Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

ÖTENAZİ

Bu hafta gazetede ilginç bir haber okudum. Avustralyalı bir bilim insanı, kendi ülkesinde “ötenazi”ye izin verilmediği gerekçesiyle; İsviçre’de bulunan bir merkezde mayıs ayı için randevu almış ve yaşamına kendi rızasıyla son vereceğini kamuoyuyla paylaşmış.

Bunun sebebi ise, ölümcül bir hastalık değil. Habere konu olan 104 yaşındaki bilim insanı, artık hayat kalitesinin düştüğünü, mutsuz olduğunu ifade ederek hayatına son vermek istemiş. Ne var ki, birçok ülkede olduğu gibi, “ötenazi” Avustralya’da da yasal bir hak olarak vatandaşlara tanınmıyor.

Bilim insanı Goodall: “Bu yaşa gelmiş olmak benim için bir pişmanlık. Mutlu değilim ve ölmek istiyorum. Bu üzücü değil, asıl üzücü olan devletin isteklerime engel olması. Vatandaşlık hakları arasında ötanazi de olmalı” diyerek ülkesinde bu hakkın vatandaşlara tanınmamış olmasını da ayrıca eleştiriyor. (Bu noktada, Avustralya’nın “Victoria” eyaletinin, “ötenazi” hakkı tanınan ilk eyalet olma özelliğini henüz kazandığını ifade edelim. Ancak, diğer eyaletler için ötenazi halen yasak.)

Peki “ötenazi” ne demek?

Ötenazi, kelime anlamı olarak “iyi ölüm” anlamına geliyormuş. Bizim hukuksal bağlamda kullandığımız tanımı ise; bir kişinin veya bir hayvanın yaşamını, yaşamlarının dayanılamayacak durumda olarak algılanması sebebiyle, acısız veya çok az acıtan bir ölümcül enjeksiyon yaparak, yüksek dozda ilaç vererek veya kişiyi yaşam destek ünitesinden ayırarak sonlandırmaktır.

 Ötenazi aktif olarak uygulanmakla beraber; pasif olarak da, (kişilerin ilaçlarının veya bağlı bulundukları yaşam destek ünitelerinin kesilmesi veya tedavinin reddedilmesi suretiyle de) uygulanabilmektedir.

Ötenazinin farklı tipleri farklı yasal uygulamalara tabiidir. Pasif ötenazi genelde birçok ülkede, farklı koşullar altında yasalken, aktif ötenazi çoğu ülkede yasaktır. Genellikle ötenazi başlığı altında tartışılan hekim destekli intihar (physician assisted suicide) genel olarak yasadışı olmakla birlikte, Amerika Birleşik Devletleri'nin Washington, Oregon, Montana ve Vermond eyaletlerinde yasaldır. Aktif ötenazi Türkiye'de yasal değildir. Yürürlükte olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'na göre, hastaya ötenazi uygulayan fail (hekim), tasarlayarak (taammüden) adam öldürme hükümlerine göre yargılanır ve ağırlaştırılmış müebbet (ömür boyu) hapis cezasıyla cezalandırılır. Bazı ülkelerde ötenazi yasal olmasa da, ötenazi faili cezaya çarptırılmaz.

Benim kişisel kanaatim; (dini açıdan her ne kadar uygun ve kabul edilir görünmese de) kişilerin çok acılı, sancılı ve fakat aynı zamanda tedavisi mümkün bulunmayan ölümcül hastalık taşımaları durumunda, kişilerin acı çekmeden hayatlarını sonlandırma haklarının bulunması gerektiğine yöneliktir.

Zira, bir kimsenin bile isteye kendi hayatına son vermesinin zaten halihazırda oldukça güç bir karar olduğunu düşündüğünüzde; bence hastalığın en zor evresinde bulunan, acılar içinde kıvranan ve iyileşme imkanı bulunmayan kimselerin acılarının bir an önce dindirilmesine (kendi rızaları ve talepleri ile olmak şartıyla) izin verilmesi benim şahsi görüşüme göre “katillik”le eşdeğer tutulmamalıdır.

Elbette, kanun koyucu bunun şart ve istisnalarını (hassas bir konu olduğu da dikkate alındığında) titizlikle belirlemelidir. Keza, sevimsiz bir konu olsa da, günümüzde bu hakkın da (belli şartlarda) yasal olarak vatandaşlara tanınmasının bir ihtiyaç olduğu ortadadır.

Geçtiğimiz yıllarda haberlere yansıyan bir babanın; hastalığının en son evresinde bulunan kanser hastası oğlunu, acılarını dindirmek için (oğlunun da kendisine yalvarması neticesinde) silahla öldürmesini de doğrudan “katillik”le bağdaştırmak ne kadar mümkündür,  bu noktada sorgulamak lazım.

Şimdilik, ülkemizde ilaç kullanımının veya yaşam destek ünitelerinin kesilmesi suretiyle “pasif ötenazinin” belirli durumlarda uygulandığını biliyor ve gözlemliyoruz.

Ancak, kanaatimce gelecekte bu hakkın “aktif olarak” uygulanması gerekliliği hususunda kamuoyunda daha çok tartışma yaşanacağından da hiç şüphem yok.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.