sultanbeyli escort kartal escort maltepe escort tuzla escort ataşehir escort ümraniye escort pendik escort
Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

SUÇLU DOĞMAK YA DA SUÇLU OLMAK

Suçluların zihinlerini inceleyen bir belgesel yapımı izledim, geçtiğimiz günlerde. Belgeselde yıllarca tartışılan malum sorunun cevaplarına ulaşmayı amaçlıyorlardı.

“Suçlu mu doğulur, suçlu mu olunur?”

Bu sorunun cevabını peşinen vermek uzmanlara göre kolay değil. Zira, özellikle de ABD’de seri katillerin beyin yapılarını inceleyen bilim insanları normal insanlardan farklı bir takım fizyolojik özellikler tespit etmişler. Mesela, normal insanlarda empati, merhamet ve duyarlılıkla ilgili olarak işleyen beynin ilgili kısmı; seri katillerde oldukça pasif gözlemlenmiş.

Ne var ki, izlediğim belgeselde bu çalışmaları yürüten bir bilim insanı kendi beyninde de ironik bir şekilde seri katillerdekine benzer farklılıklar tespit etmiş. Ancak, seri katillerdeki fizyolojik özellikleri taşısa da; sevgi dolu bir aile ortamında yetiştiğinden suçlu bir profile dönüşmemiş.

Aslında belgeselde varılan sonuç şu: Evet, suçluları suç işlemeye sevk eden bazı fizyolojik farklılıklar ya da genetik eğilimler söz konusu olabiliyor. Bilim, bazı insanların diğerlerine oranla suç işlemeye çok daha eğilimli doğduklarını yapılan araştırma ve çalışmalarla bize açıkça gösteriyor. Ne var ki, bunun yanında aynı kimseler üstüne bir de sevgisiz bir aile ortamında yetişmişlerse, hem genetik hem de sosyal ortamın getirdiği risklerle bir insanın suçluya dönüşmesi ne yazık ki kaçınılmaz oluyor.

İzlediğim belgeselde seri katillerin yetiştiği sosyal ortama ilişkin çok çarpıcı bir tespit var. Hepsinde istisnasız baskın, sevgi göstermeyen bir anne ve ortalıklarda görünmeyen veya evi terk etmiş, sorumsuz bir baba profili mevcut. Bu, tahmin edeceğiniz üzere tesadüf değil.

Hem sevgisiz bir ortamda büyüyen; hem de fizyolojik farklılıkları gereği suç işlemeye daha meyilli doğan kimseler bu ikili kombinasyonla ne yazık ki bir canavara dönüşebiliyorlar.

Ama burada belgeseldeki doktor örneğinden de görebileceğimiz gibi; genetik özelliklerin sosyal özelliklere nazaran etkisi çok daha hafif. Zira, aynı beyin yapılarına ve fizyolojik özelliklere sahip olmalarına rağmen bir doktor, kendini bilime adayıp, suçluların beyin yapılarını inceleyip insanlığa hizmet ederken; aynı beyin yapısında ancak sevgisiz bir aile ortamında büyüyen bir başka kimse bir seri katile dönüşerek, insanoğluna, insanlığa zarar verebiliyor.

Yani sonuç itibariyle, genetik faktörleri bertaraf edemesek de; kanaatimce insanlar suçlu doğmaktan öte, suçlu oluyorlar…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.