Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

KİMYASAL HADIM

Bildiğiniz üzere, “Çocuklara Yönelik Cinsel İstismar Yasa Tasarısı” Meclis’e sunuldu. Tasarıda cezalar ağırlaştırılmakla birlikte, ceza alanların tahliyesinden üç ay önce başlamak üzere, tahliyeden beş yıla kadar, cinsel isteğin ilaçla baskılanmasına yönelik tedbire tabi tutulmaya uzman raporu üzerinden infaz hâkimi tarafından karar verilebileceğine yönelik hükme de tasarıda yer verildi. Diğer bir deyişle, şayet tasarı bu haliyle yasalaşırsa, cinsel suçlarda “kimyasal hadım” yönteminin uygulanmasına artık hakim tarafından karar verilebilecek.

Cinsel suçların özellikle de çocuklara karşı işlenenlerin ağır yaptırımlara ve tedbirlere tabi kılınması kesinlikle çok önemli ve gerekli. Bu bağlamda, bu tasarıda cezaların ağırlaştırılmış olmasını önemsiyorum. Ne var ki, cinsel suçların faillerinin nasıl cezalandırılması gerektiğinden çok daha önemli bir soru ve sorunumuz mevcut:

Cinsel suçlar nasıl önlenmeli?

 Ne yazık ki, asıl yoğunlaşmamız ve tartışmamız gereken noktayı kaçırıyoruz. Keza, mevcut tasarıda da cinsel suçların önlenmesine ilişkin hiçbir koruyucu ve önleyici tedbire yer verilmiyor. Evet, kimyasal hadım bir yöntemdir. Ama netice itibariyle sonuçlanmış bir ceza davasının neticesinde uygulanacak bir yöntem olduğu düşünüldüğünde, bir “tedbirden” öte, bir “sonuç” olarak karşımıza çıkmaktadır.

Oysa ki, hukukçuların, psikolog ve psikiyatristlerin, sosyologların araştırmalarına bakıldığında, cinsel suçların en büyük sebebinin (“bireysel sapkınlık” dışında), toplumlarda baskılanan “cinsellik” olduğu açık ve nettir.

Diğer bir deyişle, bir toplumda bir konu “tabu” olarak görülüp; konuşulmamaya, tartışılmamaya ve en kötüsü de yasaklanmaya başlandığında, artık o toplumda baskılanan doğal güdü ve dürtülerin yanlış ve sapkın şekilde yönlenmesine karşı konulamaz.

Bu yüzdendir ki, İran dini rejime rağmen (gizli) fuhuş partilerinin en yoğun yaşandığı, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanımının en çok olduğu ülkelerin başında gelir. Bu sebepledir ki, en muhafazakar illerden biri olarak lanse edilmesine rağmen Konya, içkinin en çok tüketildiği yerlerdendir.

Ne yazık ki, birbirine sarılan bir çifti ayıran “ahlak” polisinin görev yaptığı memleketimizde, üstelik de %99’unun “Müslüman” olması ile övünülen memleketimizde, ensest ilişkiler ve cinsel suçlar bu sebeple rekor düzeydedir. “Ahlaksızlığın” tanımına bu noktada tekrar bakmakta fayda görüyorum.

Bu bahsettiğim, cinsel suçların sebebini yumuşatmak ya da mazur göstermek olarak kesinlikle algılanmamalı. Kaldı ki, bu benim şahsi kanaatim de değil, uzmanların yaptığı araştırmalar bu sonucu gösteriyor.

Bu yüzden, uzmanların ve hukukçuların uyarılarını göz ardı eden tasarıların “çözüm” değil; “sonuç” odaklı olması, ne yazık ki uzun vadede işimize yaramayacak, sorunlarımızı ortadan kaldırmayacaktır.

Toplumsal Cinsiyet Eşitliği, Mahremiyet Eğitimi ve Cinsellik derslerinin çocukların algı ve düzeylerine uygun olarak güncellenip, okullarda “zorunlu” ders olarak okutulması; çocuklara “kendini koruma yöntemlerinin” öğretilmesi, her ilde “çocuk izlem merkez”lerinin kurulması, toplumumuzda birbirine sarılan insanlara değil de, “şort giydiği için” darp edilen kadına el kaldıranlara tepki gösterilmesi gerektiği çok açıkken; suç işlendikten sonra faillerin çok ağır cezalara çarptırılması ve kimyasal hadıma maruz bırakılması ne yazık ki tek başına suçları engellemeye yeterli olmayacaktır.

Zira, çözüm zihniyet değişikliğinden, gerçek manada “kadın-erkek eşitliğini ve çocuk haklarını” gözeten politikalardan geçmektedir. Daha bu satırları yazarken bile, sözde bir hocanın(!) kadınların pantolon giymemesi gerektiğini söylediğini işitiyorsa kulaklarımız, bir kadının bir erkeğin mülkiyetinde olması gerektiği ayan beyan ifade ediliyorsa camilerde ve en önemlisi bunları ifade eden sözde hocalar hakkında hiçbir işlem yapılmıyorsa memlekette, işte o zaman kusura bakmayın ama daha çok cinsel suçlarla karşılaşmamız kaçınılmaz olacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?