Whatsapp
0541 452 0 452Whatsapp İhbar Hattı
Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

Av. Cansın ÖZEL ALTINEL

UZLAŞMA

Bildiğiniz üzere, hukuk ihtilaflarında alternatif çözüm yöntemi olarak kullanılan “arabuluculuk” kurumuna; ceza yargılamasında “uzlaşma” adı veriliyor. Uzlaşma TCK’da şikayete tabi suçları kapsamakla birlikte; esasında şikayete tabi olmasa da kanun koyucu tarafından “uzlaşma”ya tabi kılınan bazı suçları da kapsıyor. Bu suçlardan tek istisna “cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar”. Diğer bir deyişle, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hiçbir surette uzlaşmaya tabi değil.

Şikayete tabi suçlara ilaveten; resen soruşturulan ve kovuşturulan suçların bazıları dahi kanun koyucu tarafından uzlaşmaya tabi kılınmış durumda. Elbette kanun koyucu bu suçları açıkça belirlemiş. Bu noktada, belirtmeliyim ki sonuç olarak uzlaşmaya tabi suçların sayısı hiç de az değil.

Kanun koyucu bu kurumla esasında hem yargı yükünü hafifletmeye; hem de tarafların bir uzlaştırmacı moderatörlüğünde duygu ve düşüncelerini karşı tarafa aktarmalarına; mağdurun suç sonrası travmayı daha kolay atlatmasına; ve failin de ıslah sürecine (faili mağdurla yüzleştirmek suretiyle) katkıda bulunmaya olanak sağlıyor.

Uzlaşma kurumu şu an uygulanmaya devam ediyor. Önümüzdeki Mart ayında yapılacak sınavı başarıyla kazanan ve “uzlaştımacı eğitimi” almış herkes (hukukçu veya ilgili hukuk derslerini almış diğer meslek mensupları) bu mesleği yürütmeye devam edecekler. Yapılan araştırma ve istatistiklere göre; şu ana kadarki uzlaştırma dosyalarının %80’ini aşan çoğunluğu uzlaşma ile sonuçlanmış. Diğer bir deyişle, bazı kesimlerce zikredilen: ”Kültürümüzde uzlaşma yok” gerekçesi pratikte pek de geçerli değil.

Peki uzlaşma süreci nasıl işliyor? Öncelikle Savcılıkça görevlendiren uzlaştırmacı faille ve mağdurla ayrı ayrı görüşme yapıyor. Onların duygu, ihtiyaç ve beklentilerini öğreniyor. Eğer her iki taraf da uzlaşma görüşmeleri yapmak istediklerini beyan ederlerse süreç başlıyor. Buradan anlaşılacağı üzere, süreç tamamen gönüllülük esasına dayalı yürütülüyor. İster başlangıçta; ister de görüşmeler esnasında uzlaşmak istemediğinizi beyan ederseniz süreç uzlaştırmacı tarafından sonlandırılıyor ve mevcut ceza davası devam ediyor.

Eğer taraflar uzlaşmak istediklerini beyan ederlerse; taraflar ile ayrı ayrı görüşen uzlaştırmacı ve taraflar bir araya gelecekleri bir gün kararlaştırıyorlar. (Bu noktada amaçlanan tarafların yüz yüze görüşmesi. Ancak bu taraflarca arzu edilmiyorsa ya da uzlaştırmacı yüz yüze görüşmeyi taraflar açısından güvenli ve verimli bulmuyorsa, uzlaştırmacı taraflarla ayrı ayrı görüşmek suretiyle de uzlaştırma yapılabiliyor.)

Planlanan günde tarafların beklenti ve duygularını karşı tarafa iletebilecekleri uygun bir ortam hazırlamak ve uzlaşma prosedürünü yönetmek “uzlaştırmacı”nın görevi. Ne var ki; uzlaştırmacı hiçbir surette taraflara öneri ya da tavsiyede bulunamıyor. Uzlaştırmacı, sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesine katkı sağlamakla yetinirken; nasıl uzlaşacakları hususunda kararları taraflar kendileri kararlaştırıyorlar.

Ne var ki uzlaşma neticesinde taraflarca bir edim kararlaştırılabileceği gibi; bazı uzlaşmalar edimsiz (ve bazen de sadece failin özür içerikli bir beyanı ile) sonlanabiliyor.

Bu edimler para olabileceği gibi; bir hayır kurumuna bağış vb. olarak da mağdurca belirlenebiliyor.

Uzlaşma süreci uzlaştırmacı tarafından bir rapor olarak hazırlandıktan sonra tarafların imzası alınmak suretiyle dosya uzlaştırma savcısına teslim ediliyor.. Edimlerin takibi savcılıkça yapılıp; şayet raporda veya edimde herhangi bir eksiklik yoksa ilgili uzlaştırma savcısı tarafından uzlaşma olduğu için mevcut soruşturma ile ilgili ”takipsizlik kararı veriliyor. Aynı süreç mahkeme devam ederken de geçerli olmakla birlikte; tarafların uzlaştığı bir ceza yargılamasında da mahkemece “düşme” kararı veriliyor.

Nihayetinde eğer süreç tarafların rızası ile ve başarılı bir uzlaştırmacı moderatörlüğünde sağlıklı bir şekilde yürütülürse hem yargıdaki yükün hafiflemesine; hem de tarafların en hızlı, en pratik ve en ekonomik yöntemle bu suça ilişkin travmayı üstlerinden atabilmelerine zemin hazırlanmış oluyor.

Unutmayalım: “En kötü sulh; en iyi davadan evladır.”


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.