Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

O.J. SİMPSON

Hatırlar mısınız bilmem. Şahsen ben o yıllarda çok küçük olduğum için hatırlamıyorum. Ancak davanın görülmeye başlandığı yıllarda, sadece Amerika’da değil; tüm dünyada duruşmaları canlı yayınlanmış, en ünlü ceza davasıdır: “O.J. SİMPSON DAVASI.”

Amerika’nın en ünlü Amerikan futbolu oyuncularından O.J. Simpson’ın eski karısını ve arkadaşını öldürdüğü iddiasıyla 1994 yılında görülmeye başlanan dava, 1995 yılında jüri tarafından karara bağlandı.

Peki neden bu ceza davası bu kadar ün yaptı ve konuşuldu?

Bunun sebebi, davada kurbanları öldürdüğüne dair aleyhinde çok ciddi deliller olmasına karşın; avukatlarının becerisi ve toplum algısını yönetmeleri neticesinde sanığın beraat etmesidir.

Şöyle ki; soruşturma aşamasında toplanan delillere göre; sanığın aracında; maktul ve maktulenin kanı bulunmuş, sanığa ait eldiven olay mahallinde kanlı olarak ele geçirilmiş, olay mahallinde bulunan kan izleri sanığın villasına kadar devam etmiş ve en önemlisi maktule eski eş 911 aramasında; eşinin kendisini öldüreceği yönünde ihbarda bulunmuştur.

Tüm bunlara ek olarak eski eşine daha önceden de şiddet uygulayan ünlü Amerikan sporcunun, daha önceki yıllarda da benzer mahiyette aile içi dosyaları adli makamlara yansımıştır. Ve eski eş Nicole Brown Simpson adeta, bu sonucu öngörüyormuşçasına, şiddete uğradığı zamanlardaki fotoğraflarını ve O.J. Simpson’ın kendisine yönelik olarak kaleme aldığı tehdit mektuplarını saklamış ve söz konusu bu deliller ölümünden sonra ele geçirilmiştir.

Ne var ki; tüm bu kesin delillere rağmen; sanık avukatları (ki kendilerine “dream team” (hayal/rüya takımı) adı verilmiştir.) delillerin şaibeli olduğu ve polis tarafından delillerin kasten yerleştirilmiş olabileceğine yönelik jüride şüphe uyandırmayı başarmışlardır. Nasıl mı?

O.J. SİMPSON siyahi bir oyuncuydu. O dönemde de tıpkı şuanda olduğu gibi polisin, siyahiler üzerindeki baskısı ve siyahilere uyguladıkları şiddet vahim bir boyuttaydı. İşte, sanık avukatları da “Yükselmekte olan siyahi bir oyuncuya, alt etmek amacıyla ırkçı beyaz polislerce bir tuzak kurulduğu” savunmasını yaptılar.

Ve iddia makamının (savcının) tanık olarak dinlettiği, olay yerinde delilleri bulan polisin siyahilere yönelik geçmişteki ırkçı beyanları ve siyahilere geçmişte uyguladığı şiddet yargılama aşamasında sanık avukatlarınca kullanılmış ve esasında aleyhinde çok kesin deliler olmasına karşın sanığın davası, avukatlarının toplum ve jüri üzerinde yarattığı algı ve illüzyonla ceza davası olmaktan çok; siyahilerin ve ırkçılığın tartışıldığı bir dava olarak konuşulmuş ve tartışılmaya başlanmıştır.

Artık sadece Amerika’da değil; tüm dünyada duruşmalar TV kanallarında naklen yayınlanmakta ve TV kanalları aylar boyunca bu davayı tartışmaktadır. Ve jüri kararını açıklar. Sanık, aleyhine olan tüm delillere rağmen her iki cinayetten de beraat etmiştir.

Yıllar sonra maktul ailelerinin açtığı davalarla her ne kadar sanık, mağdur ailelere tazminat ödemeye hükmedilmişse de; O.J. SİMPSON’ın tüm bu canice cinayetlerine rağmen özgürlüğü kısıtlanmamıştır. Ne var ki, yıllar sonra 2008 yılında, aynı O.J. SİMPSON adam kaçırma, gasp ve soygun suçlarından 33 yıl hapis cezasına çarptırılmıştır. Diğer bir deyişle, yıllar sonra adalet tecelli etmiş ve belki de Amerikan mahkemesi suçlu olduklarına inandıkları ama yıllar önce serbest bıraktıkları azılı bir suçluyu adeta günah çıkarırcasına bile/isteye mahkum ettirmişlerdir, bilemiyoruz.

Tek bildiğimiz ve çıkardığımız sonuçsa; toplumların algıları profesyonellerce yönetilebilir ve toplumlar kişi/lider veya çıkar gruplarınca onların istekleri ve menfaatleri doğrultusunda manipüle edilebilir. Bunu, işbu davada sanık avukatları yapmış. Ama benzer algı operasyonları siyasiler, uluslararası ilişkilerde söz sahibi olan ülke ve temsilcileri, lobiler ve ekonomiyi elinde tutan sermayelerce de yapılmıştır, yapılmaktadır ve yapılacaktır. Bütün bu algı yönetimine engel olmaksa; karşımıza çıkan her bilgi, basında yer alan her haber ve toplumu yönlendirme kudretine sahip her liderin ve grubun söylediklerine körü körüne biat etmemekten; farklı kaynakları da takip etmekten ve en önemlisi “sorgulama kültürünü” benimsemekten geçer.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.