sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

İNSANLAR OTORİTEYE “DÜŞÜNMEDEN” BOYUN EĞER Mİ?

İnsanların kitle psikolojisi ile hareket ettiğinde ne denli “tehlikelileşebileceğine” dair önceki yazılarımda düşüncelerimi paylaşmıştım. Bu yazımda da, esasında hukukun değil, psikolojinin konusu olan bu mevzuyla ilgili yapılan bilimsel ve oldukça ilginç bir deneyden bahsedeceğim.

Deney esasında “ Milgram “ ismini taşıyan sosyal bir deney. Bu deneyde, insanların özellikle de otorite sahibi bir kişi yada kurum etkisiyle, (istemedikleri halde) neler yapabileceklerine ilişkin tutumları irdeleniyor. Şöyle ki;

Deney, (sözde) cezalandırmanın öğrenme üzerindeki etkisini araştırıyordu. Ancak tahmin edileceği üzere, deneyin gerçek amacı insanların otorite karşısındaki tavır ve tutumlarını ölçmekti. Yani, denekler deneyin esas amacına ilişkin bilgiye haiz değillerdi. Denekler, deneye girdiklerinde ya öğretmen ya da öğrenci olmak üzere kura çektiler. Ne var ki, kura hileli olup; deneklerin hep “öğretmen”; araştırmayı yapanların ise hep “öğrenci” rolünü çekmeleri hususunda önceden ayarlama yapılmıştı.

Deneklerin, “öğretmen” rolünde yapmaları gereken ise, yandaki odada kelime çiftlerini ezberlemeye çalışan ve bir "şok cihazına" bağlanmış öğrenciye (ki bu kişi esasında deneyin esas amacının farkında olan ve senaryo gereği rol yapan araştırma görevlisidir) yanlış yaptıkça elektrik vermekten ibaretti.

Öyle ki; öğretmenin (yani deneğin)  önündeki panelde 15 volttan başlayıp -yanında ölümcül olduğuna ilişkin uyarı da bulunan- 450 volta kadar giden düğmeler vardı.  Yapılan her yanlışta verilen elektriğin dozu arttırılacaktı. Ancak belirtmek gerekir ki; şok cihazı gerçekte çalışmayıp; aslında öğrenciye bir elektik verilmesi de söz konusu değildi. Sadece ses ve efektlerle deneği yanıltmak ve gerçek olduğuna inandırmak amacıyla bu araçlar kullanılmaktaydı.  Bu arada öğrenci rolündeki kişi, (esasında araştırmacı)  kalbinden hafif bir rahatsızlığı olduğunu söylemekteydi.

Deney başladığında, öğrenci de yavaş yavaş yanlışlar yapmaya başladı.  Her yaptığı hatada, öğretmene şok verilmesi başka bir araştırmacı tarafından öğütlendi.  Ve öğrenci beşinci hatayı yapıp da 75 voltu yediği andan itibaren inlemeye, tuhaf sesler çıkarmaya; 150 voltta deneyden çıkmak için yalvarmaya; 180 voltta "artık acıya dayanamıyorum" diye bağırmaya başladı. Öğretmen rolündeki denek panelin üzerinde "ölümcül-çok tehlikeli" yazan yerlere geldiğinde ise öğrenci duvarlara vuruyor ve "beni bu odadan çıkartın" diye haykırıyordu. Ne var ki, “öğretmen” rolündeki kişiye, deneye başlamadan önce araştırmacılar tarafından şokların acı vereceği; ancak hiçbir şekilde zararının olmadığı ifade edilmişti. Her ne kadar denek olan öğretmen, öğrenci her inleyip, bağırdığında kendisi de bu durumdan oldukça rahatsızlık duymuşsa da; tam yanında bulunan bir başka araştırmacı tarafından deneyin tamamlanması için devam etmesi gerektiği kendisine söylendiğinden, (şaşırtıcı bir biçimde) “en tehlikeli-ölümcül” yazan volta kadar elektrik vermeyi sürdürmüştür.

Deneyi yapmadan önce Milgram ve arkadaşları, her ne kadar tehlikeli olmasa da acı verdiklerini söyledikleri şok cihazında yalnızca az miktardaki voltlarda öğretmenlerin dayanamayıp deneyi bırakacaklarını tahmin ediyorlardı. Ne var ki, şaşırtıcı bir şekilde deneklerin çoğunluğu “ölümcül ve tehlikeli” yazan şok oranlarına kadar çıkmaya devam etmişlerdir.  Her ne kadar, deneyi tamamlama noktasında zaman zaman duraksamış ve öğrencilerin inlemelerinden ve sonra çığlıklarından müthiş rahatsız olmuşlarsa da; yanı başlarında duran araştırmacının otoritesinden etkilenip; deneyi tamamlamaları gerektiği söylendiğinde, denileni yapmaktan geri durmamışlardır. Milgram bu deneyi, çeşitli gruplarda çeşitli kez tekrar tekrar yapmış ve sonuç şaşırtıcı biçimde hep aynı çıkmıştır.

Sonuç; insanların sadist oldukları ve başkalarına acı vermekten zevk duydukları değil elbette. Hatta deneklerin hemen hemen hepsinin, şok verirken ciddi derecede rahatsızlık hissettiğinden de bahsetmiştik. Ne var ki, otorite sahibi bir kişi ya da kurum etkisiyle insanların kendilerine söylenenleri (istemeseler ve yaptıkları şey başkasına acı verse bile) yaptıklarını göstermesi açısından bu deneyin oldukça dikkat çekici olduğu söylenebilir.

Ancak bir de deneyde, şok vermeyi reddeden (azınlıkta da olsa) deneklerin de mevcut bulunduğundan bahsetmek gerekecektir. Öyle ki, otoriteye itaat etmeyen bu denekler, şaşırtıcı derecede, başka denekleri de etkilemişler ve küçük de olsa bazı gruplar başkalarına acı verecek şok cihazındaki düğmeye basmaya ve deneye devam etmeyi reddetmişlerdir. İşte psikolojide buna “özgürleştirici etki” adı verilir.

İşte toplumda “kitle psikolojisine” ayak uyduran ve sorgulamadan otoritenin emrettiğini yapan kimselerin değil; azınlıkta olsalar da sorgulayan, düşünen, biat etmeyen kişilerin toplumu dönüştürdükleri ve özgürleştirdikleri gerçeğini suratımıza çarpması açısından bu deney ve Milgram’ın çalışmaları oldukça sıra dışıdır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.