Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

SEVGİLİDEN TAZMİNAT ALINAMAZ!

Bilindiği üzere, evlilik birliği devam ederken tarafların (kadın ya da erkek) başka bir 3. kişi ile eşini aldatması diğer eş için boşanma sebebidir. Aldatılan eş, dava açarak eşinin sadakatsizliğini kanıtlamak suretiyle, eşinden boşanabileceği gibi; eşinden uğradığı maddi ve manevi zararların tazminini talep edebilir.

Peki, eşin ilişki yaşadığı 3. kişiye tazminat davası açılabiliyor mu? İşte bu konu uzun süredir tartışmalı olup; mahkemeler aynı konu ile ilgili farklı kararlar veriyordu. En sonunda sözü; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu söyledi. Karara göre, eşin ilişki yaşadığı kişinin, diğer bir anlatımla 3. kişinin tazminattan sorumlu tutulması mümkün değil.

Bunun gerekçesi ise Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararında şöyle zikredilmiş:

“Sadakat yükümlülüğü eşler arasındadır. Türk Medeni Kanunu’nun Aile Hukuku kitabında bu konuda üçüncü kişinin müteselsil sorumluluğunu öngören bir düzenlemeyi Kanun Koyucu bilerek ve isteyerek yapmamıştır”

Ne var ki, kararda aksi yönde görüş bildiren üyeler de bulunmasına rağmen; oyçokluğu ile alınan kararla sevgiliden tazminat talep edilemeyeceği açıkça zikredilmiş ve netice itibariyle de konuya ilişkin tartışmalara son nokta koyulmuş oldu.

Benim şahsi kanaatim de, her ne kadar evlilik tarafları için manevi olarak yıkım sebebi olarak gösterilse de; 3. kişinin ahlaken yadırganması/ayıplanması ile hukuki sorumluluğunun birbirine karıştırılmamasının gerektiği yönündedir.

Bir kadın ya da erkeği, evli biri ile ilişki yaşaması ile ilgili olarak yadırgayabilirsiniz, ayıplayabilirsiniz, bu davranışı hem evlilik kurumuna hem de topluma aykırı bir davranış biçimi olarak addedebilirsiniz.

Ne var ki, tazminattan sorumlu tutmak için 3. kişilerin de tıpkı eşlerde olduğu gibi; sadakat yükümlülüğü taşımaları ve bu yükümlülüğe aykırı davranmaları icap etmektedir. Oysa ki, evlenirken bir akit imzalayan ve eşine sadakat yükümlülüğünü yerine getireceğine dair taahhütte bulunan 3. Kişiler değil; bizzat evliliğin tarafları olan eşlerdir. Dolayısıyla, tazminattan sorumlu tutulması gerekenin esasında aldatan eş olması gerektiği aşikardır.

Bu noktada, artık “öteki kadın yada erkek”lere açılacak her türlü manevi tazminat talebinin de mahkemelerce reddedileceğini ,bu içtihat dolayısıyla söylemek mümkün görünüyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.