OLAY 26 SOL
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

SALEM YARGILAMALARI

 

1600’lü yılların sonlarına doğru “Salem” adını taşıyan bir kasabada başlayan “cadı avı” halen günümüzde “kitlesel histeri”nin en önemli tarihi örneklerinden biri olarak gösterilir.

O yıllarda kasabada yaşayan bir grup genç kız sara nöbetlerine benzer nöbetler geçiriyor ve bu hallerinden bir grup kasabalı kadını sorumlu tutuyorlardı. Onlara göre, çoğunlukla sessiz, sakin yapılı ve hatta çoğu yoksul olduğu için perişan bir halde dolaşan bu kadınlar cadı ve şeytani varlıklardan ibarettiler.

Enteresan olanı ise, bu yargılamaların akabinde tüm kasaba halkının bir grup genç kızın söylediklerine körü körüne bağlanmasıdır. Zira, kızlar gerçekten suçladıkları kadınları görünce tepki vermekte, nöbet geçirmekte ve bayılmaktadırlar.

Sonraki yıllarda ise yapılan araştırmalarla; “kitlesel histeri” adı verilen bir davranış biçiminin buna sebep olduğu fikri ortaya atılır.

Bu fikre göre, toplumda bir veya birkaç kişinin organik bir sebep olmaksızın gösterdiği davranış değişiklikleri grup grup büyük kitlelere yayılabilir ve insanların muhakeme yeteneklerini asgari düzeye indirebilir.

Bizim bildiğimiz deyişiyle bu; bir nevi sürü psikolojisidir. İnsanlar kendi muhakemelerini ve sorgulamalarını terk edip; kitlelerin davranışlarına ve düşünce biçimlerine bilinçsizce ayak uydurabilirler.

Salem Cadı Avlarının da tarihte kitlesel histeriye gösterilen en çarpıcı olaylardan olması bu sebepledir. Zira, bu yargılamaların neticesinde aslında “suçlu” olmayan yaklaşık 20 kişi asılarak idam edilmiş; ne var ki, duruşmalardan 20 yıl sonra kurbanlarına itibarları iade edilmiş ve ailelerine tazminat davası açma hakkı verilmiştir.

Esasında terör de kitlesel histeriden beslenmektedir. Zira, bir teröristin motivasyonuna baktığımızda bireysel muhakeme yeteneğinden yoksun, sadece kendisine söyleneni veya kendisinden bekleneni icra eden biri olduğunu, birey olarak değil de sadece bir grubun içinde değer ve kimlik kazandığını kolaylıkla söyleyebilmek mümkün. Bu yüzdendir ki, “terör suçları” istisna olmakla beraber; dünyada “kitlesel histeri” neticesinde işlenen suçlarda zaman zaman kanun koyucu çeşitli ceza indirimleri öngörür. Bunun sebebi, insanların “kitlesel histeri” psikolojisi içinde muhakeme yeteneklerini kaybetmesinden ve aslında davranışlarından bu sebeple sorumlu tutulamayacakları görüşünden kaynaklanmaktadır. Örneğin; bir ayaklanmada, isyanda ya da iç savaşta bir insana ya da bir gruba saldıran, onları linç etmeye kalkışan ve kitle kitle buna dahil olan insanların durumu tam olarak böyledir. Zira, aslında linç edilenleri tanımasalar ve mevzuyu tam olarak idrak edemeseler de çoğunluk onlara saldırdığı için aynı şekilde davranma eğilimi gösterirler. Ve tahmin edeceğiniz gibi, bu oldukça tehlikeli bir dalgadır.

Terörün ve şiddetin bu denli yoğunlaştığı günümüz dünyasında, “kitlesel histeri”den muzdarip olmamak için, hukuk ve adalete güven duymak; yargılamaların ancak mahkemelerce yapılması gerektiği inancına kuvvetle sığınmak kanaatimce en doğrusu.

Bu noktada kitlelerin psikolojisine ilişkin çok önemli araştırmalar yapan ünlü sosyolog Gustave Le Bon’un çok çarpıcı birkaç sözü her şeyi özetliyor:
 

"Kitlelerin kendilerine kabul ettirilmiş fikirleri vardır, muhakeme mahsulü fikirleri hiç yoktur."

“En iyi çikolatanın x marka olduğunu yüzlerce defa okuduğumuz zaman, bunun birçok defa söylendiğini düşünür ve sonunda okuduklarımızın bir gerçek olduğuna kanaat getiririz. Y markalı tozun önemli kimselerin hastalıklarına iyi geldiği yolundaki binlerce şahidin tasdiklerine bakarak, biz de aynı hastalığa tutulduğumuz zaman y markalı tozu deneyime kalkarız. Aynı gazetede filan adamın tam bir alçak ve falan adamın çok namuslu bir kimse olduğunu okuya okuya sonunda bunların bu özellikleri gerçekten taşıdıklarına kanaat getiririz. Şu şartla ki, bu iki sıfatı bu adamlar için tersine kullanan, o gazeteye aykırı fikirde bulunan başka bir gazeteyi sık sık okumayalım. İddia ve tekrar hayatta yarışabilmek için en güçlü araçlardır."

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.