CHP (yüzde 75) , MHP (yüzde 65) ve BDP (yüzde 68) seçmenleri de iktidarın adamı olma halinin farklılık ürettiği kanaatindeyken, Ak Partililer bu önermeye ortalama olarak “ne doğru, ne yanlış” (yüzde 39 “doğru,” yüzde 39 “yanlış”) cevabı vermektedirler.

*Alevilerin yüzde 82’si de bu kanaattedir.

* Dindarlık seviyesi arttıkça bu kanaat azalırken, kırlardan metropollere geldikçe ve oturulan evin niteliği yükseldikçe bu kanaat artmaktadır.

Zengin fakir olma

*BDP’lilerin üçte ikisi zenginliğe göre farklı muamele gördüğü fikrindeyken Ak Partililer de bu oran yarıdan azdır.

*Alevilerin yüzde 80’i bu kanaattedir, Sünnilerde oran, yarıdan aşağıdadır.

* Dindarlık yükseldikçe bu kanaat azalmaktadır.

*Kırlardan metropollere geldikçe ve oturulan evin niteliği yükseldikçe bu kanaat artmaktadır.

 

Mezhep farkı

*BDP’lilerde ve Kürtlerde mezhep ayrımı yapıldığı kanaati ortalamadan yüksekken Alevilerin yarıdan fazlası ayrım yapıldığı, Sünnilerin üçte ikisi ayrım yapılmadığı kanaatindedir.

Etnik köken farkı

*Kürtlerin ve Alevilerin yarıya yakın kısmı “işlemlerde etnik köken farkı” yapıldığı kanaatindedir.

Cinsiyet farkı

*Gelir seviyesi ve oturulan evin niteliği yükseldikçe ve kırlardan metropollere doğru geçilirken cinsiyete göre farklılık yapıldığı kanaati diğerlerine kıyasla artmaktadır.

Bütün bunlardan çıkarabileceğimiz sonuçları ise şöyle özetleyebiliriz. Bir önceki yazımda da bahsetmiştim. Kanaatimce araştırmanın en çarpıcı sonucu ; kendini mezhep; siyasi görüş, cinsiyet, etnik köken sınıflandırmalarında azınlık hisseden grupların hukuka olan güvensizliğinin ve yargıda tarafsızlık olmadığı inancının toplumun diğer kesimlerine oranla daha yoğun hissedildiği. Oysa ki, kanaatimce demokrasinin en önemli ölçütü azınlık gruplarının memnuniyetidir. Bu durumu en iyi John Stuart Mill şöyle izah eder:

Çoğunluğun iradesi, diğer insanlar üzerinde baskı yapabilir; gücün çoğunluk tarafından kötüye kullanılmasının önlenmesi gereklidir. ‘Çoğunluğun tiranlığı’ topluma karşı bir kötülüktür ve toplum buna karşı korunmalıdır.”

Bunu ifade ederken Mill, demokrasinin değerini ve toplumdaki işlevini küçümsemez. Evet, mevcut sistemler içerisinde çoğunluğun seçtiği, benimsediği görüşler doğrultusunda kararlar alınır. Buna kimsenin itirazı olmaz, olamaz. Bu demokrasinin gereğidir. Ancak burada bir istisnadan bahsediyor Mill. Eğer çoğunluğun takındığı tavır ve aldığı kararlar azınlık mensuplarının haklarına halel getiriyorsa işte bu noktada demokrasi tehlikeye girer ve çoğunluğun görüşü demokrasiye doğru değil, tam tersine tiranlığa doğru bir gidişle sonuçlanır.

İşte bu yüzdendir; azınlık mensubu olarak sınıflandırdığımız tüm Kürtlerin, Alevilerin, Cinsel azınlık gruplarının (eşcinsel, lezbiyen, trans bireyler gibi) ve siyasi ideoloji azınlıklarının bu gibi anket araştırmalarındaki memnuniyetlerinin çok daha önemli olması.

Mevcut anket çalışmasıyla şimdilik sınıfta kaldığımız aşikar. Temennim, bu gidişin olumluya dönmesi.

Çalışmayla ilgili diğer sonuçları paylaşmaya önümüzdeki hafta devam edeceğim.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.